BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sarı fotoğraflar

Sarı fotoğraflar

Çabuk unutan bir toplumuz biz; hem de çok çabuk. Son çeyrek yüzyıllık kültürel ve sosyal hayatımıza baktığımızda bizi yukarılara çıkaran ve bu konuda gerçekten başarılı olmuş isimlerin sadece tebessüm veya hüzünle hatırımıza geldiğini görüyoruz.



Çabuk unutan bir toplumuz biz; hem de çok çabuk. Son çeyrek yüzyıllık kültürel ve sosyal hayatımıza baktığımızda bizi yukarılara çıkaran ve bu konuda gerçekten başarılı olmuş isimlerin sadece tebessüm veya hüzünle hatırımıza geldiğini görüyoruz. Hemen bir çırpıda onlarca isim fotoğraflarıyla birlikte gelip geçiyor kalbimizden ve beynimizden. Bazılarını hatırladığımızda içimiz "cız" ediyor, bazılarını pek de hayırla yadetmiyoruz. Ama onlar yaşamıştır ve dünya görevlerini tamamlayarak geçip gitmişlerdir gerçek mekanlarına. Peki, onlardan geriye ne kalmıştır? Ya da bizden geriye ne kalacaktır? İyi bir eser, haktanır evlatlar ve vefalı bir hatırlayış... Türker İnanoğlu Vakfı (TÜRVAK) kurucusu Türker İnanoğlu, sanıyorum bu düşüncelerden yola çıkarak önemli bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor. "Tiyatroya Vefa" ana başlığı altında afiş, fotoğraf ve belgelerle "Dünden Bugüne Tiyatrolarımızdan Seçmeler Sergisi" açacak olan TÜRSAK, işte böyle bir hafıza tazelemesine götürecek sanatseverleri... Sanat müzesi "Geçen yıllar içinde maddi manevi çok şey kazandığım sinemaya bir nebze de olsa borcumu ödeyebilmek için TÜRVAK'ı kurdum. Bu vakfın başlıca amaçları arasında eğitime ve bilgilendirmeye katkıda bulunmak da vardır. Sinema müzesi kurmak için teşebbüse geçtiğimde bana en büyük desteği tiyatro kökenli sinemacı dostlarım, vefat eden değerli tiyatrocuların aile bireyleri verdi. Hazırladığım müzede tiyatro kökenli sinemacılar için ayrı bir bölüm ayırmıştım. Elimdeki belge ve fotoğraflar o kadar çoğaldı ki, bunun bir bölümde kalamayacağını anladım. Tiyatrocu dostlarımın da teşvik ve desteği ile kalıcı bir sergi açmayı düşündüm" diyerek işe başladığını söyleyen İnanoğlu, bu anlamda bir ilke de imza atıyor. Tiyatroya gönül verenlerin görmesi gereken sergide Ankara Sanat, Arena, Avni Dilligil, BKM Oyuncuları, Çevre, Darülbedayi ve Şehir, Devekuşu Kabare, Devlet, Dormen, Dostlar, Gen-Ar, Enis Fosforoğlu tiyatroları ile Karagöz ve Hacivat, Haldun Taner fotoğraf ve afişleri de yer alacak. Sergi, vakfın Kavacık'taki TÜRVAK Kültür Merkezi'nde 22 Mayıs'ta açılacak. (0 216 425 12 73) ALKIŞ Önce dergide... Dünya Kitap, Türkiye'nin bu alanda yayın yapan en uzun soluklu dergilerinden biri. Faruk Şüyun ve Nermin Sayın'ın gayretleri ile her ay birbirinden ilginç konu ve söyleşilerle ülkemiz yayın hayatına ciddi katkılar sağlayan dergi, 3 Mayıs'ta çıkan yeni sayısında edebiyatımızın önde gelen 16 kaleminin halen üzerinde çalıştıkları eserlerinden bölümlere yer veriyor. Attila İlhan, Bejan Matur, Buket Uzuner, Celal Hafifbilek, Cemil Kavukçu, Erendiz Atasü, Haydar Ergülen, İnci Aral, Mario Levi, Melisa Gürpınar, Murathan Mungan, Nedim Gürsel, Selim İleri, Süreyya Berfe, Turgay Fişekçi ve Yaşar Kemal'in üzerinde çalıştıkları son eserlerinden bölümlerin yer aldığı Dünya Kitap'ta, yeni yayınlar, söyleşiler, kitap tahlilleri, eleştiriler ve haberler de bulunuyor. Edebiyatseverleri oldukça heyecanlandıran yeni sayısıyla aslında bir şeyi daha isbat etmeye çalışıyor Dünya Kitap: Okumuyoruz, ama okumak/okutmak için bir gayret de göstermiyoruz. Eğer yeni çıkan veya hazırlanan eserler hakkında ön bilgimiz olursa, belki kitaplara daha olumlu ve sıcak yaklaşırız... Merak edenler, dergiyle ilgili geniş bilgiyi 0 212 629 08 08 numaralı telefondan alabilirler. EZBER Ada şiirleri 7. Baktıkça iri bir çekirgenin alevler arasında sıçrayışına, bir sıcaklık yürür gözlerime. Baktıkça kuru otlara, bulutsuz göğe ve mavi dikenlere, derin bir susuzluk çöker içime. Tahta kapıdaki çiviye asılı yağmurluğumu alırım hemen elime, her an bir sağanak beklercesine. Çekerim sandalımı kumsala, ömrümün bütün sabahları harmanlanır bir yaz sonu heyecanıyla. Her çalıya takılır eteklerim, o kara yılan her patikada çıkar artık karşıma. Yandıkça anılar yüreğimde ve dağların gölgesi düştükçe vâdiye, ürkerim kendi sesimden bile. Kaçak da olsam tutsak da, sanki ne değişir, kapısız bir zindandır ada bence. Zaman adındaki kancalı korsan her gün uğrar mutlaka eski limana. Sen git buralardan derim kendi kendime, deli kadın git. Bir sepet misket üzümü ve birkaç kanatlı balık için değer mi kendinden uzaklaşmaya. ¥ Melisa Gürpınar (Dünya Kitap'tan)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT