BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Eşref bey bu saf Anadolu insanının söylediklerine inanmıştı. Bir garip hali vardı Hüseyin’in. Bu insan sokak eşkıyaları gibi suç işleyemezdi. İstese de işleyemezdi, adam sarrafıydı Eşref bey, teşhisinde yanılmazdı. Kimbilir haşarı çocuklar neler etmişti bu garip insana!..



Başkomiserin sinirlerinin başından aşkın olduğu bir sırada kapı çalmış, içeri giren memur: - Barış Sokağındaki şikayet edilen kişiyi getirdik efendim, demişti. - Getirin buraya! Diye kükredi Eşref bey. Hırsını alacaktı bu zanlıdan. Hüseyin daha odaya yeni girmişti ki hışımla karşısına dikildi Eşref bey. Bu adamı iki tokat akşederek karşılamak istiyordu, hatta tokatını hazırlamıştı ama onun yüzüne bakınca pek suç işlemiş birisine benzemediğini farketmişti. Bu orta yaşlı adamın yüzünde çile ve ıstırap dolu bir hayatın izleri vardı. Hüseyin’i tokatlamaktan vazgeçmişti bir anda. Yılların verdiği tecrübeyle suç işlemiş olanları hemen teşhis edebiliyordu. Gene de kendisinden şikayat edilen insanlara uyguladığı mutad davranışını sürdürdü: -Oğlum sen bacak kadar çocuklara bıçak çekmeye utanmıyor musun, kazık kadar adam.. Hüseyin bu soruyla biraz rahatlamıştı, demekki karakola getirilişinin sebebi Günbay beyin oğluyla ilgili değildi. - Amirim ben kimseye bıçak çekmedim. - Yalan mı söylüyor semt sakinleri o zaman? - Yok yok, yalan demek istemedim, yanlış anlaşılma var. - Oğlum bıçak çekmenin yanlış anlaşılması mı olur? İnsanı çıldırtma! Hüseyin suçsuz bir insanın rahatlığı içine bürünmüştü. Karşısındaki adam ne kadar bağırıp, çağırsa da bakışlarıyla güven veriyordu. Kanunları uyguluyordu. Kanunlar karşısında boynu kıldan inceydi. - Amirim ben bıçağı çocuklara çekmedim. - Kime çektin ya? - Çocuklar iki de bir, oturduğum gecekondunun camını kırıyolar. - Ha! çocukları korkutmak için çektin öyle mi? - Yok beğim, son olarak gece top attılar cama, top camı kırıp içeri düşmüştü, topu elime alıp dışarı çıktım, niye camı kırıyorsunuz diye sordum, içlerinden biri “kırmışsak ne olmuş”diye bana diş gösterdi. O zaman cebimden çakıyı çıkarıp, topa doğrulttum, kesiyim mi bu topu? dedim. Eşref bey bu saf Anadolu insanının söylediklerine inanmıştı. Bir garip hali vardı Hüseyin’in. Bu insan sokak eşkıyaları gibi suç işleyemezdi. İstese de işleyemezdi, adam sarrafıydı Eşref bey, teşhisinde yanılmazdı. Kimbilir Barış Sokağının haşarı çocukları neler etmişti bu garip Anadolu insanına. - Ee! Sonra ne oldu? - Benim maksadım topu kesmek değildi. Sadece çocukları yıldırıp, camları kırmaktan vazgeçirmekti.. - Eee! vazgeçirebildin mi bari? - O esnada çocuklardan biri elimdeki topa tekme vurdu top havalandı, hep beraber topun peşinden koşarak gettiler amirim.. - Ha ha ha! Yahu oğlum sen topla tehdit etmişsin onu bile becerememişsin be... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103310
    % -1.48
  • 5.471
    % -0.15
  • 6.2116
    % -0.1
  • 7.2201
    % -0.63
  • 228.954
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT