BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekonominin anayasası

Ekonominin anayasası

Türkiye, son 15 senedir serbest piyasa ekonomisini konuşuyor. Gümrük Birliği’ne girmemiz, AB ile bütünleşme isteğimiz, hep, serbest piyasa ekonomisine geçiş için yapıldı...



Türkiye, son 15 senedir serbest piyasa ekonomisini konuşuyor. Gümrük Birliği’ne girmemiz, AB ile bütünleşme isteğimiz, hep, serbest piyasa ekonomisine geçiş için yapıldı. Rahmetli Özal’la estirilen bu rüzgar, Çiller ve Yılmaz’la devam etti... 95 seçimlerinde vatandaş, DYP ve ANAP’ı cezalandırdı, Refah Partisi’ne yol verdi. 18 Nisan’da ise, MHP ve DSP’yi öne çıkardı. 95 ve 99 fotoğraflarını okuyup; “Vatandaş serbest piyasayı istemiyor” demek mümkün. Öyle ya, serbest piyasa diyen DYP ve ANAP sandığa gömüldü, devletçiliği bilinen DSP ve MHP’ye yetki verildi. ‘O halde, kapalı ekonomiye devam edelim’, mantığı ağırlık kazanmıyor mu?.. Bence, hayır. Fotoğraflara biraz daha aydınlık havada bakınca, altından başka manzaralar çıkıyor. Bunun biri siyasi, diğeri ise ekonomik... EKONOMİK GÜÇ Siyasetçi, devletin ekonomik gücünü elinde tutma geleneğini bozmak istemiyor. Ülke ekonomisinin yüzde 60 gücünü eline alan bir parti veya partiler bu gücün esiri oluyor. Hele hele, eskilerden gelen gelenek de gözönünde bulundurulursa!.. Öbür taraftan işadamları ne kadar istemiyor görünseler de, devletin siyasetçilerin elinde kalmasını istiyor. Çünkü, azıcık iltimas, birazcık tebessüm, hafif gerdan kırmalar sonucu çok büyük menfaatler elde ediliyor. Yani, özel sektör de serbest piyasa ekonomisine pek istekli değil... Bu kadar güç ve menfaat dengelerinin arasında vatandaş, doğruları tam olarak göremiyor. Bilgi istiyor, verilmiyor; hesap soruyor, muhatap bulamıyor; etrafına bakıyor, kimseyi göremiyor. Sonra da, işbaşına gelenleri cezalandırıyor. Ama bundan, ‘Vatandaş liberalleri gömdü, devletçileri çıkardı’ gibi bir sonuca gitmek çok yanlış olur. Serbest piyasa ekonomisini Türkiye’ye anlatan Rahmetli Özal; vatandaşa düşüncelerini açıklamış ve sonra iktidara gelmiş bir lider değildi. Geldikten sonra, birikimlerini kullandı ve serbest piyasa ekonomisine geçildi. Onun cesaretli adımlarını o günlerde anlayamadık. O’nu biz istemedik ama O, bize çok şey öğretti. Tesadüfi de olsa Türk insanı kurtuluşunun, O’nun açtığı yolda olduğunu gördü ve O’nun devamı diye Yılmaz ve Çiller’e görev verdi. Fakat, her ikisi de baskıları göğüsleyemedi, çalıyı tersine sürüdü, dengeleri kuramadı ve işi uzattıkları için yıprandılar. Şimdi vatandaş görev verecek kimse bulamıyor. VATANDAŞIN TEPKİSİ Vatandaşın sandıktan çıkan tepkisi, DYP ve ANAP’a ceza oldu. MHP ve DSP’ye de, “Devletin malına sahip olun” diye işi emanet etti. Ödül, henüz yok. DSP ve MHP; “Vatandaş bizi ödüllendirdi” diye düşünür ve devletçi politikalara ağırlık verirse; boylarının ölçüsünü kısa sürede alır. Vatandaş serbest piyasa ekonomisini istiyor. Ancak, özelleştirme başta olmak üzere bütün işleri belli bir programla; yanında, önünde, arkasında, açık olmayacak kadar şeffaf, net ve kısa sürede yapılmasını bekliyor. Şayet, yeni kurulacak hükümet, bu işi becerebilirse, esas önümüzdeki seçimde ödüllerini alacaklardır. Ekonominin açıkça yazılmış bir anayasası yok ama nelerin yapılacağı belli. Özelleştirme, sosyal güvenlik reformu, vergi adaleti, tarım teşviklerine çekidüzen, ihracata öncelik, turizm potansiyelini büyütmek, küçük ve orta ölçekli sanayiciyi organize etmek... Yani devleti küçülterek, ekonomiyi büyütmek. Bunları yapan; önümüzdeki seçimde vatandaş tarafından tek başına iktidar yapılarak ödüllendirilecek. Gün, icraat günü. Meclis bugün ilk toplantısını yapıyor. Önlerine konulacak kumaştan çok elbise çıkar. Yeter ki standartlara uygun, giyilecek bir elbise yapsınlar. Borsa’daki oyun Borsa, yeni hükümeti sattı ve İMKB 100 endeksi 5000’lere fırladı, faizler düştü. Yarın, partiler masaya oturup, pazarlığa başlayınca, düşüşler başlayacak. Borsa’daki yükseliş ve düşüşler hep psikolojik. Daha doğrusu spekülatif. İMKB, adı üstünde menkul kıymetlerin borsası. Şirketler, mali yapılarını güçlendirmek, sermayelerini arttırmak için borsaya hisse senedi sürer. Tasarruf sahipleri de o şirketin bilançosunu inceler, yaptığı üretime ve pazardaki yerine bakar, gayrimenkullerinin değerlendirmesini yapar ve ona göre şirket hissesi alır. Bütün dünyada durum bu. Biz de ise bir türlü böyle olmuyor. Çünkü, Batı ülkelerinde halka açılan hisse oranı yüzde 70-80’leri, hatta yüzde 90’ları bulurken; bizde bu oran yüzde 15-20’lerde kalıyor. Bülent Ecevit’in, “MHP ile koalisyon yapmam, demiyorum” açıklaması Borsa’yı yüzde 15 sıçratıyor. Devlet Bahçeli’nin, “Her partiye aynı mesafedeyiz” ifadesi, yüzde 10 hoplatıyor. Demirel’in, Washington’da söylediği; “3 partili koalisyon olur” lâfı, 5-10 puan artışa yetiyor. Borsa değil de, sanki Spor Toto... Yarın partiler masaya oturup, bakanlık pazarlığına başlayınca, ortaklık şartları ileri sürüldükçe, Borsa düşüşe geçecek. Şirketlerin kârlılığında değişiklik olmamış, gayrimenkulleri sünüp, kısalmamış ama hisse senetleri hop yukarı, hop aşağı zıplayıp duruyor. Borsa’da işlem gören şirket sayısı 295. Sayı az, hacim küçük!.. Fırtınalı denizdeki kağıttan kayık gibi yalpalayıp duruyor. Battı batacak korkusu veya karaya çıkarsak zengin olmak ümidi arasında gel-gitler. Şirketin büyük hissesini elinde bulunduran patron ipi oynadıkça yükseliyor, çekince düşüyor. Bu dalgalanmanın önüne geçmenin tek yolu; şirket hisselerinin yüzde 70-80’ini halka açmaktan geçiyor. Onu yapmak için de şirketleri vergi muafiyetiyle bu işe teşvik etmek lâzım. Yoksa yatırımcılar; şirket sahiplerinin ve aracı kurumların oyuncağı olmaktan kurtulamaz. Batıya doğru büyümek Alarko İnşaat Grup Koordinatörü İzzet Garih ile geçenlerde Lizbon’da beraberdik. Garih, yolda bana, dünyada yapılan bir araştırmadan bahsetti ve “Şehirlerin yüzde 80’i batıya doğru büyüyormuş” dedi. Türkiye’deki şehirleri şöyle bir gözümün önünden geçirdim: Bildiğim şehirlerin çoğunun gerçekten güney, kuzey, doğu değil de batıya doğru büyüdüklerini gördüm. Siz de etrafınıza bir bakın. Dünyadaki araştırmalar bize de uyuyor mu, görün.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99326
    % -0.51
  • 5.564
    % -3.14
  • 6.3027
    % -2.78
  • 7.3659
    % -2.88
  • 236.892
    % -2.65
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT