Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşünün gayesi!..

A -
A +
1923’ten bu yana CHP’nin bu ülkeye hayırlı bir hizmeti olmamıştır. Kültürde, dinde (inançlarda) dilde, hülasa milleti millet yapan değerlerde reform yapılmaz. CHP İngilizlerin isteği ile Türkiye Cumhuriyeti için yüzde yüz hezimet olan Lozan’ın İngiliz Lordlar ve Avam Kamarasında tasdiki uğruna 1000 yıllık Türk-İslam medeniyetini yıkmıştır.
Fransız tarihçi Gerard Water, imparatorlukların, medeniyetlerin, devletlerin, kavimlerin, yıkılış ve tarihten silinişini inceleyen “yıkılış uzmanı”dır. Bu konuda seri hâlinde eserleri “Le Mort des empires” (İmparatorlukların ölümü) başlığı altında (1958) bulunmaktadır. 803 yıllık Endülüs’ün Hıristiyanları, 626 yıllık Osmanlının Batı’yı ve asırlık Bizans’ın Roma’yı taklit ettiği için tarihten silindiğini ve daha nicelerini belgelerle anlatır.
ABD liderliğindeki emperyalist güçler ve ABD’nin müstakbel "Martin Luther" rolünü verdiği FETÖ mensupları 15 Temmuz’da başarılı olamadı. Ve şimdi bu görevi sözde adalet sloganı ile Kılıçdaroğlu’na mı yaptırmaya çalışıyorlar? Kaldı ki adalet gibi kutsal bir kavram CHP’ye ve liderine hiç yakışmıyor! 1923-1950 arası CHP döneminde adaletin a’sına rastlayamazsınız. İskilipli Atıf Hoca "Şapka Kanunu"ndan çok önce yazdığı şapka ile ilgili eserinden dolayı idam edildi. Oysa savcı beraatini istemişti. İstiklal Mahkemeleri hukukçu olmayanlar tarafından kurulan kin mahkemeleri idi. İzmir’de suikast hazırlığında suçsuz kişiler idam edildi. Hapis cezasına itiraz eden 1 gün sonra idam edildi. (Fahrettin Altay Paşa Hatıraları)
1923-1950 arasında CHP iktidarının zulümleri ciltlere sığmayacak kadar çoktur. “Ne diyorlar? Ülkenin gerçek sahipleriyiz. (Halkın millî iradesini tanımıyoruz) Ne diyorlar? Devletin güvenliğini hiçe sayıp gizli bilgileri servis ederiz kimse bize karışamaz. (Türkmenlere yardımı terör örgütü algısı ile Erdoğan’ı uluslararası arenada suçlu duruma düşürmek istediler. Ne diyorlar? Algı operasyonlarını manşetten atarız. Ama üzgünüz dokunamazsınız. Ne diyorlar? İş adamı örgütü olsak da siyasete ayar vermek bizim içimiz. Kısaca şunu diyorlar. Bu ülkede bize dokunan yanar. Diyen kim mi? Başta dediğim malum üçlü. CHP, TÜSİAD ve Doğan Grubu Kendilerini yıllardır aynı sahnede izliyoruz. Şimdi de Enis Berberoğlu’nun siyasal ve askerî casusluk suçlamasıyla 25 yıl hapse mahkûm edilmesini bahane ettiler.
"15 Temmuz’a 'Kontrollü darbe' 16 Nisan’a 'Geçersiz' diye başlatılan bu oyunda aranan malzeme Enis Berberoğlu’nun cezasıyla bulundu!" (Dilek Güngör-Sabah Gazetesi/16 Haziran 2017)
Peki, neden bu yürüyüş? Geçmişten bu yana “Borsa” ne zaman 70 bin olsa ülkede CHP liderliğinde bir karışıklık olur. Borsa rekor olarak 100 bin oldu. 2017’nin 3 aylık ekonomik büyümesi yüzde 5.3 gerçekleşti. Yani AB’nin 27 ülkesinin önünde OECD içinde ise 3. Sırada yer aldı. Dolar 3.40’a geriledi. 2 ayda 817 bin kişi iş buldu. İşsizlik tek hanelere doğru gidiyor. ABD’de gelişme yüzde 2, Almanya’da 0.6, İngiltere’de 0.6 ve Fransa’da 0.4 olarak gerçekleşti.
2017 yılının ilk 5 ayında üretim, ihracat, turizm, mesken satışı, 2016’nın ilk 5 ayına göre rekor seviyede arttı. Bu ekonomik gelişmeyi durdurmak için dış güçler düğmeye bastılar. Ve Kılıçdaroğlu sahneye çıktı. Acaba yeniden darbe mi olacak endişesi ile ekonomik gelişmenin önünü kesmek Kılıçdaroğlu ve yoldaşları ile FETÖ, PKK, HDP, DHKP-C, yerli ve millî olmayan aydınları sokağa çıkardılar. İNŞALLAH hüsrana uğrayacaklar...
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.