BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Depreme karşı “Güvenli Geçici Daire” projesine ne dersiniz?

Anlat Derdini Feridun Ağabeye
Anlat Derdini Feridun Ağabey'e
Facebook
Feridun Ağabey, Silivri depremi uzmanların söylediğine göre para verilse elde edilemeyecek kadar kıymetli bir depremmiş! Çünkü hem ciddi bir ikaz olmuş. Hem de çok şükür yıkım ve can kaybı olmadan atlatılmış. Şimdi uzmanlar diyor ki: Bundan sonra asıl büyük deprem geliyor... Buna belediye ve devlet bir an önce çözüm bulmalıdır. Yapılacak şey deprem riski olacak binaların acilen güçlendirilmesidir.
Biz bilmesek de aslında kayıtlarda belki de hangi binaların güvensiz olduğu bile bellidir. Ama gidip de vatandaşa “senin bina yıkılacak” denilemez. Bir vatandaş olarak bu konuda bir öneri de ben getirmek istiyorum. Diyorum ki; vatandaşın korunması ve depremde can kaybını en aza indirmek için yetkililer samimi ise… Kentsel dönüşüm yapmaya mesela Avcılar gibi Kumburgaz gibi, Silivri gibi yerlerden başlanması gerekiyorsa… Bu ise maalesef yıllar alacak bir gerçek ise… Önerim şudur: İstanbul’da son yıllarda deprem standartlarına uygun modern binalar yapıldı ve satışa sunuldu. Bu binalardan hâlen içinde iskân edilmeyen binlerce daire var. Devlet çıkaracağı bir yasa ve düzenlemeyle depremde yıkılması söz konusu olan yerlerdeki vatandaşları bu binalara iskân ettirse… O dairelerin kiralarının bir kısmını iskân eden bir kısmını deprem fonu karşılasa boşaltılan riskli binalar da müteahhitler kanalıyla seri bir şekilde yeniden inşa edilse nasıl olur… O görkemli binalar insan canından daha mı önemli? Saygılarımla.
             Halil İbrahim Gülpınar-İstanbul
 
 
Trafik kazası geçirenden hastane tedavi parası isteyebilir mi?
 
Benim sosyal paylaşım adresime şöyle bir mesaj geldi: “Kimsenin başına gelmesin ama diyelim ki trafik kazası geçirdiniz. Yaralı var, hastaneye gittiniz. Sizlerin 2918 No’lu yasayı bilmediğinizi zannederek, 'Yapılacak müdahale ve tedavi ücretlerini ödeyeceğinize dair şu belgeyi imzalayın!' teklifi ile karşılaşırsınız. Ancak siz de 'bu belgeyi imzalamazsam, bana müdahale ve tedavi etmeyeceğinize dair bir belgeyi imzalayıp tarafıma getirin' dediğiniz anda hastanenin bütün imkânları sizin için seferber olacaktır. 2918 sayılı trafik kanununu mutlaka okuyun” denilerek Tüketiciler Birliği, kazazedelerin haklarıyla ilgili bir rapor hazırladı, deniliyor. Böylece trafik kazası sonucu yaralanan ve hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan kazazedelerin, kanuna göre tedavi için ücret ödememesi gerektiği belirtiliyor. 2918 sayılı trafik kanununa göre:
''Herhangi bir trafik kazası sonucu yaralanan kişi, en kısa sürede hastaneye yetiştirilmek ve gereken tedavinin yapılması'' hükümlerini içeriyor. Yönetmeliğe göre, ''Hastane acil servisi, kendisine gelen kazazedenin' maddi durumu, sosyal güvencesinin olup olmadığına ve hastanın özelliğine bakmadan, gereken tedaviyi ve müdahaleyi herhangi bir ücret talep etmeden yapmak zorundadır” deniliyor. Bu bilginin ne derece doğru olup olmadığını öğrenebilir miyim, Saygılarımla...
               H.E.-İstanbul
 
 
Kolektif çalışma yapamıyoruz, tarım kesimi zarar görüyor
 
“İyi günler Feridun Ağabey, ben Aydın ili Köşk ilçesi Ovaköy’de oturmaktayım. Bizim problemimiz kolektif çalışma yapmadığımızdan tarım kesimi zarar görmektedir. Bunun için çok uğraşlar verdim ama maalesef hep çevremdeki insanların muhalefetiyle karşılaştım. Bu konuda ilgili makamlarla siz değerli basın aracılığı ile görüşme yapmak istiyorum. İrtibat telefonumu size ilettim. Saygılarımla.”
             Alaattin Biçer-Aydın
 
Herkesin gücü bir tas çorbaya mı yetiyordu?
 
 “Feridun Ağabey, bir işim gereği memlekete gidip geldim otobüs ile. Mola yerlerinde giderken de gelirken de otobüsümüz otuz dakika mola verdi. Yolcular restorana girdiğimizde ben dâhil herkes sadece bir çorba ile bir roll ekmek (küçük top ekmek) ile yemeği geçiştirdik. Bir çorba on liraydı. Havalimanında sekiz liraya satılan bir küçük suya göre ucuzdu ama insanların cebinde yemek yiyecek paraları yoktu. Hele salata tatlı yemek çok lüks hâle gelmişti. Biz mi fakirleştik, hayat mı pahalılaştı anlamadım. Ama o koskoca salonda herkesin önünde bir tas çorba olması bana filmlerdeki esir kamplarında bir tas çorba verilen mahkûmları hatırlattı. Çok üzüldüm gerçekten… Saygılar…”
               Kenan Filiz-İstanbul
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610065 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/anlat-derdini-feridun-agabey-e/610065.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT