BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yemezler!..

Uluç Market
Öcal Uluç
Facebook

Yeter artık Abdürrahim Albayrak yeter; Sen, alemi sersem ya da aptal mı sanıyorsun?.. Şimdi de kalkmış "Bizi Gomis yaktı" diyorsun; "Son dakikada gitti, santrfor alamadık" diyorsun; ayıp ve de utan!..
O günleri hep beraber yaşadık; "Gomis son dakikada mı gitti?.."
Neymiş "Çin'den almak istedikleri golcüde problemler varmış, 25 milyon avro ceza yeme riski varmış, göze alamamışlarmış… mış… mış…"
Peki, "Sudan ucuz ve İtalya'da hazır bekleyen genç Norveçli santrforu ben mi alamadım?.."
"Beşiktaş'ın göndermek için elinden geleni yaptığı Vagner Love'u bile alamayan" acaba  Çatladıkapıspor'un başkanı ve başkan vekili midir?..
Çık, erkekçe de ki; "Bu kaymak gibi kura da çekildikten sonra, mutlaka bir santrfor almamız gerekirdi, yüzümüze gözümüze bulaştırdık, hatta sorumluluğu 'Hesabı yanlış yaptı, biz alacak paramız var sanıyorduk, ama 450 bin avrocuk kalmışmış, alamadık' diyerek bir personelimize yüklemeye çalıştık. Şimdi, Porto yenilgisinin 'en büyük sebebi' ortaya çıkınca, 'Bunları unutmuşsunuzdur' diye 'Bizi Gomis yaktı' masalının arkasına saklanmaya çalışıyoruz. İnanırsanız ne âlâ, inanmazsanız da, nasıl olsa gene unutursunuz!.."
Yazıklar olsun sana; bu cesareti bile gösteremiyorsun; hadi canım sen de!..

Liseciler, bari utanın ve susun!..
Olağanüstü Genel Kurulda alınan bir kararla, "Galatasaray Kulübü’ne üye olma parası, yani giriş aidatı yüzde 100 artırıldı. Bugünlere kadar, 600 liraya üye olan "Galatasaray Liselilere" karşı, "Galatasaraylı olmayanlar" 10 bin lira ödeyerek kulüp üyesi olabiliyorlardı. Bu giriş aidatları, yüzde 100 arttırılınca "Liseliler için" 1.200 lira," Liseli olmayanlar için" 20 bin lira oldu.
Bu karar "büyük tepki aldı", zaten gecenin geç saatleri gelmişti, 11,5 saat süren genel kurulda çok kişi gitmiş ve karar "250 kadar üyenin katıldığı" oylamada, "2-3 oy fark" ile kabul edilmişti.
Sosyal medyada "adil olmayan" karar üzerine sert tartışmalar başladı. Liseciler "Ne var bunda, ikisi de yüzde 100 artırıldı, haksızlık yok" diyorlardı.
Hâlbuki, "Ne var bunda" sorusunun cevabı açıktı; "10 bin lira ile 600 lira arasındaki fark"; 9,400 lira idi, "1.200 lira ile 20 bin lira arasındaki fark" ise 18 bin 800 lira!..
"Ne var bunda" sorusunun cevabı da tamı tamına "Eski ile yeni arasında liseli olmayanlar aleyhine işleyecek olan 9.400 liralık farkın üzerine konacak 'artı' 9.400 lira fark" idi ve "Ne var bundacılar", herkesi "aptal" sanıyorlar; utanmıyorlardı!..

Yarın gece?
Ne demişti, Mehmet Akif Ersoy; "Tarihi 'tekerrür' diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?"
Ne kadar haklı; işte son örneklerden ve de spordan biri tanesi…
Fenerbahçe'nin 4-1'lik Dinamo Zagreb hezimetinden sonra "Hâlâ Fenerbahçe'deler mi" başlıklı bir yazı yazmıştım. Sonra Beşiktaş beraberliği geldi. "O yazımı yeniledim" ve…
Nitekim yenilenen yazımdaki "acı tablo" hem de hemen gerçekleşti; "6 maçta 5 gol atabilmiş ve 8 gol yemiş 2 puanlı" Rizespor önündeki 3-0'lık hezimet geldi.
Fenerbahçe'nin "amatörlük yılları dahil", bir maçın 12 dakikasında 3 gol yediğini bilen, hatırlayan, gören, okuyan var mı, bu ülkede; yok!..
Neydi; "yenilediğim" ve de Rizespor maçından önce yazdığım "Hâlâ Fenerbahçe'deler!.." başlıklı yazım;
"Dinamo Zagreb ile oynanan '4-1'lik hezimetle kurtulduğumuz' Dinamo Zagreb maçından hemen sonra 'Hâlâ Fenerbahçe'deler mi?..' başlıklı yazımda şunları yazmıştım:
"… Lafı uzatmayayım. Comolli de, Cocu da hemen kulübün kapısının önüne konulmalı!.. 'Beşiktaş maçı sonrası' beklenirse, 'tehlike ve risk' kapıdadır; ola ki Fenerbahçe 'Konyaspor'u yendiği gibi' Beşiktaş'ı da 'tesadüfi' bir golle yener; o zaman 'bu müthiş (!) takımı kuran ve oynatan bu müthiş (!) ikiliyi koy koyabilirsen' kapının önüne!.."
Sevgili Fenerbahçeli okurlarım, 'Beşiktaş maçı kazanılmadı ama Beşiktaş'ın pocası Şenol Güneş'in 'ikinci yarı' hataları yüzünden bir beraberlik alınabildi' ve de 'tahmin ettiğim gibi' bu müthiş (!) ikili Fenerbahçe'de kaldı. Sizlere 'Hazreti Eyüp sabrı' dilerim!.."
Bu yazıdan sonra Rizespor hezimeti geldi ve hemen ardından "Comolli ile Cocu için son şans olacak, iki maç" denilmeye başlandı.
İlk maç, 2-0'lık Spartak Trnava galibiyeti ve de yarın Başakşehirspor maçı var; sonuç için "güven ve rahatlık" ile çıkıp "Fenerbahçe kazanır" diyebilen Fenerbahçeli var mı?..

Şaka!..
Galatasaray'da "'yeni" bir grup ortaya çıktı. Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz'in "Köfteler" dediği grup!..
Aralarında "Başkanımız acaba bize 'köfteler' diyerek neyi kastetti?" sorusuna cevap arıyor, tartışıyorlarmış.
Birisi, ortaya "yeni bir soru" atmış; "Tamam 'Bizler köfte olursak' acaba 'Çiğ köfte' ve de 'İçli köfte' kimler ola ki?.."

Yapma be, sevgili hocam!..
Şenol Hoca’m, bu ne öfke, bu ne sinir, bu ne kelam-ı ishal; konuştukça batıyorsun…
Diyelim ki, "Ağabeyin senin hakkında konuşurken hata etti"; çıkıp da basının ağzına "Akıl hastanesi" iması veren "Rapor alsın" sözlerini, nasıl sarf edersin?..
Hocam, "Ben rapor aldım" diyorsun ama "Avrupa kupası maçına, Quaresmasız, Babelsiz nasıl çıkıyorsun?.."
Yiyorsun 2 gol ve dönüyorsun; ağabeyinin ahı tutmuş olmasın?..
Ne yazık ki, "olan" Beşiktaş'a oldu ve oluyor!..

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
604525 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ocal-uluc/604525.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT