BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

2071 GENÇ

Haziran ayının ikinci yarısında asıl konuşulması gereken iki ayrı, yahut bir bütün hâlinde tek, çok kıymetli bir gündem yaşadık. LGS-Liselere Giriş İmtihanı ve YKS-Yüksek Öğretim Kurumlarına Giriş İmtihanından söz ediyoruz…
Bu temel gündemi büyük bir ilgi ve dikkatle takip edip sosyal medya üzerinden bazen gençlere, bazen velilere, bazen öğretmenlere, bazen de güvenlik güçlerine seslendik.
LGS’lilere "bu hayatınızdaki ilk ciddi imtihandır. Önünüzde üniversiteden, mesleğe, yuva kurmaya kadar daha çok imtihan var" dedik. YKS imtihanına giren evladlarımıza "olur ki başaramazsanız yılmayın, yıkılmayın. Zaten aşağı yukarı yüzde yirmi genç, ikinci sene üniversiteyi kazanmaktalar" hatırlatmasını yaptık. Ve ilave ettik: "Üniversite imtihanı iki gün fakat hayat imtihanı bir ömürdür." 
Ebeveynlere bir şey dememek olmazdı. Onlara teşekkür edilmeliydi. Bir kere daha gördük ki bizde aile, şükürler olsun ki milletin de devletin de temelidir. Anne-baba ve öteki yakın akrabalar, imtihana giren evladlarından daha az yorulmuyorlar. Tâ sene başından başlayıp çocuklarının imtihan kapısından kaybolduğunu gördükleri ânâ kadar bu kaygı, heyecan, uykusuzluk, dualar, telaş akıl sormalar sürüp gitmekte. Bu anne-babalar, her dönem ve her devirde teşekküre layıktır. Zira netice itibarıyla kendilerine değil, gençlere ve onların şahsında da devlete, millete ve istikbalimize hizmet etmekteler. Öğretmenler de öyle; onlar da anne-baba fedakârlığıyla çalışmaktalar.
Bu imtihanlarda memurlarımız, her zaman üzerlerine düşeni yapmaktalar. Fakat bu sene polis ve sağlık memurlarımız inanılmaz fedakârlıklar yaptılar. Hele polislerinki iftihar edilecek, alkışlanacak cinstendi. Bazı talebeler, hüviyetini unutma, adres şaşırma gibi beşerî kusurlar yaşadılar. O polislerimiz, bu gençleri imkânları zorlayarak imtihana yetiştirdiler. Bu polis kardeşlerimize birer maaş mükâfat verilmelidir. Bunu, analarının ak sütü gibi hak ettiler.
Telaş heyecan, koşturmaca, yardımlar vs. her imtihan döneminde yaşanır. Ancak bu seneki gerek LGS ve gerekse YKS çok farklıydı. Bu bize mi öyle geldi yoksa hakikat mi öyle? Hakikat öyle olsa gerek. Zira, maşerî şuur, milletin müşterek idrakidir. Kimse tembih etmez fakat millet, aynı idrakle bilenir, aynı rüyayı görür, aynı şuurla uyanır. Bu seneki LGS ve YKS’ler öyle oldu diye düşünüyoruz.
Niçin?
Çünkü:
2023, 2053 ve 2071 ufkumuzu inşa edecek nesiller artık bu gençlerdir. Öyle ise hususi ve muazzam bir çalışma yapmak şarttır…
Anne-babalar, yemeyip yedirerek, bütçesini zorlayarak ve akla gelebilecek her fedakârlığı yaparak üzerlerine düşen borcu fazlasıyla eda ettiler. Öğretmenler eda etti. Talebeler çalışarak yine vazifelerini yaptılar. Sağlık memurları, polisler yukarıda temas ettiğimiz gibi alkışlanacak hizmetlere imza attılar...
Şimdi, sıra devlette:
Önümüzde "Cihan Devleti Büyük Türkiye" Kızılelma’sına varmanın yakın, orta ve uzak hedef olarak üç merhalesi bulunuyor. Bunlar 2023 Büyük Türkiye, 2053 İstanbul’un ebediyyen Müslüman Türk Payitahtı oluşunun 600. Sene-i devriyesi ve 2071 Cihan Devleti Türkiye hedefidir…
Bu hedeflere varabilirsek, ihtişam asırlarında olduğu gibi yine hiçbir başkent, bizi hesaba katmadan konuşamaz olacaktır. Bu sebeple 2023, 2053, 2071 için yıldırım gibi kadrolar kurmamız şarttır. Bu kadrolar, bu sene LGS ve YKS’ye giren gençlerden derlenebilir. Tabiî ki geçmiş ve gelecek yıllar gençlerinden de istifade edilir. Süzgeçlerden geçirilerek çağın imkânlarının ötesinde Enderun vâri bir tahsille yetiştirilecek bu gençler, 2071 kişi olacaktır. Dünyadaki akranlarının imânda, bilgide, cesaret ve dirayette bileğini bükemediği dâvâ ahlâkına sahip, millî ve yerli 2071 genç!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
614218 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/614218.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT