BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Ehl-i sünnet itikadında olanın alametleri

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
Eshâb-ı kiramdan hiç birine kötü söz söylememek, Ehl-i sünnet itikadındandır. 
 
 
Sual: Ehl-i sünnet itikadında olan bir Müslümanın bilinen, belli alametleri var mıdır?
Cevap: Miftâh-ul-Cennet kitabında konu ile alakalı olarak deniyor ki:
“Ehl-i sünnet olanların, on alameti vardır:
1-O kimse cemate müdavemet yani devam eder. 2-İtikadı veya fıskı, küfre varmayan imama uyar. 3-Mest üzerine meshi caiz görür. 4-Eshâb-ı kiramdan hiç birine kötü söz söylemez. 5-Devlete isyan etmez. 6-Dinde bigayr-i hakkın mücadele, münakaşa etmez. 7-Dinde, şek, şüphe etmez. 8-Hayrı ve şerri, Allahü teâlâdan bilir. 9-İlhâdı, küfrü belli olmadıkça ehl-i kıbleyi tekfir etmez. 10-Dört halifeyi sair, diğer Eshâb üzerine tercih eder.”
           ***
Sual: Oturduğu veya yaşadığı yerde dinini yaşamakta zorluk çekenler ne yapmalıdırlar?
Cevap: Bu konuda Kenz-i mahfî kitabında deniyor ki:
“Cehalet yani bidat ve fısk çoğalan yerlerde oturmak nehiy olundu. Dinini muhafaza için hicret eden Cennet ile müjdelendi. Bir mahallede salih, arif kimse kalmayıp, fesat ve bidat artınca, başka mahalleye hicret etmek veya böyle bir şehirden başka şehre hicret etmek vacib olur. Bütün şehirlerde, Müslümanlara saldırılıyorsa, başka İslâm memleketine hicret edilir. Böyle bir idare yoksa, insan haklarına riayet edilen, ibadet etmek serbest olan bir memlekete yerleşmek lazım olur. Zira onların arasında bulunan, gelecek belaya ortak olur. Enfâl sûresinin 25. âyet-i kerimesinde mealen; (Zulmedenlere ve etmeyenlere birlikte gelen fitne ve beladan korkunuz, sakınınız) buyuruldu.”
           ***
Sual: Bir kimsenin mutlak iman ile öleceğini söylemek, dinen uygun mudur?
Cevap: Bir kimsenin mutlak iman ile öleceğini söyleyebilmek için, o kimse hakkında âyet veya hadis olması lazımdır. Zira bir kimsenin mümin veya kâfir olarak öleceği, son nefeste belli olur. Birçok kimse, bütün ömrünce kâfir kalıp, sonunda imana kavuşur. Bütün ömrü iman ile geçip, sonunda tersine dönen de olur.
           ***
Sual: Bir kimse, camide Kur’ân-ı kerim okurken vakit girse, bu kimse, o vaktin namazını kılmadan, camiden çıkabilir mi?
Cevap: Camide olan kimsenin, ezan okununca, bu namazı cemaat ile kılmadan, özürsüz olarak dışarı çıkması tahrimen mekruhtur. Belli bir cami cemaatine devam âdeti ise, oraya, mahallesindeki veya iş yerindeki caminin cemaatine gitmesi ise özür olur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
599013 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/599013.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT