BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İşsiz bir anne ve bebeği ne yapsın?

İşsiz bir anne ve bebeği ne yapsın?

Bağ-Kur Genel Müdürlüğü’ne; 20 Eylül 2002’de “İsteğe Bağlı Bağ-Kur’lu” eşim vefat etti. Hastalığından dolayı askerlik yapamadı ve malulen emekli olma hakkı vardı. Ne yazık ki 3 yıl düzenli olarak yatırmış olduğu Bağ-Kur primleri emekli olmasına yetmemeden vefat etti. Emeklilik için gerekli olan 5 yılı dolduramadı.



Bağ-Kur Genel Müdürlüğü’ne; 20 Eylül 2002’de “İsteğe Bağlı Bağ-Kur’lu” eşim vefat etti. Hastalığından dolayı askerlik yapamadı ve malulen emekli olma hakkı vardı. Ne yazık ki 3 yıl düzenli olarak yatırmış olduğu Bağ-Kur primleri emekli olmasına yetmemeden vefat etti. Emeklilik için gerekli olan 5 yılı dolduramadı. Ölüm Allahın emri... Ama dul eşin ve yetim 1 yaşındaki çocuğun aç kalması... Yatırılmamış 2 yılın primini ondan bundan borç bulup yatırmak ve emeklilik hakkını kazanmak istememize rağmen, “eksik prim yatırma hakkı yok” denildi. Önceleri bu hak vardı... Türkiye’nin bu işsizlik kuyusunda işsiz bir anne ve 1 yaşındaki bir bebek ne yapmalı? Birden bire hem sağlık imkanlarımızı, hem evimizin direği babamızı, hem de 2 kuruşluk ekmek paramızı kaybettik. Bağ-Kur’un, bu emeklilik hakkı hususunda yardımcı olacağını umuyorum... > Gülcan İbiş - ADANA Öğrenci Affı neden olmuyor? Milli Eğitim Bakanlığı’na; Öğrencilere bir af çıkartmak bu kadar mı zor? “Basın Affı, Vergi Affı” gibi türlü aflar çıkarken, biz öğrenciler için bir af çıkarılmamasını kınıyorum. Bu aftan bir kişi bile faydalanacaksa, bu kadar beklemenin alemi var mı? Sanki çok ağır bir suç işlemişiz gibi, hiç düşünülmüyoruz, gözardı ediliyoruz. Bu durumun bizlerde yaptığı yıkımı hiç kimsenin fark etmemesi, önemsiz bir olaymış gibi üstünkörü geçiştirilmesi çok acı.Yetkililerin bizi bir an önce bu işkenceden kurtarmalarını, hemen olumlu bir karar vermelerini bekliyoruz. > İsmi mahfuz Biraz anlayış Türkiye’de herkes ilmî çalışmaların eksikliğinden bahseder. Her nedense ilmî çalışma yapanların önüne bütün engeller çıkarılır... Örneğin, Milli Eğitim Bakanlığı kâğıt üzerinde yüksek lisans ve doktora için öğretmenleri teşvik eder; bunun için birçok yönetmelik çıkarılmış. Fakat yüksek lisans ve doktora yapan öğretmenlere haftada 1 gün izin dahi verilmeyerek, bu çalışmalar yaptırılmaz. 10 binlerce öğretmen norm kadro dolayısıyla bekletilirken, yüksek lisans ve doktora için çırpınan öğretmenler maaşlarının yarısını bu yola verirken engellenmeleri ülkemizin geleceğini dinamitlemek değil mi? Lütfen bu sese artık kulak verin... > İsmi mahfuz Mağduriyetimize bir çözüm bulun! Bu güzel vatana 25 yıl hizmet verdik. Öğretmen Okulu mezunuyuz. Önlisans programlarına giremediğimiz için 3. dereceden emekli olduk. Lisans eğitimiyle 1. dereceye yükselen meslektaşlarımızla aramızda 3 aylık maaşlarda ortalama 500 milyon TL. cıvarında bir fark oluşmuştur. Ek Göstergesi 2400-2000 olanlara ayrıca bir zam yapılmış olup, bizim derecede 1600 olan ek gösterge dikkate alınmamıştır. Halbuki biz biliyoruz ki; bir zamanlar eğitmenlerimiz bile, tahsillerine bakılmaksızın 1. dereceye yükseltilmişlerdi. Bizler 3. dereceden emekliye ayrılmış öğretmenler olarak, eşit işe eşit ücret gerçeğinden hareketle, mağduriyetimizin bir nebze olsun giderilmesi için bir çözüm bulunamaz mı? > Hasan H. Türker - ÇANAKKALE
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98180
    % -0.46
  • 5.7623
    % -0.42
  • 6.6928
    % -0.15
  • 7.633
    % 0.29
  • 228.018
    % -0.12
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT