BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Irak Türkmenlerinin dünü, bugünü ve geleceği

Irak Türkmenlerinin dünü, bugünü ve geleceği

Irak’a bir ABD saldırısının hazırlandığı bugünlerde Kerkük Vakfı 26 Ocak 2003 Pazar günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezinde bir Sempozyum bir de Panel düzenlenmiştir. Saat 10 ila 17 arasında yapılan Sempozyum ve Panel çok başarılı geçmiştir. Bu bakımdan başta Kerkük Vakfı başkanı diplomat İzzettin Kerkük olmak üzere bütün hazırlayanları ve konuşmacıları tebrik etmek isterim.



Irak’a bir ABD saldırısının hazırlandığı bugünlerde Kerkük Vakfı 26 Ocak 2003 Pazar günü Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezinde bir Sempozyum bir de Panel düzenlenmiştir. Saat 10 ila 17 arasında yapılan Sempozyum ve Panel çok başarılı geçmiştir. Bu bakımdan başta Kerkük Vakfı başkanı diplomat İzzettin Kerkük olmak üzere bütün hazırlayanları ve konuşmacıları tebrik etmek isterim. Irak Türkomanlarının meseleleri bilimsel olarak tartışılmıştır ve salon bütün toplantı boyunca dolu kalmıştır. Bilindiği üzere Irak Türkomanları Musul, Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Duhok, Mahmur, Altun Köprü, Tazehurmatı, Tavuk, Tuzhurmatı, Kifri, Karatepe, Diyala, Hanekin, Mendli, Fedre, Eski Kelek, Telafer Zaho, Selahaddin şehir ve bölgelerinde yaşamaktadırlar. Bugün sayılarının 3 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Musul, Bağdat ve Basra’dan sonra Irak’ın üçüncü büyük kentidir. Irak’ın kuzey batısında, Dicle nehrinin kıyısında, eski Asur kenti Ninive’nin kalıntılarının karşısında kurulmuştur. Bağdat’ın 362 kilometre kuzeybatısındadır. Zengiler 1127-1222, Sultan Bedrettin Lülü 1222-1259 zamanında siyasi bakımdan en parlak dönemini yaşadı. 1258’de Hulagü buraları yakıp yıktı. Katletti. 1508’de Şah İsmail işgal etti. 1534’te Osmanlı egemenliğine girdi. Eyalet merkezi yapıldı. Osmanlı İmparatorluğunu tasfiye eden Lozan anlaşması içinde Musul meselesi halledilmedi. Türkiye 1926’ya kadar hak iddia etti. İngiltere ile anlaşmazlık üç yıl sürdü. 11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi imzalandığında Musul İngiliz işgalinde idi. Ocak 1923’te toplanan Lozan Konferansının ana maddelerinden biri Musul idi. Türkiye Musul’u istiyor. İngiltere ise petrol sebebiyle bırakmak istemiyordu. Musul, Lozan Konferansını çıkmaza sokacaktı. Türkiye ile İngiltere bunu Lozan Konferansı gündeminden çıkardılar, ikili görüşmelerle dokuz ayda halle karar verdiler. Lozan andlaşmasının ilgili maddesi uyarınca Türk İngiliz Görüşmeleri 19 Mayıs 1924’te İstanbul’da başladı. Taraflar görüşlerinde ısrar ettiler. İstanbul Konferansı 5 Haziran 1924’te dağıldı ve Lozan Andlaşması hükümlerine göre iş Milletler Cemiyetine havale edildi. 30 Eylül 1924’te Musul ile ilgili görüşmeler Milletler Cemiyetinde başladı. Türk görüşünü Fethi (Okyar) bey savunuyordu bölgede bir referandum istedi. İngiltere bölge halkının geriliğini ileri sürerek itiraz etti. Cenevre’de görüşmeler sürerken Musul bölgesinde Türk ve İngiliz askerleri arasında yer yer çatışmalar çıktı, bunun üzerine İngiltere Türkiye’ye bir ültimatom vererek Türk askerinin 48 saat içinde Türkiye sınırları içine çekilmesini istedi. Türkiye de Milletler Cemiyetine başvurarak geçici bir sınır tesbitini istedi. Brüksel’de olağanüstü toplanan Milletler Cemiyeti geçici bir sınır tespit etti. Taraflar bu sınıra uyacaklarını açıkladılar ihtilaf bir süre dindi. İnceleme Komisyonu raporunu Eylül 1925’te Milletler Cemiyeti Meclisine verdi. Raporda Musul halkının bağımsız kalmak istediği belirtiliyor bazı öneriler teklif ediliyordu: 1) Musul Irak’ın bir parçası sayılacak ve 25 yıl İngiltere’nin mandası altına konacaktı. 2) Türkiye ile Irak arasındaki sınır Brüksel’de tespit edilen geçici sınır olacaktı. Türkiye buna tepki gösterdi. Cenevre’deki temsilcilerini geri çekti. Milletler Cemiyeti Meclisi İnceleme komisyonunun önerilerini 16 Aralıkta kabul etti bu bağlayıcı bir karardı. Bunun üzerine Türkiye Irak ve İngiltere ile görüşmelere girişti ve 5 Haziran 1926’da Ankara Anlaşması ile Musul meselesi çözüldü. Türkiye lehine küçük sınır değişiklikleri yapıldı. Türkiye Musul üzerindeki haklarından vazgeçti. 25 yıl Musul petrollerinden yüzde 10 pay alacaktı. Sempozyum ve panelden, gelecek yazımda geniş olarak bahsedeceğim.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT