BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçimleri dünya sermayesi kazandı

Seçimleri dünya sermayesi kazandı

Dünyanın birleşen dev güçleri yeni düzenin ekonomi haritasında izleyecekleri yolun çizgilerini iyice belirleyip kalınlaştırıyor.



Dünyanın birleşen dev güçleri yeni düzenin ekonomi haritasında izleyecekleri yolun çizgilerini iyice belirleyip kalınlaştırıyor. Sizlere sürekli “Modern İpek Yolu” hedefine ulaşılması için, ayak altındaki ülkelerin nasıl yumuşatılması paylaşımdan uzak kendi dertlerine yöneltilmesi, açıkçası yolun temizlenmesi gerektiğini yazıyoruz. Dünyanın gidişatındaki gerçeği görmek isteği ile bu gözlükten bakarsanız Irak-Körfez, Rusya-Asya, Soros-Kıbrıs, Girit-Yunanistan, Türkiye-Asala, PKK-Öcalan, Sırplar-Yugoslavya-Arnavutluk gerçeğini ve nedenlerini doğru ve net görürsünüz. DÜNYA TELECOM’DA FIRTINA ESTİRİYOR Son iki senedir dev şirketlerini sürekli birleştiren ABD, şirket evlilikleri ile daha rahat kontrole alacağı Avrupa’da da birleşmelerin geliştirilmesine destek oluyor. Yüzyılın en büyük telekomünikasyon anlaşması Almanya ile İtalya arasında gerçekleşti. Telekom İtalia (TI) ile Deutsche Telekom (DT) birleşerek Arvupa’nın en büyük pazar payını ele geçirdi. Diğer taraftan ABD’nin en büyük telekomünikasyon şirketi AT&T, Media One için 58 milyar dolarlık teklifle Atlantik’e açılıp Japonya’ya göz dikti. Gelelim medarı iftiharımız (!) Türk Telekomuna... Rahmetli Özal döneminde çok kısa bir sürede dünya teknolojisinin en üst seviyesine ulaştırılan, özelleştirilmesi gündeme geldiğinde dünyanın gözlerini dikip alıcıların para torbalarıyla sırada bekledikleri Türk Telekomunun bu günkü içler acısı durumuna bakın... Beceriksiz, Dünya ticaret bilgisinden yoksun, Salt koltuk sevdalısı yöneticilerin, ülkeye inanılmaz bir para girdisi sağlayacak bu projeyi elleriyle yok etmeleriyle iş bitmedi. Bugünün Türk Telekom’u çağın gerisine düşen yetersiz alt yapısını takviye etmeye, aksaklıkları gidermeye çalışıyor. Bu durumdaki Türk Telekomuna artık dönüp bakan bile yok. Bizim kaçırdığımız trenler nerelere ulaştı hayıflanarak izliyoruz. Daha kötüsü yarınlarda bir gün Telekomumuz rekabet imkanından yoksun bedava fiyatlarla dünya telekomunun küçük bir hattı olarak satın alınacak. TÜRKİYE’DEN PARA ÇIKIŞININ ROTASI Ülke ekonomisinin tek çıkış kapısı olan Özelleştirmeyi bir türlü beceremeyen yöneticilerimiz, Türkiye’ye para akışını sağlamak yerine maalesef “Devletçi Ekonomi” sistemi ile koydukları “Yeni Vergi Yasası” sayesinde ülkeden para çıkışının ve kaçışının organize olmasına çanak tuttular. Yazılarımızı dikkatle takip eden büyük bir bankanın üst düzey yöneticilerinden biri, Vergi Kanunu, Bankalar ve yurtdışına çıkarılan paralar konusunda ilginç açıklamalarda bulundu. Yetkilinin anlatımından aynen aktarıyorum; “Yeni Vergi Yasasının çıkışının hemen ardından Türkiye genelinde büyük bankaların mevduatlarında kayda değer yüklü miktarda çekilişler oldu. Bu çekilen mevduat % 150’lere vuran faizlerden de yararlanmak istemedi ve küçük özel bankaların dövize endeksli TL mevduatlarında yükselen faizlerle forward hesaplarına dönüştürüldü. Bu bankalar paraları Körfez-Avrupa-ABD bankalarına aktardı. Burada elde edilen avantaj döviz hesaplarının dönüşlerinde vergiden muaf olmaları idi...” Yeni Vergi Yasasındaki “Yabancıya destek-Türk tasarrufçusuna köstek” icraatı, yukarıda bahse konu olan bazı duyarlı yöneticilerin de üzerinde ısrarla durdukları gibi, ülke ekonomisindeki likit parayı yurtdışına yöneltti, ülke ekonomisini kilitledi, Türkiye’nin 1 yıllık vergi gelirini faiz ödemelerinde yok etti. İşin garibi tüm bunlardan sorumlu eski Maliye Bakanı ve devletçi zihniyet kahraman ilan edildi. SEÇİMLE DEĞİŞEN YOK-İSTİKRARSIZ HÜKÜMETLERE DEVAM Ekonomide dışarıya kaçanlar ve içeride kilitlenenler, herkes ve her şey 18 Nisan seçimlerine odaklanmış beklerken biz seçimlerin, sonuç-denge ne olursa olsun, ülkede değişimi sağlamayacağını vurgulayıp durduk. Meclisteki eski aritmetik ile yenisi arasında hiçbir fark yok. Bu çerçevede, sıralama, son derece önemsiz çünkü herkesin bildiği gibi bu seçim sistemi ile istikrarlı bir hükümetin, tek partili bir iktidarın çıkması mümkün değil. Bu nedenle seçim öncesinde sekizer aylık istikrarsız hükümetlerin devrede olacağını seçim sonuçlarının da parçalı bulutludan öteye gitmeyeceğini ısrarla yazmıştım. Bu noktadan itibaren herkesin sağlıklı olarak Türkiye içinden sıyrılıp kafasını dünyadaki büyük ekonomik gelişmelere yöneltmesi gerekir. Dünyanın gelişmiş ülkeleri, dünya genelindeki ekonomik pastadan maksimum düzeyde faydalanabilecek stratejik dev şirketleri tamamen kontrolleri altına alabilecek birleşmeleri gerçekleştirirken bizler, ülkeyi ayağa kaldıracak, görüşleri aynı, rotası tek istikamette olan siyasi partileri birleştiremeyecek kadar beceriksiz davranıp Türkiye’ye en büyük zararı veriyoruz. El oğlu uçak şirketlerini, bilgisayar şirketlerini, bankalarını, otomotiv şirketlerini vs...birleştirmiş ülkelerini ayağa kaldırırken, Türkiye, içindeki hükümetleri oluşturacak siyasi partileri parçalayıcı sistemi geliştirmede inanılmaz derecede başarılı olabiliyor. Bu nedenledir ki Türkiye’de 18 Nisan seçimleri ülkeye hiçbir şey kazandırmadı. Seçimler ülkeye sadece istikrarsızlık kazandırdığı gibi, oluşan otorite boşluğu, dünya sermayesinin Türkiye’den daha kolay nemalanmasını sağlayacak ortamı oluşturdu. Herhalde yeni vergi yasasını bu günleri görerek çıkardılar. Sonuç olarak 18 Nisan seçimlerinin tek galibi Dünya Sermayesi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT