BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Haydi sınava!..

Haydi sınava!..

Bir milyon beş yüz bin öğrencinin katılacağı büyük sınav yarın yapılıyor. Soluksuz eğitim zorlamaları ile bozulan eğitim ve öğretim dengelerine ÖSS sınavları tüy dikti...



Bir milyon beş yüz bin öğrencinin katılacağı büyük sınav yarın yapılıyor. Soluksuz eğitim zorlamaları ile bozulan eğitim ve öğretim dengelerine ÖSS sınavları tüy dikti... Sadece gençlerimizin değil, Türkiye’nin de geleceğini etkileyecek bu sınavın YÖK inadı sebebiyle tek basamağa indirilmesi büyük bir yanlış olmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) birbirinden kopuk olarak aldığı kararlar ülkemizin beyin gücünü zaafa uğratmakta, kör inatlar sebebiyle gençlerimiz heder edilmektedir. Büyük kargaşa doğuran tek sınav uygulaması herhangi bir araştırma sonucu ve/veya ihtiyaçtan doğmamıştır. Sadece YÖK’ün işgüzarlığından kaynaklanmıştır. Yıllardır yeterli eğitim ve öğretim veremediği ortada olan orta öğretim sisteminin boşluğu sebebiyle ortaya çıkan dershaneler gerçeğini hedef alan bu yanlış sistem bakalım nelere malolacaktır. Yaz boz tahtasına çevrilen eğitim sistemini boyacı küpü zanneden bir diktacı zihniyetin eseri (!) olan bu sınav sonrasında tartışmalar bitmeyecektir. Bu yıl ilk defa ağırlıklı olarak orta öğretim başarı puanı (OBP) uygulanacaktır. Daha önceki sınavlarda katkısı % 9-10 oranı ile sınırlı olan (OBP), bu defa % 40’lara varan etkileri ile sonuçları alt üst edebilecektir. YÖK’ün bu sakat mantığı ile ayrıca sınav yapmaya bile gerek kalmayacaktır. Sadece (OBP) uygulaması ile öğrencileri yerleştirmek bile mümkündür. “Ya şundadır, ya bunda” diyerek yapılacak bir yerleştirmenin kime fayda sağlayacağı meçhuldür. Zaten ÖSS ve ÖSYM sınavları ile daha önce seçilerek yükseköğrenim hakkı kazananların okullara devamı önlenmektedir. En başarılı, en uyumlu ve en disiplinli öğrenciler türbanlı oldukları gerekçesiyle eğitim ve öğretim haklarından mahrum edilmektedirler. Tam bir müstemleke yönetimi kafasıyla kıymetli beyinleri eğitim ve öğretimden dışlayan YÖK başkanlığı, hızardan çıkmış tek tip, sınırlı yetenekli mezunlar için çırpınıp durmaktadır. YÖK’ün mezun ettiği öğrencilerin iş hayatındaki başarıları ve uyumları ortadadır. En belirgin mezunlar arasında olan öğretmenlerin başarısızlığı MEB’nin resmi açıklamaları ile anlaşılmaktadır. Eğitim ve öğretim adaletinin olmadığı bir sistemde boğuşan öğrenci ve gençlerimize ayrıca bir kambur yüklenilmesini anlamak mümkün değildir. Pazar günü, yani yarın sınava girecek bir milyon beşyüzbin öğrenciyi, asgari 6 milyon aile ferdini ve altmışbeş milyon Türkiye’yi ilgilendiren bu önemli konuda YÖK başkanlığının vurdumduymazlığını samimi niyetlerle bağdaştırmak mümkün değildir. Bölünmüş, parçalanmış ve hedefleri meçhul böyle bir eğitim sisteminden elde edilecek “Hasıla”nın kime ne ölçüde faydası olacağı da ayrı bir konudur. Umarız yeni hükümetle Milli Eğitim ve YÖK başkanlıkları gerçek Milli yöneticilere kavuşarak bu başıbozuk müstemleke zihniyetine “Dur!” denilir. Sınava girecek gençlerimize sağlık ve başarı dilerken, ailelere ve Türkiye’ye “Sabır” demekten başka bir tercihimiz de kalmıyor...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT