BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Her gelene böyle mi yapılıyor?

Yetenekli Kalemler
Facebook
Gelenek görenek deriz değil mi? “Bunları yaşatmak lazım” deriz…  Çoğunlukla sadece böyle deriz. Neyin gelenek görenek olduğunu öğrenmeyi bırak, merak bile etmeyiz… Aslında biraz dikkat etsek hemen birçoğu yanı başımızda durmaktadır… Az ötemizdedir… En ırağa gitmeye gerek yok en yakınımızdadır…
Bulunduğunuz iş yerine gelen, adres soran bir yabancıya adresini tarif etmek nezakettir, insanlıktır… Ama “Hoş gelmişsin, nereden gelip nereye gidersin? Aç mısın bir yemek ye de öyle git” demek bizim geleneğimizdir… Çünkü bizde insan misafire önce yemek ikram etmeye kodlanmıştır. Eve gelen misafir ise sofra kurmadan gönderilmez… Sofra ortaya gelir… Canı ne isterse değil elde ne varsa misafire o ikram edilir…
Bir tanıdığım insandır Zeki… İstanbul gibi bir metropolde yaşamaktadır… Orduludur aslında… Muhterem babasını da tanımıştım, elini öpmek nasip olmuştu… Ama bir iki defa her gittiğimde mutlaka sofra gelirdi ortaya…
“Karnım tok, çok sağ olun” desem de “bir iki lokma al öyle kalk, âdettir misafire sofra gelir” demişlerdi…
Sonra sormuştum Zeki’ye “bu nasıl bir şey” diye… “Her gelene mi böyle yapılıyor?” diye…  Demişti ki: “biz babamızdan böyle gördük… Bizde eve gelen misafire mutlaka sofra kurulur… Misafir ne vakit gelirse gelsin fark etmez… Öğle yemeği vakti akşam vakti denilmez… Hane halkı sofradan yeni kalkmış olsa bile misafir geldiğinde sofra kurulur… Misafir sofraya gelir… Karnı aç ise yer yemeğini Allah ne verdiyse… Karnı tok ise de bir iki lokma alıp kenara çekilir… Sonra sofra kalkar ve ne konuşulacaksa o vakit konuşulur… Çay gelecekse kahve gelecekse o vakit gelir…  Bu sadece bizim evde değildir… Bütün köyde böyledir.”
Gerçekten de bizim kültürümüzde misafir değerlidir. “Tanrı misafiri” deyimi bizdedir. “Misafir rızkıyla gelir” atasözü de bize aittir. Onun için ecdadımız yol üstüne hanlar, kervansaraylar inşa etmişlerdir. Hiçbir yerde olmayan bu gelenek bizim misafirperverlik anlayışımızdandır. Bugün bile köylerde nostalji hâline gelmiş köy odaları vardır. Peki yedirip içirmek kültürü bugün nerelerdedir?
        Ahmet Kürşat Ceylan
 
 
 
ŞİİR
 
       Anne
 
Yemeyip de yedirdin
Hakkın ödenmez anne.
Giymeyip de giydirdin
Hakkın ödenmez anne.
 
Ninnilerle avuttun,
Kucağında uyuttun,
Açlığını unuttun,
Hakkın ödenmez anne.
 
Yıllarca ocak yaktın,
Su oldun bize aktın,
Gözünden iyi baktın,
Hakkın ödenmez anne.
 
Üstün tuttun canından,
Çok kan verdin kanından,
Ayırmadın yanından,
Hakkın ödenmez anne.
 
Pişirdin aşımızı,
Sildin gözyaşımızı,
Kurtardın başımızı,
Hakkın ödenmez anne.
 
Ömrünü bize verdin
Her an kol kanat gerdin
Her şeyi öne serdin
Hakkın ödenmez anne.
 
Öğretmiştin haramı,
Verdin harçlık paramı,
Sardın nice yaramı,
Hakkın ödenmez anne
 
Hem arkadaş, hem ana,
Minnetim çoktur sana,
Helâl süt verdin bana,
Hakkın ödenmez anne.
 
Hiç olmadın duygusuz,
Bırakmadın aç susuz,
Kendin kaldın uykusuz
Hakkın ödenmez anne.
 
Başımıza bir taçtın,
Şefkatle kucak açtın,
Sayısız nimet saçtın,
Hakkın ödenmez anne.
          M. Ali Demirbaş
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617923 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/617923.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT