BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

AB’nizi nasıl alırsınız? Britanyalı mı, Britanyasız mı?

Diplomatik Muhakeme
Prof. Dr. Çağrı Erhan
Facebook

Britanya’nın AB’den çıkış kararı alması, hem AB hem de Britanya için siyasi ve ekonomik birçok sonuç doğuracak. Başbakan David Cameron’un istifa kararı referandumda çıkan sonucun siyasi alana ilk yansıması oldu. Geçen yıl yapılan referandumda bağımsızlığı reddeden İskoçya’da ayrılıkçılar yeniden cesaretlendi. AB’de kalmak isteyen İskoçya için yeni bir referandumdan söz ediliyor. Kuzey İrlanda’da benzer seslerin duyulmaya başlanması yakındır. Brexit kararı, ‘bitti’ denen İrlanda meselesini tekrar alevlendirebilir. Kıta Avrupasındaki ayrılıkçı hareketlerin de önümüzdeki günlerde yükselebileceğini bekleyebiliriz. İki türlü bir ayrılıkçılıktan söz ediliyor. AB’den ayrılmayı dile getiren ‘bağımsızlıkçı’ partiler şüphesiz güç kazanıyor. İlk meşale Hollanda’da yanabilir. Bunun yanında, başta İspanya, İtalya ve Belçika olmak üzere birçok AB ülkesindeki bölgesel ayrılıkçılık dalgaları da yükselecektir.

İngiltere’nin ayrılık kararı Türkiye’de de yankı buldu. Açıkçası bu kararın Türkiye üzerindeki muhtemel ticari, iktisadi ve siyasi etkilerinin ne olacağıyla ilgili detaylı çalışmalar yapılmış değil. İngiltere’nin hukuken çıkışının yaklaşık 2 yıl sonra gerçekleşeceği düşünülürse, bu duruma hazırlık yapmak için yeterli bir zaman olduğu söylenebilir.
Türkiye’de bu kararın Türkiye-AB ilişkilerine yansımalarına odaklanmış durumdayız. Başlıca dört yaklaşım söz konusu. AB üyeliğinden yana olanlar, İngiltere gibi, görüntüde de olsa Türkiye’nin AB’ye girişine destek olan bir ülkenin birlikten ayrılmasının, Türkiye’nin üyeliğini iyice zora soktuğunu düşünüyorlar. Halbuki, 1973’ten bu yana İngiltere’nin üye olması Türkiye’nin içeri girmesini sağlamadığına göre bundan sonra da böyle bir beklenti içinde olmak zaten abesle iştigaldir.
İkinci yaklaşımı savunanlar, Türkiye’nin AB’ye üye olamayacağını bilmelerine rağmen üyelik sürecinin kendisinin Türkiye’nin yararına olduğunu düşünenler. Onlara göre, İngiltere’nin dışarı çıkması siyasi ve ekonomik açılardan birliği olumsuz etkileyeceğinden, Türkiye’nin dolaylı kazanımları da azalacak. Ortada bir ‘havuç’ kalmayınca, AB’ye üyelik için reformlar yapılmasını savunanların sayısında dramatik düşüşler yaşanacak. Türkiye giderek AB değerlerinden uzaklaşacak. Bu görüşü savunan AB yanlısı liberallerin temel yanılgısı, İngiltere içerideyken de Türkiye’ye kapıları sıkı sıkıya kapatan AB’nin epeyce uzun bir süredir Türkiye’ye herhangi bir ‘havuç’ uzatmadığını görmemeleri. Bilimsel desteklerinden yararlanan az sayıda akademisyen, Erasmus sayesinde Avrupa gören birkaç bin üniversite öğrencisi ve Türkiye’nin dişinin kovuğuna sığmayan proje destekleri dışında AB’nin Türkiye’yi dönüştürücü gücü sıfırlanmıştır. Fazla naz nihayet âşık usandırmıştır.
Üçüncü grup -ki sayıları en fazla olanlar bunlar- ‘oh olsun, beter olsunlar’ diyenler. İngiltere’nin çıkışının ardından AB’nin yavaş yavaş yok olma sürecine gireceğini düşünen bu kesim de kendi içinde ikiye ayrılıyor. Bir bölümü, Türkiye’yi üye kabul etmeyen AB’nin dağılma ihtimalini büyük bir keyifle kucaklıyor. İkinci kesim ise, bugüne kadar şu veya bu sebeple zaten AB üyeliğine karşı olup da, sırf zamanın ruhuna uymak için AB yanlısıymış gibi göründüklerinden, olup bitenler karşısında neredeyse zil takıp oynayacakmış gibi davranıyor. Daha önce de büyük krizler yaşayıp, her seferinde biçim değiştirerek bu krizlerin üstesinden gelebilen AB’nin bu kez de batmaması durumunda en fazla bu kesim üzülecek.
Dördüncü grup ise durumdan vazife çıkaranlar. İngiltere’nin çıkması ile Türkiye’nin girmesi arasında bir bağ kurarak, AB’nin birtakım bahaneleri bırakmasını ve Türkiye’yi bir an önce üye olarak almasını Brüksel’e tavsiye ediyorlar. Bazıları Türkiye AB’ye ‘beni almazsan yollarım Suriyelileri’ derse, Brüksel’in teslim bayrağını çekeceğini sanıyor. Türkiye kendisine sığınan insanları, başkalarının utanmadan yaptığı gibi sınır dışı etmeyeceğini defalarca ilan ettiğine göre bu tür değerlendirmelere sadece gülüp geçmek gerek.
Britanya’nın AB’den çıkacak olması şüphesiz çok önemli bir gelişmedir. Ama Türkiye-AB ilişkilerine etkisi asgari düzeyde kalır. Britanyalı AB sanki bize çok yakındı da, Britanyasız olanı bize uzak olacak?
AB ile Britanya arasında bundan sonra kurulabilecek ilişki biçiminin, Türkiye ile AB arasında da denenebilecek ‘üyelik dışı’ bir formül olabileceğini düşünerek, olacakları çok yakından izlemeye devam edelim.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
592075 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-cagri-erhan/592075.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT