Her seferinde sadece “ilgileniyoruz” diyorlar

Sesli Dinle
A -
A +

Feridun Ağabey, köşenizde birkaç güncel konuyu paylaşmak istedim. Bendeniz kısmen İstanbul'da ikamet ettiğimden kandillerde, dinî bayramlarda, millî günlerde bazı kurum ve kuruluşlardan belediyelerden SMS yoluyla kutlama mesajlarını alıyorum. Son bir yıldır çok dikkat ediyorum bu mesajlarda bilhassa veladet ve miraç mesajlarında Efendimiz Muhammed Mustafa’nın “sallallahü aleyhi ve sellem” ism-i şerifleri hiç zikredilmiyor. Herkesin inancı kendine fakat sizin aracılığınızla bütün kurum ve kuruluşları bu tür mesajlar konusunda samimiyete davet ediyorum. Tebrik mesajı gönderiyorsanız ne yazdığınıza da muhtevasına da dikkat etmeniz gerekir...

 

Bir diğer konu da hizmetine üç yıldır uğraştığım bir mesele var. Her seferinde “altyapı müdürlüğümüz ilgileniyor” cevabı mesaj olarak geliyor yapılan hiçbir şey yok hikâye...

 

Yine Şanlıurfa Haliliye’de bulunduğumuz yerde açık havada yapılan bazı düğünler var. Bu düğünlerde kolonlar kuruluyor, günlerce sabahtan akşama kadar "vur patlasın çal oynasın" eğleniliyor. Silahlar sıkılıyor, eski prens hikâyelerindeki düğünler gibi. Etrafta hasta mı var, yaşlı mı var, üzgün mü var, rahatsız olan mı var, kimin umurunda.

 

Filistin'de Gazze'de oluk oluk Müslüman kanı akıtılırken, binlerce çoluk çocuk kadın insan katledilirken her tarafı harabeye dönerken bu kadar ilgisizlik, bu kadar umursamazlık gerçekten gönlümüzü yaralıyor...

 

Yine Merkez Haliliye Yeşildirek'te evimizin altı mescit. Bazı belediyeler cami ve mescitlerin halılarını yıkama hizmeti vermekte. Haliliye Belediyesi bu hizmeti sonlandırmış. Eyyubiye Belediyesini aradım “bizim bölgemiz değil” dediler. İki belediye arası on dakika. İkisi de aynı partiden. Burası Allah'ın evidir bölgesi mi olur Allah aşkına?

 

Yine bir başka konu da Şanlıurfa Valiliği Büyükşehir ilçe Belediyeleri ve ilgili kurumlara seslenmek istiyorum. Depremde zarar görmüş binaların yıkımından sonra kalan enkazlar çok kötü görüntü kirliliğine sebep olmuştur. Çöplük gibi hemen hemen her tarafta bu nahoş manzarayla karşılaşmaktayız. Bunlara bir çözüm bulmak lazım.

 

Ağabey, belki bana darılıp gücenen dostlarımız olacaktır. İnan ki nemelazımcılığı içime sindiremediğim için bunları kamuoyu ile paylaşmak istedim. Muhabbetlerimle.

 

     Musa İshakoğlu

 

 

 

 

 

İnsana vatandaşa verilen değer bu mudur?

 

 

 

Feridun Ağabey, işimize gidip gelirken kullandığımız Yenibosna 29 Ekim Caddesinde gördüklerimizi size yazıyoruz. Özellikle Bahçelievler Belediyesi konuyla hemen ilgileniyor. Kendilerine buradan teşekkür etmek istiyorum. Ama yol üzerinde bitmek bilmeyen tadilatların ve çalışmalarda inşaat sahiplerinin müteahhitlerin veya bölgede çalışma yapan kurum kuruluşların iş anlayışına, çalışma şekline, iş bitirip giderken bıraktıkları işe hayret etmemek, şaşırmamak elde değil. Hani hep diyoruz ya liyakat diye... Liyakati sadece beyaz yakalı meslekler için mi kullanmak gerekir? Her konuda liyakat gerekmez mi? Bir yetkili çıkıp da eskiden olduğu gibi tebdil-i kıyafet ile dolaşsa inanın ağlanacak hâlimize güleriz... Bir gün bakıyorsunuz iki üç kimse geliyor kaldırımda bir yeri açıyor, kablo döşüyor ortalık köstebek yuvası gibi. Burada ne çalışması yapılıyor en küçük bir tabela yok. Çalışma mı yapılıyor, birileri yer altı müştemilatını provoke mi ediyor belli değil. Sonra bir bakıyorsunuz giderken orasını kapatıp çıkan toprağı mezar tümseğinden biraz düzgünce doldurup gitmişler. Kaldırılan kaldırım taşları ne olacak? Duruyor kenarda. Bir kaldırımı gezip bakın mezbelelik hâlinde. Biri iş için kum dökmüş bırakıp gitmiş öyle duruyor. Biri artan parke taşlarını bırakıp gitmiş duruyor öylece. Buraları kim denetliyor? Kim düzeltiyor? Yapmayanlar niye yapmıyor? Yaptıranlar niye bakmıyor belli değil. Bu konuda nereye müracaat edilecek o da belli değil...

 

Beri taraftan yolun karşı tarafında bir inşaat yükseliyor. Çalışanları inşaatın etrafına iskele kurmaya başlamışlar. İskele kaldırımın üzerine kurulmuş iyi mi? Nasıl bir yetkiyle kaldırım işgal ediliyor? Yaya nasıl geçecek niye düşünülmüyor? Yoksa caddeye inip geçsinler diye mi düşünülüyor? Bu mudur yani? Oradan bir engelli vatandaş geçmek istese ne yapacak? Yazık değil mi? Asfalt dökenlerin liyakatsizliği sebebiyle yağmurda su birikintisi olduğunu size yazmıştım. Üç ay geçti neredeyse ne gelen oldu ne giden... Büyükşehir Belediyesi için bu işler küçük olduğundan dönüp bakmıyor ama her sorunumuzu da Bahçelievler Belediyesine mi söyleyeceğiz? Biraz da iş yapan yaptıranların sorumluluk alması gerekmez mi? Saygılarımla...

 

     Bir semt sakini

 

 

 

 

 

Artık babasının sözünü bile dinlemiyor

 

 

 

“Küçükken her dediğimi yaptırdığım 15 yaşındaki evladım şimdi büyüdü, benim değil babasının bile sözünü dinlemiyor?” diyerek şaşkınlığını ve çaresizliğini yazan değerli “Anne” rumuzlu okuyucumuz, anlattığınıza göre anormal bir durum yok. Çocuğunuz küçükken aslında sizin her dediğinizi yaparken sizi onayladığı için değil sizden korktuğu veya cezalandırılmaktan çekindiği için yapıyormuş. Şimdi gücünüz yetmeyecek yaşa gelince kendi bildiğini yapmaya başlamış. Aslında çocukluk çağında onun yapması veya yapmaması gereken davranışları ona emrederek veya yaptırım ile değil onu ikna ederek ve “onaylamış” olarak yaptırsaydınız büyüdüğünde de sizin fikrinize değer verip size sormaya ve sizin onayınızı almaya devam edecekti. En azından bundan sonra yaptırım ile değil iletişim kurarak aranızdaki bağı kuvvetlendirmeyi deneyin. Saygılarımızla. F.A.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.