BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh”

Ahmet Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh”

Bu zat bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar, Gaflete gelmeyin ki, âhirette “Hesap” var. Yâni “Günah” olarak ne yaptıksa bu günde, Orada hesabı var, yarın “Mîzan” önünde.



Bu zat bir sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar, Gaflete gelmeyin ki, âhirette “Hesap” var. Yâni “Günah” olarak ne yaptıksa bu günde, Orada hesabı var, yarın “Mîzan” önünde. Ey insanlar, bilhassa kaçının “Kul hakkı”ndan, Mahşerde zor kalkılır zîra bu hak altından. Eğer ki “Âhiret”e kalırsa bir hakkınız, Hakınız ne kadarsa, o kadar alırsınız. Helâl etmiş iseniz dünyada onu fakat, “Bin katı” alırsınız âhirette mükâfat. Ters dahi dönebilir hesaplar âhirette, O zaman borçlu çıkıp, kalırsınız hayrette. Nice alacaklılar vardır ki zîra o gün, “Borçlu” hâle düşüp de, helâk olur büsbütün. Hiç üzülmemek için yarın “Mahşer günü”nde, Hiç kimseye bir zarar vermemeli bu günde.) Bir gün Resul-i ekrem buyurdu eshabına: Eskiden birkaç kişi gitti bir kabristana. Dediler ki: (Bir dua edelim Rabbimize, Ölülerden birini diriltsin şimdi bize. Ölüm ve âhiretten haber versin azıcık, Ona göre dünyada yapalım bir hazırlık.) Evvela abdest alıp, kıldılar hepsi namaz, Sonra da el kaldırıp, ettiler dua, niyaz. Hak teâlâ izniyle, bu dua akabinde, Bir mevtâ dirilerek kalkıverdi kabrinde. Yüzünde vardıysa da biraz secde eseri, Yine “Siyah” olmuştu yüzünün bazı yeri. O mevtâ dile gelip, dedi ki: (Ey insanlar, Gafletle yaşamayın, “Âhiret” var, “Hesap” var. Yatarım şu mezarda doksan küsur senedir, “Ölüm”ün sarsıntısı hâlâ üzerimdedir. Ölüyormuşum gibi, şimdi de yine aynen, O şiddetli acıyı hissediyorum hâlen. Harcamışız bu ömrü fuzûlî şeyler ile, Lâkin şimdi pişmanlık ve üzülmek nâfile.) Bir gün de buyurdu ki: (“Ölüm” var, bu, pek kat’i, “Âhiret”te bulunur her şeyin hakîkati. Orada iki yer var, ya “Cehennem”, ya “Cennet”, İnsanlar bu yerlerde kalırlar ilelebet. Dünyadaki işlerden sorulur ince ince, “Cehennem”e atılır, cevap veremeyince. Ameller karşılıksız kalmıyor orada hiç, Ya “Ebedî bir azab”, ya da “Sonsuz bir sevinç”.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT