BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Soğuk ve kan

Soğuk ve kan

“Kusursuz Çember”, suçluların, cellatların, düşmanların olmadığı, anlayış istemekten vazgeçmiş ve son gayretle hayatta kalmaya çalışan insanların filmi...



Kazandığı ödüller: Cannes Film Festivali Junior Prix ve Prix Francois Ödülleri, Tokyo Film Festivali Büyük Ödül ve En İyi Yönetmen Ödülü, Paris Film Festivali Grand Prix Special Ödülü, Kudüs Film Festivali Wim Van-Leer Ödülü, Valladolid Film Festivali Eleştirmenler Ödülü, 1. Uluslararası Sinema-Tarih Buluşması Sinema Yazarları Kurmaca Film Ödülü, Kurmaca Film Jüri Ödülü ve Çağdaş Film Sanatçıları Derneği En İyi Aktör Ödülü. Saraybosna’da Sırp kuşatması ve mezalimi sürerken, Boşnak yönetmen Ademir Kenoviç tarafından çekilen “Kusursuz Çember”, bugünden başlayarak İstanbul sinemalarında gösterime giriyor. Akademi İstanbul ve Feza sinemalarında gösterilecek film, Sırp kuşatması altındaki Saraybosna’da kızı ve karısının gidişlerinden sonra yalnız yaşayan bir şair ile biri sağır ve dilsiz olan 7 ve 9 yaşlarında iki çocuğun öyküsünü anlatıyor. SIRP NEFRETİ Ateş, soğuk ve kan dekorunun ortasında bencil, yalnız, bitkin ve ancak hayatta kalmakla ilgilenen yaşlı şair, bir sabah sığınağında, Sırp nefretinin yetim bıraktığı iki çocuk bulur. Önceleri harabe halindeki kenti baştan başa geçerek, ailelerinden birilerini bulup çocuklardan kurtulmayı dener. Fakat yavaş yavaş, eteklerine yapışan, ona güvenerek onun da kendisine güvenmesini sağlayan, onu eğlendiren, duygulandıran bu iki çocuk için kalbinde derin bir şefkat yeşermeye başlar. Kendisine bir sorumluluk bulmuştur. Kendi hayatı bundan sonra başka birisi için gereklidir. Hayatta kalma mücadelesi zamanla bir sevgi öyküsüne ve yeniden kavuşulan onura dönüşür. “Kusursuz Çember”de, bütün bunlar, sonsuz bir dokunaklılıkla, süslemesiz, abartısız, günlük hayattan veriliyor ama kalpleri fethediyor. Sıcacık bir ışığın usulca karanlıkları delerek süzülmesine izin veren, unutuluğunu sandığımız düşünce ve hareketleri hatırlatıyor. KLİŞELERDEN UZAK Ademir Kenoviç, senaryosunu şair Abdullah Sidran ile birlikte yazdıkları filmde, iddiasını da gerçekleştiriyor: “Klişelerden kaçınarak, ateşin olduğu yerden betimlemek. “Kusursuz Çember”, Saraybosna üzerine bir film olmaktan çok, Saraybosna’nın filmi olma özelliğini taşıyor. Suçluların, cellatların, düşmanların olmadığı, yalnızca ‘artık, anlayış istemekten vazgeçmiş ve niye bu kadar gayretle hayatta kalmaya çalıştıklarını bile bilmeyen’ insanların filmi... Saraybosna gerçeğini bu kadar başarılı bir biçimde anlatması, filme, 3’ü Türkiye’den olmak üzere toplam 10 ödül de kazandırdı. Bir şair, iki çocuk 1950’de Saraybosna’da doğan Adem Kenoviç, başarılı çalışmalarıyla tanınıyor. Halen Saraybosna Üniversitesi Sinema ve Tiyatro Akademisi ‘nde öğretim üyesi olan yönetmen, belgesel, kısa film ve eğitim filmleri de çekiyor. “A Little Bir of Soul”, 1991’de Cannes Film Festivali’nde açılış filmi oldu. “Kuduz”, “Man, God, the Monster” bazı çalışmaları... Bu filmin hikâyesini şöyle anlatıyor yönetmen: “Yazdığım ilk senaryonun çekimlerine 1992 baharında, yani Bosna’da savaşın patlak vermesinden birkaç hafta önce başlamayı planlamıştık. Ama savaş başlayınca hayatta kalabilmek için gizlenmek zorunda kaldık. Birkaç ay geçince etrafımızda olan bitenleri çekmeye başladık. Film ve Saraybosna’da olanlar çok farklı şeylerdi. Başlangıçta iki yaşlı adamın hikayesini yazmıştık. Daha sonra bu bir şair, iki çocuk ve bir köpeğin hikayesine dönüştü. Tek isteğim, gerçekliğe oynadığı için senaryomu bir kez daha değiştirmek zorunda kalmamak. Normal bir hayatla ilgili normal bir şehirde, normal bir film çekmek istiyorum.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104911
    % 0.05
  • 5.4751
    % -0.08
  • 6.2119
    % -0.09
  • 7.2529
    % -0.18
  • 229.539
    % -0.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT