BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhalefetin çağrıştırdıkları

Muhalefetin çağrıştırdıkları

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisi gibi 5 yıl aradan sonra Parlamentoya geldi ve geldiği gibi, ayağının tozuyla muhalefet adına; ‘nerede kalmıştık’ dedi! Deniz Baykal’ın bu hırçın tavrı, söylemlerinin aksine, geçen senelerin kendisinde hiçbir değişikliğe sebep olmadığını gözler önüne serdi. Türk Cemiyeti ve Türkiye’deki iktidarlar CHP muhalefetine alışıktır!



CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisi gibi 5 yıl aradan sonra Parlamentoya geldi ve geldiği gibi, ayağının tozuyla muhalefet adına; ‘nerede kalmıştık’ dedi! Deniz Baykal’ın bu hırçın tavrı, söylemlerinin aksine, geçen senelerin kendisinde hiçbir değişikliğe sebep olmadığını gözler önüne serdi. Türk Cemiyeti ve Türkiye’deki iktidarlar CHP muhalefetine alışıktır! Bu muhalefet öylesine hırçın ve yıkıcıdır ki, kelimenin tam anlamıyla iktidarları analarından doğduğuna pişman eder! Çünkü; CHP, evvel emirde kendisini rejimin kurucusu ve nerede olursa olsun (ister iktidar, ister iktidar ortağı, ister muhalefet, ister Meclis dışı muhalefet vb.) rejimin teminatı olarak görür ve bu doğrultuda hareket eder. CHP muhalefetinde sizin ne söylediğiniz ve ne yapmak istediğiniz önemli değildir; önemli olan onların ne anladığı, daha doğrusu ne anlamak istediğidir! 58. hükümet, programında yeni bir anayasa gerekliliği üzerine vurgu yapınca; at kaçtı torba düştü! Neymiş efendim? Mevcut iktidar, Meclis’teki çoğunluğuna güvenerek, anayasayı, daha doğrusu rejimi değiştirmek hevesindeymiş!.. Yahu! Sağcısı ve solcusu ile sizler değil misiniz; mevcut 82 Anayasası’ndan şikayetçi olan? Daha açık bir ifadeyle, bu toplumda hemen herkes sivil bir anayasa taraftarı değil mi? İşte; kapısında 40 senedir bekletildiğimiz AB, anayasamızda köhnemiş ve insan hak ve hürriyetlerine ve demokrasinin ruhuna aykırı maddeleri değiştirmemiz ve modern hukuk normlarına uydurmamız için başımızın etini yemiyor mu? İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nden Helsinki Senedi ve Paris Şartı’na kadar altına imza atıp, uygulamak için taahhütte bulunduğumuz yığınla uluslararası anlaşmaları ne yapağız? Bunları rafa kaldırmanın ve görmezlikten gelmenin imkan ve ihtimali var mı? Bir taraftan; hükümeti, AB’ye giriş için sarfettiği çabalardan dolayı desteklediğini söyleyeceksin, öbür taraftan, AB’nin adeta olmazsa olmazı durumunda bulunan; anayasa ve kanunlarımızı Avrupa standartlarına çıkarmaya karşı geleceksin! Samimiyet bunun neresinde Allah aşkına?! Yani, sizi bu anayasa ile ve mevcut kanunlarla AB’ye alırlar diye mi düşünüyorsunuz? O halde zorunuz nedir? Kim olsa (siz de dahil) bu değişiklikleri yapmak zorunda değil mi? Bu sözler, geçen 57. hükümet dönemi dahil, geçen bütün hükümetler döneminde Avrupalılara verilmedi mi? Mevcut anayasanın nasıl ve hangi şartlarda yapıldığını; millete kimlerin kefaletiyle sunulup nasıl tasdik ettirildiğini bilmiyor musunuz? Bu halden rahatsız olmayan (siz dahil) toplumda herhangi bir kesimin varlığı söz konusu mu? O zaman, sizin dahi yapmanız gerekeni başkaları yapmaya kalkınca, neden muhalefet ediyorsunuz? Hem; neden anayasayı değiştirmekle rejime müdahale edilmiş olsun? Sened-i İttifak’tan beri sürdürülen ve özellikle Cumhuriyet döneminde yapılan 24, 61 ve 82 anayasalarının birinci ve en önemli maddeleri rejimi teminata almak değil midir? Bu nasıl bir muhalefet anlayışıdır ki, karşısındakinin kafasının içindekileri okuduğunu iddia edip, gelecekte şunları şunları yapacaklar diye, körü körüne karşı gelmek?! CHP ve Deniz Baykal bu! Muhalefet adına müneccimliğe de soyunur!
Kapat
KAPAT