BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tevekkül nedir?

Tevekkül nedir?

Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir.



Tevekkül, dinimizin bildirdiği sebeplere yapıştıktan sonra neticeyi sebeplerden değil, sebepleri yaratandan beklemektir. (Bir işe başladığın zaman, Allahü teâlâya tevekkül et, O’na güven!) ayet-i kerimesi, tevekkül ile beraber azmederek çalışmak gerektiğini gösteriyor. (3/159) Tevekkül, değiştirilmesi insan gücünün dışında olan üzücü olayları, ezelde takdir edilmiş bilip, üzülmemek, Allahü teâlâdan geldiğini düşünerek seve seve karşılamaktır. İnsan, bir işin neticesinin iyi mi, kötü mü olacağını bilemez. Hayır zannettiği çok şey, şerle, şer zannettiği çok şey de, hayırla neticelenebilir. Muhakkak şu işim olsun diye ısrar etmemeli, “Hayırlı ise olsun” demelidir. Allahü teâlâ, kimseye muhtaç olmamak için çalışmayı, hasta olmamak için tedbir almayı, hasta olunca ilaç kullanmayı, görebilmek için ışığı sebep kılmıştır. Sebebi, istenilen şeye kavuşmak için bir kapı gibi yaratmıştır. Birşeyin hasıl olmasına sebep olan şeyi yapmayıp da sebepsiz olarak gelmesini beklemek, kapıyı kapayıp pencereden atılmasını istemeye benzer ki, bu, akla ve dine uygun değildir. Allahü teâlâ, insanların, ihtiyaçlarına kavuşmak için bu sebepler kapısını yaratmış ve açık bırakmıştır. İnsanların vazifesi kapıya gidip beklemektir. Sonrasını O bilir. Kesin etkililer Bazı ilaçların mesela antibiyotiklerin bakterilere karşı tesiri, ekmeğin açlığı, suyun susuzluğu gidermesi gibidir. Yangını su ile söndürmek de böyledir. Etkisi kesin olan bunun gibi ilaçları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır, haramdır. Hadis-i şerifte, (Her hastalığın ilacı vardır. Yalnız ölüme çare yoktur.) buyurulmuştur. Hz. Musa, hastalanınca, “ilaçsız da Allahü teâlâ şifa verir” diyerek ilaç kullanmadı. Allahü teâlâ (İlaç kullanmazsan şifa ihsan etmem) buyurdu. İlacı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merak etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim adetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun? İlaçlara tesir veren kimdir? Elbette tesirleri yaratan benim) buyurdu. Doktora gitmeli, ilaç kullanmalıdır. Fakat, doktora ve ilaca güvenmemeli, şifayı Allahü teâlâdan istemelidir! İlaç kullanıp da iyi olmıyan, ameliyat masasında ölen az değildir. Kur’an-ı kerimde (İmanınız varsa, Allahü teâlâya tevekkül ediniz!) buyuruldu. Hadis-i şerifte de, (Allaha hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabah aç kalkıp, akşam tok dönen kuşlar gibi sizi de rızıklandırırdı.) buyuruldu. Hz. İbrahim, mancınıkla ateşe atılırken, Hasbiyallah ve nimel vekil dediği hadis-i şerifle bildirilmiştir. [Bana Allahım yetişir, O ne iyi vekil, ne iyi yardımcı demektir] Ateşe düşerken Hz. Cebrail gelip, “Bir dileğin var mı?” diye sorunca, “Var, fakat sana değil” diyerek sözünün eri olduğunu gösterdi. Kur’an-ı kerimde de, (Sözünün eri olan İbrahim) diye metholundu. Âlimlerden birine “Hep ibâdetle meşgul oluyorsun, ne yiyip ne içiyorsun?” dediler. O da, dişlerini gösterdi. “Değirmeni yapan suyunu gönderir” demek istedi. Çünkü rızıkları Allahü teâlânın gönderdiğine inancı tamdı. Bir âyet-i kerime meali: (Yeryüzündeki her canlının rızkını, Allahü teâlâ, elbette gönderir.) [11/ 6] Veysel Karani hazretleri, nasihat istiyen birine “Şam’a yerleş” buyurdu. O da “Acaba Şam’da geçim nasıldır?” dedi. Ona “Rızıklarından şüphe edenlere nasihat fayda etmez” buyurdu. Tevekkül, kalb işidir, imandan meydana gelir. Allahü teâlânın lütf ve ihsanının pek çok olduğuna iman etmekle hasıl olur. Bu hâl, kalbin vekile itimat etmesi, güvenmesi, ona inanması ve onun ile rahat etmesidir. Böyle bir insan dünya malına gönül bağlamaz. Dünya işlerinin bozulmasından dolayı üzülmez. Rızkından endişe etmez. Mesela, iftiraya uğrayan bir kimse, mahkemeye düşünce kendine bir avukat tutar. Şu üç şeyde avukata güvenirse, bu kimsenin kalbi rahat eder: 1- Avukatın, ona yaptıkları iftirayı iyi bilmesidir. 2- Bildiğini iyi anlatmak için, doğruyu söylemekten çekinmemesi. 3- Avukatın bunu canla başla savunacağına inanmasıdır. Avukatına böyle inanır, güvenirse kendi ayrıca uğraşmaz. (Allahü teâlâ bize yetişir. O ne iyi vekildir) ayet-i kerimesini iyi anlayıp, “Rızık takdir edilmiş, ayrılmış, vakti gelince bana yetişir” der. Şu hâlde dinimiz, çalışmayıp, boş oturup tevekkül ediyorum demeyi yasaklamaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99326
    % -0.51
  • 5.564
    % -3.14
  • 6.3027
    % -2.78
  • 7.3659
    % -2.88
  • 236.892
    % -2.65
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT