BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Türkiye’nin Rusya ile ilişkisinde anlamadığı ya da anlatamadığı ne?

Fuat Uğur
Facebook
Şöyle bir bakıyorum, Türkiye ve Rusya medyasında yazılanlara ve söylenenlere.
Her iki tarafın medyasındaki bazı gazeteler ve internet siteleri Türkiye ile Rusya ilişkilerini bozmak için âdeta kışkırtıcı, yalan haberlerle dolu yayınlarla yarışa girmiş durumda. İki tarafın medyasının ortak paydaları ise Batı yanlısı ve bir kısmının da Soros’çu olması. Hatta biraz kazısan altından FETÖ bile çıkabiliyor Euronews Türkçe yayınında olduğu gibi.
Ama bir gerçek var ki ilişkiler hakikaten gergin ve bir çıkış yolu aranıyor.
Türkiye açısından bakıldığında pek çok soru var akla gelen. Ama en önemlisi şu:
Rusya Suriye’de, Libya’da karşısına dikildiği Türkiye’yi, Batı’ya yeniden kaptırmayı göze alıyor mu? Yani, çıkarları Hafter’i ve Esad’ı Erdoğan’a tercih edecek denli Türkiye’yi gözardı etmesine sebep olabilir mi? Üstelik ilişkilerin bu seviyeye gelmesine büyük emek verdiği dikkate alınırsa.
Rusya Türkiye’nin haklı olduğunu pekâlâ biliyor ama bölgedeki çıkarları da onu Türkiye ile karşı karşıya getiriyor.
Ancak Türkiye’nin bu haklılık noktasına gelmesinde kendi hatalarının da ne derece büyük olduğunu biliyoruz. Buna ister dış politikadaki beceriksizlikler deyin, ister geçmişteki Ahmet Davutoğlu’nun inanılması güç vizyonsuzluğu ve işleri batırmadaki ustalığı deyin, hatta FETÖ faktörü de diyebilirsiniz ama sonuçta muhatabınızın gözünde siz Türkiye’siniz.
Türkiye’nin 15 Temmuz’dan bu yana Rusya ile ilişkilerde büyük bir şansı vardı. Bunu şimdiye kadar yeterince iyi ve doğru kullandı mı emin değilim açıkçası.
 
RUSYA TÜRKİYE KARŞITI OLDUĞU İÇİN Mİ HEP KARŞIMIZA ÇIKIYOR?
 
Türkiye’nin anlaması gereken şuydu Rusya ile ilişkilerinde:
Rusya, Türkiye’nin interlandında olan Orta Doğu ve Afrika’da konumlanırken hedefinde Türkiye mi var yoksa Batı koalisyonu mu?
Bu sorunun cevabı net:
Rusya sonuçta ABD’yle aynı skalada, büyük bir nükleer silah gücü olan dünyanın beş küresel aktöründen üçüncüsü. ABD’nin her alanda rakibi. Kendini en azından yakın coğrafyasında korumak ve çıkarlarını kollamak durumunda.
-YPG-PYD’yi boş bırakmıyorlar ve bu örgütlerle iyi ilişkiler sürdürüyorlar ki alan ABD’ye kalmasın.
-Şam rejimini ve Esad’ı hep elinin altında tutmak zorunda ki Tartus ve Hmeymim Rus üsleri her zaman varlığını korusun ve Doğu Akdeniz’de söz sahibi olmaya devam edebilsin.
-Libya’da Wagner ordusu Hafter’i kontrolü altında tutuyor çünkü Libya’nın özellikle petrol yataklarını kapsayan topraklarını işgal eden Hafter sayesinde Batı ve ABD’ye karşı güçlü bir pozisyonda konumlanıyor.
Evet, her iki ülkede de ABD-Batı koalisyonuna karşı aldığı her pozisyon doğal olarak Rusya’yı yukarıda sıraladığım nedenlerle Türkiye’nin de karşısına çıkarmakta. Ama bu durum Rusya’nın Türkiye karşıtı olduğu anlamını taşımıyor.
 
ÇIKIŞ, ÇÖZÜM ORTAĞI OLMAKTAN GEÇİYOR
 
Burada asıl görev yüklenmesi gereken ve çözüm üretmesi gereken ülke Türkiye olmalı.
Yani Türkiye sorunları aşmak için Rusya ile ÇÖZÜM ORTAĞI olmak zorunda. Bunun için de Rusya’yı iyi tanımak gerek.
Peki, ne yapmalı?
Rusya’nın sembolü ayıdır. Amaç o ayıyı dürtüp kızdırmak değil, kucaklayarak, sağa ya da sola, istenilen pozisyona getirebilmek için hafifçe yerinden oynatmak olmalıdır.
Bir laf vardır, Ruslarla münakaşa edilmez, pazarlık edilir diye.
Bir örnek:
Tartus ve Hmeymim üsleri Rusya için hayati önemde malum.
Bizim yapmamız gereken nedir?
Biliyoruz ki Esad Rusya’nın umurunda değil.
 
TÜRKİYE RUSYA İLE GARANTİLİ ORTAKLIĞIN KAPISINI ARAMALI
 
Türkiye’nin bu iki üs ile ilgili olarak Rusya’nın geleceğe yönelik kaygılarını bertaraf edecek yeni projeler üretmesi gerekmez mi? Misal Esadsız bir anayasal demokratik Suriye hükûmetinin Rusya ile bu 99 yıllık anlaşmayı yeniden imzalayacağının garantisinin verilmesi gibi.
Gelelim Wagner ordusuna.
Evet, bu ordu her seferinde Türkiye’nin çıkarlarının karşısına çıkıyor. Peki, Rusya Wagner ordusunu Türkiye için mi kurdu?
Hayır. Rusya hep söylediğimiz gibi emperyalistlerin uygulamalarını yansıtma yöntemiyle tekrar eder ve karşılarına çıkarır. Wagner ordusu bu anlamda ABD’nin Blackwater adlı özel ordusunun karanlık operasyonlarına karşı kuruldu. İlk işini de Ukrayna’da isyancı Rus askerlerine destek vererek yaptı.
Türkiye de belki doğru dürüst bir özel ordu kurdurmalı. Hatta bu konuda Rusya ile iş birliği bile yapabilir.
 
TÜRKİYE’NİN MOSKOVA’DA ÖZEL TEMSİLCİSİ VE LOBİSİ BİLE YOK
 
Bu yüzden Türkiye Rusya’yı çok iyi anlamalı ve bunun mekanizmalarını kurmalı. Ülkemizin Rusya’da bir özel temsilcisi ve lobisi bile yok. Orada sabahtan akşama yatan elçilerle Türkiye’nin temsil edilemeyeceğini artık anlamalıyız.
Düşünün Türkiye PKK’nın Moskova’da bir ofis kurmasına tepki gösteriyor ama elçilikten Rusya İçişleri Bakanlığı’na “PKK Türkiye ve dünya tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır. Bu ofisin kaldırılması gerekir” diye bir resmî başvuru yapılmış değil.
İsrail Başbakanı Netanyahu randevu bile almadan Moskova’ya gidip kamp kuruyor. Sonra ne yapıp edip Putin’le görüşüyor. Zaten evi var orada. Putin’in etrafında ve Kremlin’de Yahudi lobileri cirit atıyor. Medyanın bir kısmı ellerinde, istedikleri yalanı döşüyorlar. Trump’ın nihayet kapı önüne koyduğu Evanjelist-siyonist Bolton bile Rusya’yı Türkiye aleyhinde kışkırtmak için sık sık Moskova’ya gidiyordu. Yahudi lobileri, dönemin FSB Başkanı Patruşov’dan randevu alıyor ve beş saat görüştürmeyi başarıyorlardı. Biz ise ha bire “mekik diplomasisi” yapıp duruyoruz. Buna can dayanır mı?
Kısaca, Türk lobisi ve özel temsilciliği Moskova’ya kamp kurmalı ve Rus bürokrasisinin altını üstüne getirmeli ilişkiler bağlamında. Bu altyapı, ilişkileri daha nitelikli bir yere taşıyacak ve yükü devlet erkânının üzerinden önemli ölçüde alacaktır.
 
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612284 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/612284.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT