BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > UÇK hem ordu hem siyasî güç!

UÇK hem ordu hem siyasî güç!

Kosovalıların iki başbakanı görünüyor. Biri eski başbakan Buyar Bugoşi, diğeri ise UÇK’nın tayin ettiği Haşim Taci. Ancak, ordulaşan UÇK siyasî gücü de ele geçiriyor



Arnavutluk’ta resmî rakamlara göre göçmenlerin sayısı 350 bin dolayında. Ancak bu rakamın 500 bini aştığı belirtiliyor. Çünkü, sınırdan geçişte Kosovalı göçmenler sayıma tâbi tutulmuyorlar. Öyle bir akın oluyor ki, kimi durdurup sayacaksın? Kimin kimliğini isteyeceksin? Kimlikleri ellerinden alınmış. Kendi varlıklarını ispat edecek bir belge yok. Kosovalı olduğuna inandırabilmek de ayrı bir dert. Ama bu olağanüstü şartlarda kimse, inandırıcılık aramıyor. Yalnız problem, belge olmadığı için, başka ülkelerdeki akrabaların yanına gitmek isteyen Kosovalılar da çıkıyor. Bazıları belgelerini saklayabilmişler. Aynı aileden bazılarının pasaportu var, bazılarının pasaportu yok. Bu durumda aile Avrupa’daki yakınının yanına gidemiyor. Göçmenler arasında dramatik sahneler yaşanıyor. Bana kılavuzluk eden genç adamın adı Mülazım Niş’ti. Ailesi Kosovalı kendisi ise Türkiye’de doğmuş, daha sonra Priştine’de tıp fakültesine yazılmış, buradan kaydını Tiran Üniversitesine aldırmış ve sonuçta yedi yıl Arnavutluk’ta yaşamış. Bu arada Kosova’dan gelen bir gençle yakın arkadaş olmuş. Bu genç sonra Almanya’ya mülteci olarak gitmiş. Mülazım Niş de Türkiye’ye dönmüş. Kosova olayları başlayınca Mülazım, arkadaşının ailesini düşünerek Tiran’a geliyor ve televizyona ilân veriyor. Arkadaşının ailesini arıyor. Ancak Halim Binakaj (Binekay) ailesi daha Cekova’nın Dev (İsmi Türkçe Deve’den geliyor.) köyündedir. Aile ilânı Arnavut televizyonundan seyrediyor ama hiçbir şey yapamıyor. Birkaç gün sonra köylerini Sırp milisler basıp “Hadi Arnavutluk’a gidin! NATO size yardım etsin!” diyerek amansız bunları köyden çıkarıyorlar. Sırp milisler kafilenin sonunda kalan yedi genci öldürüyorlar. Bu gençlerden biri köye misafir gelmiştir. Halim Binekay, karısı, kardeşi, kardeşinin dört küçük çocuğu ve hamile karısı yola düşüyorlar. Milisler üzerlerinde ne var ne yok hepsini çalıyorlar. Milisler köye baskın verdiğinde Halim’in 13 yaşındaki kızı Fane başka bir köye, halasına, gelini (Mülazım’ın arkadaşının karısı) Luntiriye Kiday da, ailesinin köyüne misafirliğe gitmişlerdir. Bir baskında aile parçalanıveriyor. Fane ve Luntiriye şimdi nerede ne yapıyorlar, öldüler mi sağ mı, bilinmiyor! Bu estantanenin birkaç ibretlik sahnesi var. Mülazım’ın mülteci arkadaşına yardım için koşması, ailenin parçalanması... İnsanların yurtlarından olması... Sırpların akıl almaz caniliği... Böyle sahneler göçmenler arasında o kadar çok ki... Tiran’a ikinci gelişimin ilk günü bana kamplarda Hıristiyanlık propagandasından bahsetmişlerdi. Ertesi günü sun’î göl kıyısına kurulmuş kampı gezerken bir Hıristiyan tarikatının üyeleriyle karşılaştım ve birlikte resim aldırdım! Bu tarikat genç üyeleri yardım için gelmişlerdi ama “inançlı Hıristiyan” olarak misyonlarını da unutmuyorlardı! Kampa, şu anda Sırpların elinde esir olan Kosova Cumhurbaşkanı İbrahim Rugova’nın tayin ettiği Bujar Bugoşi de gelmişti. Onunla birlikte dolaştık. Kosova yönetimde ağırlık artık Kosova Kurtuluş Ordusu (UÇK)’ya geçti. Bugoşi, Başbakanlığını hissettirmek için her türlü manevrayı yapıyordu. Kendisine UÇK’nın temsilcisi Haşim Taci’nin mi, yoksa kendisinin mi başbakan olduğunu sorduğumu ve bu acılı günde siyaset yapmak istemediğini daha önce yazmıştım. Bugoşi birkaç gün sonra düzenlediği basın toplantısında kendisinin başbakanlığının devam ettiğini açıkladı ama UÇK buna önem vermedi! UÇK’nın düzenli bir ordu hâline gelmeye başlamasıyla Kosovalılar arasında siyasî ağırlık da artık UÇK’ya geçti. Eski yönetim giderek tasfiye olacak. Şu anda silâh UÇK’da! ¥ ARSLAN TEKİN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT