BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyaz Zambak

Beyaz Zambak

Yakınlarda bulunan bir arkadaşından dönen Burçin, caddede geçen arabalardan birinin kendini takip ettiğini farketmişti. Burçin’le birlikte caddede ilerleyen araba, arada bir korna çalıyordu. Burçin aldırmamaya çalıştı fakat korna devam edince başını çevirdi...



Numaraları çevirdiğinde ise karşısına çıkan Burçin’di. Yüreği hopladı, ne yapacağını bilemedi. Uzun zamandır hiç konuşmadığı ama şu günlerde hep aklını kurcalayan, içini çıra gibi yakan Burçin telefonda: -Alo!.. Kimsiniz?.. diyordu. Bir müddet konuşamadı, yüzü kızardı. Bu ses, bu ses, gerçekten onun sesiydi. Nasıl konuşabilirdi, ona ne diyebilirdi?.. Kapatmayı düşündü, sonra cesaretini toplayıp konuşmaya karar verdi. -Burçin, dedi. Ben Mete’yim. Baban var mıydı?.. Mete’nin sesini duyan Burçin de bu beklemediği telefona şaşırmıştı anlaşılan. O da bir süre konuşamadı. -Babam yok, dedi heyecanlı bir sesle. Henüz gelmedi. Acaba telefonu kapatsam mı, yoksa biraz daha konuşsam mı diye tereddüt ediyordu Mete. Terler boşanıyordu her yanından. -Emel teyzem nasıl, iyi mi?.. Burçin’in sesi biraz daha düzelmişti. -Annem iyi. O da bir yere gitti, henüz gelmedi. Mete biraz toparladı kendini. Kendisini yiyecek değil di ya Burçin. -Peki onlara selâm söyler misin benden?.. -Tabiî söylerim. -Peki, dedi Mete yutkunarak. Sen nasılsın görmeyeli, iyi misin?.. -Teşekkür ederim, dedi Burçin. Heyecanlıydı sesi, biraz da şaşkınlık vardı. Ben iyiyim. Sen nasılsın?.. Mete seviniyordu. -Ben de iyiyim. İki gündür babamın fabrikasına gelip gidiyorum. Fabrikadan telefon ediyorum sana. -Fabrikada olduğunu duydum. Tebrik ederim seni. -Çok sağol. Biz seninle uzun zamandır görüşmüyoruz değil mi?.. Burçin’in sesi titredi. -Evet Mete, öyle oldu. Maalesef.. -Baban geldiğinde, bu akşam Raşit eniştemle bir yere gideceklerini hatırlatabilir misin?.. -Tamam Mete, söylerim. -Oldu Burçin. Hadi iyi günler. -İyi günler, başarılı çalışmalar. -Teşekkür ederim Burçin. Telefonu kapadığında alnındaki terleri sildi Mete. “Pöf, ne zormuş onunla konuşmak” dedi içinden. Ne kadar da heyecanlanmıştı ama çok da sevinçliydi. “İnsan ne hallere geliyor, bir daha zor telefon açarım ona...” Sevinçliydi, mutluydu, heyecandan her tarafı titriyordu.  Yakınlarda bulunan bir arkadaşından dönen Burçin, caddede geçen arabalardan birinin kendini takip ettiğini farketmişti. Burçin’le birlikte caddede ilerleyen araba, arada bir korna çalıyordu. Burçin aldırmamaya çalıştı fakat korna devam edince başını çevirdi. O anda bir ses çalındı kulağına. -Burçin hanım, Burçin hanım!.. Arabadan gelen sese döndüğünde Süha’yı gördü. Durdu, gülümseyerek arabanın yanına geldi. -Siz miydiniz Süha bey?..Buyurunuz!.. -Kusura bakmayın, o kadar dalgınsınız ki, böyle korna çalmak zorunda kaldım. -Epeydir farkındaydım da, yabancı birisidir diye bakmıyordum. Bir şey mi istemiştiniz?.. -Çok yorulmuşa benziyorsunuz. Arabaya buyurmaz mısınız?.. -Hayır yorgun değilim, yakın bir yerden geliyorum. Siz zahmet etmeyin. -Benim için şeref olur. İzin verin sizi evinize bırakayım. Burçin bir an düşündü. -Peki, madem o kadar ısrar ettiniz. Arabanın önünden dolaşarak kapıya doğru yürüdü. Süha ön kapıyı açmıştı. Yeşil gözlük takınan, sarı tişört ve lacivert kot giyen Burçin, Süha’nın yanına oturdu. Süha siyah takım elbiseliydi, beyaz gömleğinin üzerinde siyahlı kırmızılı bir kravat takınmıştı. Burçin, Süha’ya bakarak: -Teşekkür ederim Süha, dedi. -Asıl ben teşekkür ederim Burçin hanım. Sizi arabamda görmek büyük bir mutluluk benim için. Burçin yan gözlerle baktı Süha’ya. Gerçekten de çok mutlu olmuştu genç. -Burçin hanım sizce bir sakıncası yoksa ve müsaitseniz sizi gezdirmek isterdim. Onu yakından tanımak isteyen Burçin başını sallayarak kabul etti. -Bence bir sakıncası yok. Biraz gezebiliriz. Bir çocuk gibi sevindi Süha. Burçin, Süha’nın kendisine çok bağlı olduğunu hissetti. Kendisinden çok çekindiğini de anlamıştı. -Nereye gitmek istersiniz Burçin hanım. -Önce bir konuda anlaşalım, dedi Burçin. Bana Burçin hanım demekten vazgeçeceksiniz. Sadece adımı söyleyin yeter. Sultanahmet tarafına gitmek isterim senin için bir sakıncası yoksa. -Siz nasıl isterseniz, dedi Süha biraz utanarak. > DEVAMI YARIN
Reklamı Geç
KAPAT