BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bi' sakin olun

Fatih Selek
Facebook
Cumartesi çarşı pazara çıktım, sokakları gözlemledim. Her yer maskeli, eldivenli insanlarla doluydu. Ürktüm...
Herkes birbirinden kaçıyor, herkes herkese potansiyel virüslü muamelesi yapıyordu.
Ucu açık endişe, yüzlere yansımıştı. Cami önlerinde kimsecikler yoktu. Markette kolonya, sirke, tuvalet kâğıdı rafları boşalmıştı.
Peki bu kadar korkuya gerek var mıydı?
Emin değilim.
- Ebola 1976'da ortaya çıktı. Dokuz ülkede yaklaşık 34 bin kişiye bulaştı. 13 bin 500 civarında kişinin ölümüne yol açtı. Yakaladığı kişilerin yüzde 40'ını götürdü.
- SARS 2002'de ortaya çıktı. 29 ülkede 8 bin 96 kişiye bulaştı. 774 kişinin ölümüne yol açtı. Yakaladığı kişilerin yüzde 9,6'sını götürdü.
- MERS 2012'de ortaya çıktı. 28 ülkede 2494 kişiye bulaştı. 858 kişinin ölümüne yol açtı. Yakaladığı kişilerin yüzde 34'ünü götürdü.
- Domuz gribi 2009'da ortaya çıktı. 191 ülkeye yayıldı. 800 bin kişiye bulaştı. 8.238 kişinin ölümüne yol açtı. Bulaştığı kişilerin yüzde 1'ini götürdü.
- COVID-19, geçen sene ortaya çıktı. Şimdilik 169 ülkede 310 bin kişiye bulaştı. Şu ana kadar 13 bin kişinin ölümüne yol açtı. Yakaladığı insanların yüzde 4,4'ünü götürdü.
Türkiye'de COVID-19 vaka sayısı bin civarında, can kaybımız 21 (dün itibarıyla).
Ülkemizde 2009'da 13 bine yakın domuz gribi vakası görülmüştü. O salgında 458 kişiyi kaybetmiştik.
Fakat o zaman ne bizim ülkemizde ne de dünyada bugünküne benzer bir panik yaşanmıştı. İnsanlar tedbirliydi ama hayat durmamıştı.
Şimdi bir kaosun ortasındayız.
Ve bu kaos herkesin her şeyden anında haberdar olduğu dijital düzenin doğal sonucu. Paniğin itici gücü ise sosyal medya.
Cep telefonlarından devamlı insanlara nelerden korkmaları gerektiği pompalanıyor.
Türkiye gibi bir ülkede neden tuvalet kâğıdı ve makarna kıtlığı olsun ki? Ama sistem, elin taharetsiz Amerikalısının endişesiyle seninkini bir gösteriyor.
Evet, bu virüs daha çabuk yayılıyor ama diğerlerine göre daha az korkutucu. Türkiye'nin imkânları, eskiye nazaran çok daha iyi. Ve biz genç bir toplumuz.
Fakat iletişim psikolojisi yönetiminde aynı iyimserlikte değilim.
Şu sorulara cevap veremiyorum:
- Neden her kafadan ses çıkıyor?
- Neden televizyon ekranları uzmandan geçilmiyor?
- Neden bir uzmanın dediği diğeri tutmuyor? Neden Bilim Kurulu tamamıyla bu durumu ele almıyor?
- Neden magazin ve spor programlarında bile virüs konuşuluyor?
- Neden Bakanlık, vaka sayısını gece yarısı açıklayıp insanların uykusunu kaçırıyor?
- Neden ve nasıl bir türkücü bile leylim ley ilaç önerebiliyor?
Ülkeler ve ekonomiler test ediliyor. Salgın bittiğinde ortada büyük bir mali enkaz kalacak. Korkarım ekonomiler düzelse bile sağlam psikoloji kalmayacak.
 
Nereden bilirdik ki!..
 
- Gün gelecek 15 Temmuz'da 'sokağa çıkın' diyen Cumhurbaşkanının bir gün 'sakın ha dışarı çıkmayın' diye çağrı yapacağını...
- Camilere kilit vurulacağını, polisin cami girişlerinde kimse gelmesin diye nöbet tutacağını, imamların 'Muhterem cemaat zorluk çıkarmayın, camiye gelmeyin" diye vaaz edeceğini...
- 'Camilerde cemaatle namaz kılınıyor' diye haber yapan Sözcü'ye kızmayacağımızı...
Nereden bilirdik ki...
Yaşarken daha neler göreceğiz.
Allah bilir...
 
+65
 
Özdemir İnce 83, Rauf Tamer 83, Doğan Hızlan 82, Rahmi Turan 81, Hıncal Uluç 80, Güneri Cıvaoğlu 79, Ali Sirmen 79,  Mehmet Barlas 78,  Emre Kongar 77, Emin Çölaşan 77, Yavuz Donat 77, Melih Aşık 75, Yalçın Bayer 75, Uğur Dündar 75, Necati Doğru 74, Ertuğrul Özkök 72, Ayşenur Arslan 69 yaşında.
Yaşları 65'in üzerinde olduğu için sokağa çıkamıyorlar. Keşke bu kural buradaki bazı isimler için kalıcı olsa!..
 
Mikrop!
 
Sözcü'nün 81 yaşındaki düşük başyazarı Rahmi Turan dün "Koronavirüs salgını ile bilimin dinden daha önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı" diye yazdı.
Lafa bak hizaya gel!
Adamın dinden kastettiği Hinduizm, Budizm, Mecusilik, Dürzilik, Yezidilik vs. değil. Tahmin edeceğiniz üzere İslamiyet!
Piri fâni durumuna düşmüş ama İslamiyet'ten nasibini alamamış bu pozitivist yazara ne söylemeli bilmiyorum.
-İslami bilim tarihini bir oku desen dinler mi?
-İlk mikrobu, küçük kan dolaşımını, sabunu, asidi, cerrahi aletleri, çiçek aşısını Müslüman ilim adamlarının bulduğunu, ilk hastanenin bu topraklarda kurulduğunu söylesen inanır mı?
-İbn-i Sina'yı, Harezmi'yı, El-Cezeri'yi, Biruni'yi, İbnü'n Nefis'yi, Akşemsettin'i hatırlatsan utanır mı?
Hiç sanmıyorum.
Bu ön yargılı kafa, koronavirüsten daha tehlikeli!
 
 
Bir eski komutan ölmüş diyeler...
 
Aytaç Yalman devrin kudretli paşalarından biriydi. Ölümü haber bile olmadı. Kara Kuvvetleri Komutanlağı, küçücük bir ilan verdi.
Ancak hayatını koronavirüs sebebiyle kaybettiği öğrenilince haberlere konu oldu. Ne oldum demeyeceksin ne olacağım diyeceksin...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612811 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fatih-selek/612811.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT