BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Masonlar da şeffaflaştı

Masonlar da şeffaflaştı

Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, kapılarını medyaya araladı. Mason Büyük Üstadları gazetecilere ‘mabed’ denilen localarını gezdirdi.



Dünyayı her geçen gün biraz daha saran ‘açıklık’ modasına masonlar da uydu. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası, kuruluşunun 90. yıldönümünde -yarım da olsa- gazetecilere kapılarını açtı. Gazete ve televizyon temsilcilerine ‘mabed’ adını verdikleri toplantı salonlarını gezdiren Mason Büyük Üstadı Sahir Talat Akev, açıklık kararının önemli bir aşama olarak nitelendirdi, buna rağmen mason derneğinin dışa kapalı olduğunu vurguladı. Açıklığın en büyük gerekçesi ise ‘dışarıya bilgi verilmediği için’ aleyhte yapılan yanlı ve yanlış yayınlar olarak gösterdi. Önceki akşam Beyoğlu, Nur-u Ziya Sokak’taki Türkiye Büyük Locası’nda yapılan toplantı kokteylle başladı. Gazeteciler için yapılan tanıtım toplantısının ikinci aşamasında multivizyon gösterisi vardı. Multivizyonda masonluğun tarihi hakkında bilgi verildi; Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nde masonluğun seyri anlatıldı. Tarihteki ünlü masonların da tanıtıldığı gösteriden sonra yemeğe geçildi. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Locası Büyük Üstadı Sahir Talat Akev, bir konuşma yaptı ve soruları cevaplandırdı. Daha sonra masonların her 15 günde bir toplandıkları localar gezdirilerek basın mensuplarına bilgi verildi; sembollerin anlamları anlatıldı. GİZLİLİĞİN İLK PERDESİ Gazetemize davetiye geldiğinde doğrusu heyecanlandım. Masonlar ilk kez kapılarını basına açacaklardı. Bu perdelerin tamamen açılması anlamına gelmiyordu. Sadece ilk perdenin birazcık aralanmasıydı. Masonlar tüm faaliyetlerini gizli yaptıkları için geçmişten günümüze hep ilgi odağı olmuşlardı. Gazetecilerin meraklı soruları daha kokteyl sırasında başladı. Büyük Loca’nın üst düzey yöneticileri, gazeteci gruplarının bitmek tükenmek bilmez sorularını cevaplamaya başladı. 5 katlı binanın sadece giriş kısmı açılmıştı basına. Üst katlara çıkışı önlemek için görevliler merdiven başını ve asansör girişini tutmuştu. Hemen üstteki balkondan davetlilerin fotoğrafını çekme isteğimiz bile ancak izinle ve bir görevlinin refakatinde gerçekleşti. Önce Büyük Üstad Sahir Talat Akev’le tanıştık. Ardından onun yardımcılarından gazeteci Yaşar Aysev’le... Bize Av. Ahmet Erman refakat etti. Ahmet Bey, ünlü Ceza Hukuku Profesörü Sahir Erman’ın oğlu... Masonluğa genç yaşlarda girmiş, 31 yıldır teşkilatın içinde... Yemekte ise ünlü bir sanatçı vardı masamızda: Modern Folk Üçlüsü’nden tanıdığımız, aynı zamanda diş hekimi olan Doç. Dr. Ahmet Kurtaran... Kurtaran, masonluğun ilk şartının bir yaratıcıya inanmak olduğunu söylüyor. Ateistleri aralarına almıyorlar. Hürriyet kavramı daha sonra geliyor. Zaten bu yüzden Türkiye’de masonlar ikiye ayrılmış. 111’ler grubu denen masonlar ‘hürriyet’ kavramını ‘yaratıcı’ inancının önünde tutuyorlar. Büyük Loca, İskoç kökenli... 111’ler ise Fransız kökenli... Masonların yaratıcıya verdikleri isim: Evrenin Ulu Mimarı. Ahmet Kurtaran, “Biz Allah’ın varlığını kayıtsız ve koşulsuz kabul eden masonlarız. Bizim için Allah’ı reddetmiş olmak, mason olmamakla eşdeğer” diyor ve şunları ilave ediyor: “Geleneksel masonluk tanrı inancını şart koşan bir akımdır. Fransız akımı ise ateistlerin de mason olabileceğini kabul etti ve bizden ayrıldı.” MASONLUĞUN İKİNCİ ŞARTI Masonlukta üyeliğe kabul için, ‘yaratıcıyı kabul’den sonra ikinci şart, “18 yaşını bitirmiş, esir veya özürlü olmayan, er kişi olmak.” Yani gençler, sakatlar ve kadınlar mason olamıyor. Kıyamet de burada kopuyor zaten. Masonlar amaçlarını ‘mükemmele ulaşmak’ olarak tanımlıyor. Bir bayan gazeteci, “Tümüyle kadınlara kapalı bir organizasyon nasıl mükemmel olabilir” diye soruyor. Bunun cevabını doğrusu hiçbir mason veremiyor. Büyük Üstad Akev, “Masonluğun kuralı bu. Değiştirebilecek durumda değiliz” diyor. Bir başka gazetecinin dillendirdiği, ‘Bu kural, kadınlar sır tutamaz gerekçesine mi dayanıyor’ sorusu ise mizahi bir cevapla geçiştiriliyor: “Biz buraya mükemmel olmaya geliyoruz. Kadınlar zaten mükemmel...” Masonların büyük üstadları 2 yılda bir seçiliyor. İkinci kez seçilme imkanı da var. Önceki dönemin Büyük Üstad’ı Tunç Timurkan da toplantıda var. Bize refakat eden masonlar, mason olduklarını gizlemekdiklerini vurguluyorlar. Ancak isteyenin de açıklamak zorunda olmadığını belirtiyorlar. Uzun konuşmalardan sonra bir gazeteci biraz da sert bir dille: “Sizi uzun uzun dinledik. Masonluğun tarihini anlattınız. Bilgiler verdiniz. Ancak hâlâ masonluğun ne olduğunu anlayabilmiş değilim” diyor. Bu sorunun cevabı Tunç Timurkan’dan geliyor: “Bizler 30 senede zor anladık. Hatta aramızdaki pek çok kişinin anladığından da şüpheliyim. Masonluğun her bir derecesi bir felsefeyi ifade ediyor, öyle 1 - 2 saatte anlaşılamaz.” SORULAR, SORULAR Sahir Talat Akev, Türkiye’nin 8 büyük şehrinde 160 locaları, 12 bin üyeleri olduğunu söylüyor. Üç ilkeleri var: Kardeşlik, eşitlik, özgürlük. Birbirlerine ‘Kardeş’ diye hitabediyorlar. Masonluğu, ‘gerçekleri arayan ve felsefesi olan bir teşkilat olarak tarif ediyorlar. Localarda dini ve siyasi tartışma yasağı var. Masonluğa alınacak kişi hakkında, önce sıkı bir güvenlik soruşturması yapılıyor. Kriter, ‘masonluğu anlayabilecek kapasitede olması.’ Masonluğa girdikten sonraki ilk aşama çıraklık, ardından kalfalık ve üstadlık dereceleri geliyor. Avrupa’da duvarcı ustalarının kurduğu ‘masonluk’ta 33 dereceli bir yükselme grafiği var. Bu 33 derece, kişinin istidadına göre 13 yılda da alınabiliyor, 33 yılda da... Mesela Doç. Dr. Ahmet Kurtaran, masonluğa 17 yıl önce girmesine rağmen, dereceleri hızla tırmanarak kısa sürede loca başkanlığına gelmiş. ‘Üstad-ı muhteremler’ arasındaki yerini almış. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nda yıllık aidat 50 milyon lira. Masonların kasasına bakan “Büyük Hazine Emini” Necmi Karakullukçu, aidatın seneye 90 milyon lira olacağını söylüyor. Aidat dışında bağışlar da kabul ediliyor. Localar, aynı çatı altında olabiliyor. Mabedlerinde her gün farklı bir locanın toplantısı var. Localar kendi gündemlerini kendileri belirliyor. Yeni Şafak’tan Ahmet Taşgetiren, asker masonlar olup olmadığını soruyor. ‘Evet, var’ cevabını alıyor. ‘Sizin kurallarınızla askeri kural ve hiyerarşi çelişmiyor mu?’ sorusuna “Bizim kurallarımız askeri kurallarla çelişmez” cevabı veriliyor. Ahmet Kurtaran, aralarında generallerin de bulunduğu asker üyelerinin olduğunu söylüyor. Masonluğa üyelik, Dernekler Kanunu kuralları içerisinde yapılıyor. TALAT PAŞA KURDU Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk mason teşkilatı 1861 yılında kuruldu. Ancak bir yıl yaşayabildi. İkinci kez, 1 Ağustos 1909 günü, daha sonra sadrazam olan Talat Paşa tarafından kuruldu. Atatürk, tüm derneklerle birlikte Mason localarını da 1935 yılında kapattı. Masonlar bunu, ‘uykuya dalmak’ olarak tanımlıyor. Uykudan uyanmalarının tarihi 1948 yılında M. Kemal Öke başkanlığında oldu. Bu tarihten sonra üyelerini artırarak bugüne geldiler. Masonlar ‘gerek duymaları halinde’ masonluktan istifa edebiliyorlar. Ancak bu masonluktan ayrılmak anlamına gelmiyor. Bu istifa “Uykuya daldı” şeklinde ifade ediliyor. Kabul edilmesi durumunda tekrar teşkilata dönebiliyor. Masonlar arasında çeşitli mesleklerden ünlü simalar var. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın ‘açıklık’ kararının ikinci aşaması, “Doğudan Batıya İnsanlık Köprüsü: Masonluk” isimli sergi olacak. Topkapı Sarayı bahçesindeki Aya İrini’de 2 Mayıs günü açılacak sergide masonlukla ilgili semboller, kitaplar ve giysiler sergilenecek. Halka açık olan sergi 14 Mayıs gününe kadar gezilebilecek.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT