BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Colorado vahşetinden Türkiye’ye hisse çıkarmak!

Colorado vahşetinden Türkiye’ye hisse çıkarmak!

Bu yazıyı yazarken televizyonun bir kanalında on yaşlarında bir kız, çocuksu üslubu ile ve fakat çok bilgili bir şekilde, teknik tabirleri kullanarak bilgisayarı ve interneti anlatıyordu.



Bu yazıyı yazarken televizyonun bir kanalında on yaşlarında bir kız, çocuksu üslubu ile ve fakat çok bilgili bir şekilde, teknik tabirleri kullanarak bilgisayarı ve interneti anlatıyordu. Gerçekten, internet çağının tam içinde olduğumuzun bundan daha somut bir göstergesi olabilir mi? İnsanlık hayatında değişim hiçbir zaman Fransız ihtilalinde, nükleer çağa girişte, bu kadar çarpıcı olmamıştı. Bu hızlı ve çarpıcı radikal değişimin toplumda bunalımlara, bocalamalara yol açması, kuşaklar arasında çatışmalara, sebep olması kaçınılmazdı. Üstelik, tarihteki, bazı köklü “ayıraç” olayların etkileri, uzun vadede dalga dalga dünyaya yayılırken, bu sefer değişim global oluyor ve etkileri iletişim imkanları yüzünden, bütün dünyada anında “gerçek zamanda” hissediliyor. COLORADO NİRE... TÜRKİYE NİRE? Türkiye’den binlerce kilometre ötede, Colorado eyaletinde bir okulda yaşanan terör vahşetini ve sebeplerini mahalli ve mevzii bir cinnet olayı olarak algılamak, değerlendirmek çok yanlış. Böyle bir şeyin hem de yakında ülkemizde de olmayacağını düşünmek de yanlış. Zaten, özellikle büyük kent okullarında bazı emareler görülmeye başlandı. “Trençkot” modası veya mafyası bizde de başlamamışsa, diğer gençlik modaları gibi başlamasının eli kulağındadır. Abartmıyorum! Şimdi özellikle Amerika’da, Colorado olayının psikolojik ve sosyal sebeblerini tahlil eden birçok yazılar yazılıyor ve konuşmalar yapılıyor. Ama önceki akşam televizyonda, bu terörden kıl payı kurtulan Semih oğlumuzun, gene Colorado’da yaşayan annesi çok bilinçli bir şekilde, ama bilimsel ukalalığa sapmadan anlattı. Ben de, bir süre Amerika’da yaşamış ve şu sırada orada okul, üniversite çağında torunları bulunan bir insan olarak, olayın ve ondan evvel Amerika’da başka okullarda yaşanmış altı terör olayının, temel sebeplerini, özetle tahlil etmeye çalışayım. SÜRATLE DEĞİŞEN BİR TOPLUM Olayda ırkçılık, zencilere verilen hakları hazmedememek, faillerin kişisel psikolojik bozuklukları gibi faktörlerin rolü olabilir ama asıl temel sebepler çok daha derin ve düşündürücüdür. Amerika’da İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra çok köklü değişiklikler oldu... Hem de gözlerin hatta benim gözlerimin önünde. Ben 40’lı yılların sonunda Amerika’ya gittiğim zaman bir hayli muhafazakar, belirli ahlak değerleri ve sağlam bir aile yapısı olan, “Amerikan milliyetçisi vatandaşların” oluşturduğu bir ülke ile karşılaşmıştım. O zamana ait filmler de bu adeta tekdüze toplumu, yıllarca aynı kent ve kasabada yaşayan, birbirlerini tanıyan insanların öykülerini, gençlerin masumane aşklarını, zaman zaman da büyük şehirlerin cazibesine ve kötü huylarına kapılanların uğradıkları hayal kırıklıkları ve hüsranı yansıtan filmlerdi... Bu filmlerde de film endüstrisinin gönüllü bir örgütünün koyduğu, çıplaklığı, küfrü, abartılı aşk sahnelerini men eden bir ahlak kodu uygulanırdı. SAVAŞTAN SONRA Savaştan sonra Amerikan toplumunun yapısı, nüfus patlaması ile birlikte terhis edilen askerlere tanınan, üniversite eğitimi ve ev sahibi olmak imkanlarının neticesi, köklü olarak değişti. Amerikan toplumu, bir kasabaya, bir yöreye takılı kalınmak yerine, artan yeni iş imkanlarına göre, ailelerin bir yerden ötekine sık taşındıkları, çok gezgin bir toplum haline geldi. Eski komşuluk ve hemşehrilik bağları kalmadı. Dolayısı ile insanlar belirli ahlak ve davranış kurallarından kopmaya başladılar... “Komşular ne der?” endişesi ortadan kalktı! Bazı fasılalarla her Amerika’ya gidişimde, karşıma değişik bir Amerika çıkıyordu. Gelirlerin artması ve fazla refah da, her şeye, otomobillere, motosikletlere vb, fazla uğraşmadan hemen sahip olmak imkanı da gençleri bozuyordu. Eski tekdüze, masum gençlik filmlerinin yerini gençlerin isyanlarını ve tatminsizliklerini, okullarda isyan eğilimlerini konu alan “Karatahta Cengeli-Blacboard Jungle” gibi filmler alıyordu. Hezimetle sonuçlanan ve bir bakıma “boşuna yapılmış” Vietnam savaşının beraberinde getirdiği hayal kırıklıkları da tuz biber ekti; Amerikalıların İkinci Dünya Savaşı’nda ve Kore’de gösterdikleri hizmet anlayışları sulandı. Ardından, uyuşturucu ve seks sapıklıkları da geldi.1969 yazında, WOODSTOCK kasabasının çayırındaki toplu Rock müziği-seks-uyuşturucu çılgınlıkları ile Amerikan toplumu ahlaken inişe geçmiş oldu. Özetlemek gerekirse Colorado çılgınlığının ve son zamanların benzeri olaylarının temelinde bu alt yapı var. Ahlak ve aile değerlerinin yıkılması, geleneksel aile yapısının çökmesi var. Artık beraberce kahvaltı ve akşam yemeği geleneği yok. Aileler parçalanmış veya ana ve babalar kendi alemlerinde yaşıyorlar ve kendi çocuklarının hatta kendi evlerinin bodrumlarında seks alemleri mi yoksa bomba ve silah imalatı mı yaptıklarının farkında bile değiller, hatta umurlarında bile değil. Okullar, hatta ilk okullar, silah ve uyuşturucu yuvası haline gelmiş. Çoğu öğretmenler farkında olsalar bile onların da umurlarında değil. Artık her şeye kolaylıkla ve “hemen” sahip olabilen gençler tatminsizlik içinde yeni heyecanlar arıyorlar! Tabii, en mühimi, Woodstock’ta patlak veren yeni ve sapık bir eğlence ve müzik kültürü. Çok yüksek frekanslarda çalınan izbe kafelerde uyuşturucu eşliğinde dinlenen, “rap, rock and roll” müzikleri... Özellikle “Rap” parçalarının sözlerindeki akıl almaz sapıklıklar ve aşırı açık saçık filmlerin hemen yanı başında aşırı şiddet içeren ve telkin eden filmler... Büyük iş aleminin bir parçası olan “Eğlence” (yani plak-CD-kaset ve film) endüstrisi, bol para kazanmak tutkusu içinde. Bu ürünlerinin Amerika’nın ve kendi altlarını oymakta olduğunu ya görmüyorlar ya da umurlarında bile değil... Bakın yeni bir çağı başlatan internet’teki Web sitelerinde bomba ve silah yapmak yöntemleri gençlere serbestçe öğretiliyor. Gene para kazanmanın tutkusu içinde, “enformasyon ve iletişim özgürlüğü” bahanesi ile bunları önleyebilecek yasal kontrollere özgürlükçüler şiddetle karşı çıkıyorlar. SATHİ ALAMETLERE BAKMAYIN Geçen sabah bir televizyon kanalın, Colorado’daki olayı bazı slogan ve gamalı haç işaretlerine bakarak, ırkçı ve milliyetçi eğilimlerin artmasına bağladı ve yanılmıyorsam şu bağlamda bu olaydan bizim için de, kendisine göre, zımnen de olsa, bir pay çıkarmaya kalkıştı. Bu, sözünü ettiğim asıl sebepleri göz ardı eden çok sathi bir değerlendirme... Bu gibi olaylar, Amerika’da, tabancaların kolaylıkla bulunmasının sebep olduğu iddiası da öyle. Gamalı haç olmasa idi orak ve çekiç ve başka bir amblem mesela “şeytan” figürü olabilirdi... Tabancalar kolaylıkla bulunuyor da bombaların internet yardımıyla evlerde yapılmasını nasıl izah etmeli? Asıl önemli ve tehlikeli olan alt yapı! Bu evrensel olgu, daha doğrusu tehlike karşısında ne yapmalı? İki seçenek var. Ya bazılarının yaptığı gibi “madem ki değişimin önüne geçemiyoruz, rüzgara uymalı arkamıza yaslanıp, rahat etmeliyiz, keyfimize bakmalıyız” demek, veya ormanı bırakıp gamalı haç vs gibi arızi otlara takılmak. Ya da doğru olanı yapmak, bu sapıklıkların Türkiye’ye sirayet etmesine karşı, kendi ülkemizde, kendi şartlarımıza göre, geleneksel ahlak ve aile değerlerini korumak için gereken tedbirleri almak. İşte bunun için de Milliyetçi Hareket Partisinin, yücelen çağdaş milliyetçiliğinin, ayrılmaz parçası olan çağdaş muhafazakârlığına her zamandan fazla ve her şeyden evvel ihtiyaç var! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI Radikal değişiklikler, ancak muhafazakâr temelleri korunursa başarılı olabilirler... H.A.L. FİSHER (İngiliz tarihçisi)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT