BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sağlık Ocağı tasarruf tedbirlerine takıldı...

Sağlık Ocağı tasarruf tedbirlerine takıldı...

Sayın Sağlık Bakanımız, Kemerburgazlı sizden çözüm bekliyor. Binlerce insan perişan.... Sağlık Bakanlığı’nın en önemli görevi, halkın sağlıkla ilgili problemlerini çözmek değil mi? En azından biz öyle biliyoruz. Ama gelin görün ki, Kemerburgaz Sağlık Ocağı için alınan karar bu bölge insanı için kâbus oldu.



Sayın Sağlık Bakanımız, Kemerburgazlı sizden çözüm bekliyor. Binlerce insan perişan.... Sağlık Bakanlığı’nın en önemli görevi, halkın sağlıkla ilgili problemlerini çözmek değil mi? En azından biz öyle biliyoruz. Ama gelin görün ki, Kemerburgaz Sağlık Ocağı için alınan karar bu bölge insanı için kâbus oldu. Sağlık Bakanlığı ülke genelinde aldığı tasarruf tedbirleri doğrultusunda 30 binin üzerinde insanın yaşadığı bölge olan Kemerburgaz ve Göktürk’te, Kemerburgaz ve Göktürk Sağlık Ocağı’nın 24 saat hizmetini sona erdirerek, normal mesaiye çevirdi. Böylece en yakın sağlık kuruluşuna en az 20 km mesafede bulunan ve özel bir sağlık kuruluşu dahi olmayan buralarda yaşayan binlerce insan mağdur oldu. Hem de öyle bir mağdur oldular ki acil vakalarda çaresizlik yaşadılar, yaşıyorlar. Tabii burada yaşayanların gelir düzeyi de hiç düşünülmemiş. Taksi tutmak, tutup da en yakın Şişli Etfal Hastanesi’ne veya SSK Eyüp Hastanesine gitmek ayrı bir dert. Ama Sağlık Bakanı Osman Durmuş bölgenin durumunu bilmediği için, halk da sesini duyuramadığından, hep oldu bittiler galip geldi. Özellikle hafta sonları İstanbulluların yeşile hasret gidermek için pikniğe geldiğinde hastalanmamaları lazım. Çünkü bölgenin tek sağlık kurumu haftasonu mesai yapmıyor. Kemerburgaz, Göktürk ve civarı özellikle yaz aylarında hafta sonu nüfusu 50-60 bine ulaşıyor. Hele akşam saatlerinde piknik için gelenlerin saatler süren geri dönüş trafiğinde acil hasta olduğunuzu düşününüz. Sayın Durmuş, bir de bölgenin güvenliğini sağlayan Jandarmanın çektiği sıkıntıyı düşünün. Tasarruf yapılıyor. Ama bir trafik kazası oldu. İnşallah yaralanmalı olmaz, çünkü hasta hastaneye gidene kadar neler yaşar bilinmez. Oldu ki hasarlı bir trafik kazası. Rapor tutulacak. Alkol muayenesi için taraflar en yakın 20 km mesafedeki Şişli Etfal Hastanesi’ne gitmesi gerekiyor. Yapılan masrafı siz düşünün. Ya bir de darp, kavga, yaralama olursa ne olur? Bu tasarruf mu? Evet, Kemerburgaz Sağlık Ocağında çalışan personelin yarısı belki başka hastanelerde boşlukları bir nebze olsun doldurdu ama ya Kemerburgazlılar ne yapacaklar!!! Yine kaş yaparken göz mü çıkardık!... > Sadi Sözen - İSTANBUL Sağlık Ocakları ne için var? Sağlık Bakanı’nın dikkatine; İzmir’in Karaburun ilçesi, Mordoğan beldesinde ikamet etmekteyim. 6 bin nüfuslu küçücük beldemiz genellikle turizmle geçinir. Ama turizm de temmuz ve ağustos aylarında oluyor, yani senede 2 ay... 2 ay çalışıp 10 ay geçinmek kolay mı? Tütünü de bitirdiler. Artık vatandaş elektrik faturalarını bile ödeyemez hale geldi, birçok ev karanlıkta... Bütün bunlar yetmezmiş gibi, sağlık ocağımızdaki muayene ücretini de 4.5 milyon yaptılar. Halbuki bu ücret 4 ay önce 500 bin liraydı. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur mensupları 1 milyon liraya muayene olabiliyorlar. Fakat buradakilerin çoğu SSK’lı. Sağlık Ocağımız bu aralar çok sakin günler geçiriyor... Sayın Bakanım, bu ocakların ücretlerinin neredeyse özel muayenehane kadar olması normal midir? Sağlığı halkın ayağına götürme anlayışı bu mu? Böyle bir kriz ortamında, birçok insanımız işsiz iken, kaçımız muayene olabileceğiz? > Birgül Zorbaz - Mordoğan İZMİR Bizi bu hale getirenler utansın! MHP’nin başlattığı “Türkiye Sevdalıları Türkiye’yi Konuşuyor” kampanyası çerçevesinde ilgili milletvekilleri biz Demirköylüler ile de buluştular. Nazif Okumuş, Mustafa Zorlu, Yalçın Kaya, Orhan Bıçakçıoğlu gibi ağır toplardan oluşan MHP heyetine muhtarlarımız yöremizle ilgili olarak bir rapor sundular. Muhtarlarımızın raporuna göre; ilçemizde bulunan 10 işyeri özelleşti ve buradan alındı. 1. Orüs fabrikası özelleşti, 2. Orman Ana Tamirhane kapatıldı, 3. Maden Tetkik Arama kapatıldı, 4. Türkmaden fabrikası kapatıldı, 5. Askerlik Şubesi kapatıldı, 6.Zirai Donatım Kurumu kapatıldı, 7. Tarım Kredi Kooperatifi kapatıldı, 8. Cezaevi kapatıldı, 9. İş Bankası kapatıldı, 10. Halk Bankası kapatıldı. Hastanenin durumu ne olacak, belediyemizin itfaiyesi bile yok, tapu kadastro çalışmaları tamamlanmadı... Orman köylüsüyüz ama odunu büyük şehirlerde yaşayanlardan daha pahalı alıyoruz. Yöremiz turizm için geliştirilmeli ve daha bir sürü istek... Bizi bu hale düşürenler utansın!.. Artık laf değil, icraat istiyoruz. Muhtarlarımız da bunu belirttiler. Umarım MHP’nin ağır topları olan milletvekilleri söylediklerini yaparlar... > Türkan Üresin - DEMİRKÖY Vergilerimiz nerelere harcanıyor? İstanbul bir dönem su sıkıntısı çekmişti. Yöneticiler yeni su kaynakları için yatırım yapacaklarına, İSKİ’nin içini boşaltıp yandaşlarına dağıtmışlardı. Bütün bu olaylar basına ve yargıya aksetmişti. Ankara’da bulunan yetkililer de bu duruma çare bulmak için, İzmit’te bir baraj inşasına karar vermişler, İstanbul’un suyu bu barajdan karşılanacaktı. İSKİ’ye gelen yeni yönetim, akıllı ve başarılı yatırımlarla İstanbul’un su problemini şimdilik bitirdi. İlerde de susuzluğun çekilmemesi için büyük gayret gösterdikleri ortada. İzmit’te yapılan baraj biteli de epey zaman oldu. Bu baraj Hazine garantili, yapımcı konsorsiyuma suyun bedeli verileceği garantilenmiş. İstanbul Belediyesi bu suyu pahalı buluyor, kendilerince haklı olarak İstanbullu’ya daha ucuz su temin ediyorlar ve başarılı da oldular. Hazine de suyu boşa akan barajın konsorsiyumuna yılda 200 milyon dolar ödüyor, şu ana kadar 800 milyon dolar ödenmiş, 15 yıl boyunca bu parayı ödemeye de devam edecekler... İstanbul’un suyunu Ankara’dan halletme sevdasının ülkemize kaç milyar dolara malolduğunu da varın siz hesaplayın... Aynı şekilde, Ankara’da planlanıp yapılan ve şimdi kapalı olan havaalanları için bu yoksul halktan toplanan vergiden kaç katrilyon harcandığını da yine bilenler hesaplamalı. Şimdi bunlara bir de kullanılmadığı halde parası ödenecek doğalgaz ilave olacak...Cep telefonundan %66, kaynayan tencereden, bebeğin içtiği sütten %18 vergi al; bunu da Ankara’daki bürokrasi har vurup, harman savursun... Bütün yetkileri de ellerinde bulundursunlar, köyleri bile Ankara’dan yönetsinler, ipleri sakın gevşetmesinler; böyle bir nema bırakılır mı!.. “Kira geliri yoğun bir şekilde denetleniyor” Bir okuyucum “Kira Gelir Vergisi” ile ilgili tereddütlerini dile getirmiş, ben de bu köşede yer vermiştim. Konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürü M. Akif Hamzaçebi aradı, bu konuda yoğun bir şekilde denetimlerde bulunduklarını; bilgisayar projesi, vergi kimlik numarasının yaygınlaşmasıyla bu tür problemlerin daha da azalacağını belirtti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT