BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yeni www.turkiyegazetesi.com.tr ile tanışın. Keşfetmek için tıklayın.

Fetva ne demektir?

Gönül Pınarı
Osman Ünlü
Facebook
Fetva, herhangi bir şeyin İslâmiyetin bildirdiği hükümlere uygun olup olmadığını bildirmektir.
 
Sual: Zamanımızda, gazete, radyo, televizyon ve sosyal medyada, herkes kendine göre bir şeyler söylüyor, fetva veriyor. Bu söylenen ve yazılanlar gerçekten fetva oluyor mu?
Cevap: Fetva demek, herhangi bir şeyin İslâmiyetin bildirdiği hükümlere uygun olup olmadığını bildirmek demektir. Yalnız, uygundur veya caiz değildir demek, fetva olmaz. Bu cevabın, hangi fıkıh kitabının, hangi yazısından alındığını da bildirmek lazımdır. Fıkıh kitaplarına uymayan fetvalar yanlıştır. Bunlara bağlanmak ve bunlarla amel etmek caiz değildir. İslâm bilgilerini öğrenmeden, bilmeden, âyet-i kerime veya hadîs-i şerif okuyup da, bunlara kendi kafasına, kendi görüşüne göre mana verenlere İslâm âlimi denmez. Bunlar Beyrut’taki papazlar gibi, Arapça bilen bir tercüman olabilir. Ne kadar yaldızlı, parlak söyleseler ve yazsalar da, hiç kıymeti yoktur. Ehl-i sünnet âlimlerinin anladıklarına ve bunların yazdığı fıkıh kitaplarına uymayan sözleri ve yazıları Allahü teâlâ beğenmez.
           ***
Sual: İkindinin sünneti ile, yatsının ve öğle namazının ilk sünnetlerinin kılınışında bir fark var mıdır?
Cevap: İkindi ve yatsının ilk sünnetleri, Gayr-ı müekked sünnetlerdendir. Bunların ikinci rekatlerinde otururken, ettehıyyâtüden sonra, Allahümme salli ve Allahümme bârik sonuna kadar okunur. Ayağa kalkınca, üçüncü rekatte, önce Besmele çekmeden, Sübhaneke okunur. Halbuki, öğle namazının ilk sünneti Müekked sünnettir. Yani, kuvvetle emrolunmuştur. Sevabı daha çoktur. Bunda, birinci oturuşta, farzlarda olduğu gibi, yalnız ettehıyyâtü okunup, sonra üçüncü rekat için, hemen ayağa kalkılır. Kalkınca, önce Besmele çekip, doğruca Fâtiha okunur.
           ***
Sual: İnsanları aldatanları, zulmedenleri, İslâmiyeti yanlış anlatanları, başkalarına söylemek de gıybet olur mu?
Cevap: Bu konuda Redd-ül muhtâr kitabında deniyor ki:
“Gıybet haramdır. Gıybet, bir Müslümanın, din ve dünya işlerindeki gizli bir kusurunu, arkasından söylemektir. Bidat sahiplerinin ve açıkça günah işleyenlerin bu günahlarını ve Müslümanlara zulmedenlerin, alışverişte onları aldatanların bu fenalıklarını Müslümanlara duyurarak, bunların şerrinden sakınmalarına sebep olmak ve Müslümanlığı yanlış söyleyenlerin ve yazanların bu iftiralarını söylemek lazımdır, gıybet olmaz.”
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
601470 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/osman-unlu/601470.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Reklamı Geç
KAPAT