BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MENKIBELER - Kibir ve tevazu

MENKIBELER - Kibir ve tevazu

Ebül Hasan Harkanî “rahmetullahi aleyh” -4-



Sultan Mahmud Gaznevî, bir Asya kıtasına, Malik olup gelmişti, Harkan yakınlarına. Adamlar göndererek, hazreti Harkanî’ye, Emretti; “Rica edin, yanıma gelsin” diye. Ebül Hasan Harkanî, bir miktar düşünerek, Gitmedi onlar ile, özür beyan ederek. Ulaşınca bu haber, Mahmud-u Gaznevî’ye, Dedi ki; (Biz gidelim öyleyse o velîye) Geldi ve selam verdi, biraz gururlanarak, O, aldı selamını, yerinden kalkmıyarak. Ayağa kalkmaması, dikkatini çekti pek, Düşündü ki; “Bu işte bir hikmet olsa gerek.” Oturup daha sonra sordu ki şu suali, (Nasıl bir kimse idi, Bayezid-i Bistami?) Buyurdu; (Öyle kamil veliydi ki Bayezid, Onu gören, imana kavuşurdu tez vakit.) O, itiraz ederek, dedi; (Ya Ebel Hasen, Bunu nasıl söylersin, Bayezid hakkında sen? Zira Resulullah’ı o Kureyş kafirleri, Bir kez değil, binlerce görmüşlerdi her biri. Bâ-husus Ebu Cehil ve hem de Ebu Leheb, Allah’ın Resulünü, her gün görürlerdi hep. Onlar eremedi de imana, hidayete, Bayezid’i gören mi, erecek bu devlete?) Buyurdu; (Öyle ama, onlar gibi çok ahmak, Onu göremediler, bir “Peygamber” olarak. Çünki anlamadılar, Peygamber olduğunu, Onlar görmüş oldular, “Abdullah’ın oğlu”nu. Yalnız dışa baktılar, maddeye saplandılar, O gözle bakınca da, maalesef aldandılar. “Sıddık-ı ekber” gibi, onlar da inanarak, Eğer görseler idi, Onu Resul olarak, Onlar da, Onun gibi küfürden kurtulurdu, Ona iman ederek, hidayeti bulurdu.) Bu sözleri dikkatle dinleyen Sultan Mahmud, Gönülden kabul edip, sevindi, oldu hoşnud. Ve “Bir kese altın”ı, ettiyse de hediye, O, hiç kabul etmedi, “İhtiyacım yok” diye. Dedi ki, (Öyle ise, bir hatıra ver bana) Mübarek hırkasını çıkarıp verdi ona. İzin alıp giderken, sultan Mahmud Gaznevi, Kalkarak uğurladı, bu sefer kendileri. Sultan dedi; (Az önce, geldiğimde buraya, İltifat etmediniz, kalkmadınız ayağa. Şimdi ise ayakta ilgi gösterirsiniz. Bunun hikmetini de, lütfen söyler misiniz?) Buyurdu ki; (Az evvel, bir gururla gelmiştin. Ve beni imtihana tevessül eylemiştin. Şimdi attın o kibri, büründün dervişliğe, Ayağa kalkmamızın, sebebi budur işte.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT