BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bayram telaşı

Bayramlarda böyle bir telaş kaldı mı bilmem, ama tatil telaşı kesin var. Sanırım eskiden, çok eskiden bayram öncesi hazırlıklarında çok yorulan evin büyükleri için söylenen bir sözdü “BAYRAM TELAŞI”. Yorulurdu insanlar bu telaş ile ama bundan şikâyet etmezlerdi. İnsan sevdikleri için yaptığı hazırlıktan şikâyet ederse ne manası kalır ki zaten! Nerede kalır sevgi? Ne oldu, bayramlar bitti mi yoksa biz mi bittik, isterseniz bir düşünün. Binbir tane kılıfla bayramları tatil yaptık. Hani meşhur laf sözüm ona iş yoğunluğunda bu tip özel günleri fırsata çeviriyoruz. Belki de günlük hayatın temposu içerisinde geçerli bir yaklaşım. Ama ben yine de eski bayramların keyifli telaşını özlüyorum. Eskiden küçüklerin dört gözle beklediği bayramları şimdi aile büyükleri bekler oldu. Niçin derseniz, bayram aile büyüklerinin çocuklarını, torunlarını, dostlarını bir arada görebildikleri ender günlerden biri oldu, yani özetle bayramlar neredeyse mecburi yakınlaşma günleri artık. “Nerede o eski bayramlar” edebiyatı yapmak istemiyorum ancak toplumun reçinesi olabilecek dinî ve millî bayramların sıradanlaştırılmasına ya da tatil kavramıyla açıklanmasına da tahammül edemiyorum. Benim, her ramazan ayında ve bayramda çocukluk hatıralarım depreşir. Eskiyle yeni arasında her alanda görülen değişiklik, ne yazık ki ramazan aylarının algılanışı ve bayramların kutlanması açısından da kendini gösterir oldu. Şeker ve kurban bayramlarında, muharremde, kandillerde, Hıdırellez’de, cenazelerde hep ayrı bir yemek kültürü vardı. Çünkü eskiden insanlar arasındaki ilişkiler son derece sıcak ve yoğundu. Dertler ve sevinçler paylaşılırdı. Sanırım ve korkarım söylemek, tekrar etmek mecburiyetindeyim “Nerede o eski bayramlar”... Hatırlatmak isterim aslında bütün dünyada insanların ortak değerleri var. BAYRAM işte o günlerin en değerlisi. Kelime yapısı itibarıyla BAYRAM iyiliğin, mutluluğun, duygusal yoğunlaşmaların ve sevincin ortak olarak hissedildiği günlerin adıdır. “Değişmeyen tek şey değişimdir” sözünden hareketle, değişim elbette sosyal hayatın değişmez gerçeği. Ancak bu sözün arkasına sığınmak ne derece doğru onu bilemedim. Artık bayramların komşu, akraba ve büyüklerin ziyaret edildiği, yoksulların sevindirildiği dayanışma günleri olmaktan çıkmış olması ve yukarıda söylediğim gibi bir dinlenme, tatil veya seyahat fırsatına dönüşmesini değişim olarak düşünüyorsak eyvah. Vazgeçtim dinî vecibe olmasından, ne kalacak elimizde o zaman bizi biz yapan değerlerden. Sırasıyla kültüründen uzaklaşan, şehrinden uzaklaşan, toplumundan uzaklaşan, akrabalarından uzaklaşan ve sonuç olarak ailesinden uzaklaşan insan... Bayram, işte bu vazgeçmemenin de adı.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608251 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/adnan-sahin/608251.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT