BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Şahin’ hep yüksekten uçar

‘Şahin’ hep yüksekten uçar

Yokluklarla ve yoksullukla geçen 24 yıl ve ardından tekstilde bir dünya imparatorluğu. Dünya üzerinde çok kısa sürede bu kadar büyük bir başarı hikayesini yakalayan kişi bir de Türk olunca, zafer daha bir önem kazanıyor. Konya’nın Taşlıpınar Köyü’nde tandır ekmek arasında, çökelek yiyerek çobanlık yaptığı günlerden, tekstilde dünyanın 24. büyük şirketini kuran Kemal Şahin’den bahsediyoruz. Türkiye’de doğup büyüyen, ama Almanya’da iş disiplinine sahip olmayı öğrenen Kemal Şahin’in hayatında, bir çok Türk genci için örnek olacak yüzlerce detay bulunuyor.



Askerliği bir hayat tarzı gibi benimseyen Osman Çavuş’un oğlu, her Anadolu kadını gibi yavrusuna sevdalı ‘Fatma Hanım’ın göz bebeği Kemal Şahin, hayat hikayesini gazetemize anlattı. Şahin’in, güncel ekonomik gelişmelere de değindiği açıklamaları şöyle: E.A. - Kısa zamanda çok büyük bir şöhrete ulaştınız. Dünyanın en büyük 24. tekstil şirketini kurdunuz. Küçüklüğünüzden başlayarak, Geldiğiniz bu noktayı hayal edebilir miydiniz? K.Ş. - “Türkiye’nin yüzde 80’i fakir ve kırsal kesimlerden gelen insanlar. Ben de bunun bir parçasıyım. Kıt kanaat geçinen insanlardan biriydim. Konya’nın Taşlıpınar Köyü gibi kırsal kesimde bulunan fakir bir yerde doğdum. İlkokulu ve ortaokulu binbir zorluk içinde okudum. Öğrencilik yıllarımda, annem ekmeğimizi ve yiyeceğimizi köyden yolluyordu. Liseyi de Konya’da yatılı olarak tamamladım. Sonra üniversiteyi Almanya bursu ile kazandım. 1982 yılında da serbest çalışmaya başladım. Almanlar bana mühendis olarak çalışma izni vermediler. O izni alamadığım için serbest çalışmaya başlamıştım.” E.A. -Yani mühendis olarak çalışma izni verilse, Şahinler Holding olmayacaktı. K.Ş. - “Evet aynen öyle...” E.A. - Almanya’daki ilk şirketinizi nasıl kurdunuz? K.Ş. - “Ben metalurji yüksek mühendisiyim. Çalışma izni verilmeyince 2 bin 500 euro sermaye ile işyeri kurdum kendime. Alımı satımı kendi başıma yapıyordum. Önce 1 eleman, sonra 2 derken işyerini büyüttüm. Şimdi de dünyanın 12 ülkesinde faaileyet gösteren, 12 bin çalışanı bulunan, 1.1 milyar euro cirosu olan ve 40 ayrı milletten insanın çalıştığı bir holding seviyesine geldik. Alman hükümeti bana mühendis olarak çalışma izni verseydi, belki başarılı olabilirdim. Ama izin vermedikleri için tekstilci oldum. Şimdi bana ikisi arasında bir tercih yap derlerse, başına yönetici olarak atanacağım kurumları 5 kez satın alacak kadar maddi büyüklüğe ulaştım ben.” E.A. - Türkiye Avrupa’dan nasıl görünüyor? K.Ş. -”Türkiye’nin fakirliği Avrupa’da çok konuşuluyor. Kimse bunu seslendirmek istemiyor, ama Türkiye’ye karşı önyargılar oluşmasını sağlayan en önemli konu bu. Avrupa’nın en fakir ülkeleri Yunanistan ve Portekiz, orada bile milli gelir 13 bin dolar seviyesinde. Türkiye’nin milli geliri 2 bin 500 dolar civarında. En fakir ülkelerle bile 6’da 1 gibi bir fark aramızda. Avrupalılar, ‘70 milyon nüfus, ülkemize saldırıp, işimizi elimizden alır mı?’ diye korku içinde. E.A.- Ülkenin gündemi adeta Irak’taki gelişmelere kilitlendi. Bu konuda elbette sizin de öngörüleriniz vardır. Türkiye için gelecek nasıl olacak? K.Ş. - Irak olayı geçici bir durum. Bu sorun fazla uzun sürmeyecektir. Zaten sürerse bizim için felaket olur. Bu iş çok hızlı biterse, Türkiye’nin savaş sonrası büyük menfaatleri olabilir. Irak yeniden inşaa edilecek. Bunun için en büyük aday Türkiye’dir. Tekstil sektöründe biz Avrupa’nın bir numarasıyız, biz bu bölgede kuş uçurtmayız. Bizim güçlü olduğumuz sahalarda komşumuza kimseyi sokmayız.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101892
    % -1.39
  • 4.6043
    % -1.04
  • 5.3842
    % -1.8
  • 6.1076
    % 0.09
  • 190.254
    % -1.82
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT