BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Polis depresyonda!

Polis depresyonda!

Ağır çalışma şartları altındaki polis S.O.S. veriyor. Yoğun stres intihara sürüklüyor.



ANKARA - Rüşvete bulaştırmak istediklerini öne sürerek, ekip arkadaşlarını öldüren trafik polis ile “Bıktım” diyerek sesini duyurmak için benzin istasyonunda üç kişiyi rehin alan çevik kuvvet polisinin yaşadığı dram meslek olarak en yüksek risk gruplarından olan polislerin içinde bulunduğu durumu gözler önüne seriyor. Bu olayların polisin S.O.S. verdiğinin göstergesi olduğunu belirten uzmanlar, gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda daha büyük olaylara hazırlıklı olunması yönünde uyardı.Emniyet Genel Müdürlüğü Araştırma ve Planlama Dairesi Başkanlığı’nın “Polis ve İntihar” konulu araştırma çarpıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, polisin çalışma şartları ve ekonomik sıkıntıları, sosyal sorunları mercek altına alındı. Bunalım içinde Polisin, genellikle gerilimli bir ortamda, mutsuz ve mağdur insanlarla yüz yüze olduğu belirtilen araştırmada, stres yaşayan polisin karakola gelen vatandaşa hizmet sunması, beklenti ve sorunlarına çözüm bulmasının zorluğu vurgulandı. Polisin, normal devlet memuruna oranla ayda yaklaşık 180 saat fazla çalıştığı ifade edildi.Ekonomik yetersizlik yüzünden polislerin konut, beslenme, giyim gibi en basit ihtiyaçlarını karşılamakta bile sıkıntıya düştüğüne dikkat çekilirken, birçok polisin yasalara aykırı da olsa kısıtlı olan dinlenme zamanında ek iş yaptığına dikkat çekildi. Araştırmada sosyal ve siyasal olayların değişik ve farklı zamanlarda oluşması, dinlenme, tatil, mesai gibi doğal ihtiyaçların polislere yeterince tanınmadığı ifade edildi. Ayrıca polisin hiyerarşik yapı ve sıkı disiplin, psikolojik bunalıma ve strese neden olduğu kaydedildi. Devriye olarak sürekli araba içinde oturmak ya da belli bir yerde, karda-kışta ayakta nöbet tutarken beslenme, tuvalet gibi zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta polislerin sıkıntı çektiği dile getirildi. Geçim zorluğu Polis izinli bile olsa, amiri tarafından verilen emir gereği, tekrar göreve dönmek zorunda olduğu ve hangi saatte istirahate ayrılacağını net olarak bilemediği belirtildi. Programlı bir hayattan yoksun kalan polisin sürekli olarak görünmeyen bir “iş stresi”nin baskısı altında kaldığı ifade edildi. Sosyal kurumlar trafından çözülmesi gereken olayların dahi polis trafından takip edildiği anlatıldı. Meslek sorunları nedeniyle sık sık rahatsızlanan polislerin sağlıkla ilgili nedenlerden dolayı çok yaygın polis intiharlarına rastlandığının altı çizildi. Poliste görev ortamı, çalışma şartları ve maddi imkansızlıklar nedeniyle sıklıkla sinirlenme, sıkıntı, uykusuzluk, moral bozukluğu, sıklıkla nevroz grubuna giren aksaklıklar ve basit depresyon görüldüğü belirtildi. İntiharlar arttı Çeşitli sebeplerle intihar eden polislerin sayısı 1990’lı yılların başlarında yılda 10-12 civarındayken, üst üste yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle son yıllarda bu sayının 30-35 arası olmasına dikkat çekildi. Bir emniyet müdürü, bir başkomiser, 16 polis memuru, bir genel idari hizmetli olmak üzere 2003 yılı son 9 ayında ise 19 polis intihar etti. Polisin iş hayatında karşılaştığı problemler * Amirlerle doğrudan çatışma: Çalışanın kendisini amirinden daha yetenekli ve üstün görmesi veya amirin ilişkiyi böyle algılaması veya kılı kırk yarar kuşkucu olması çalışanlar için büyük stres kaynağıdır. * Rol çatışması: Ara kademedeki kişi çok sınırlı yetkileriyle, geniş sorumluluklarını gerçekleştirmek zorundadır. Bu durum özellikle alt ve orta kademeler arasında gerginlik ve sertleşmelere yol açar. * Rolde belirsizlik: İşin amaçlarını tam anlamıyla bilmemek, yaptığı işin bütün içinde ne anlam taşıdığından haberdar olmamak, çalışanlarda gerginliğe ve isteksizliğe neden olmaktadır. * Çok fazla sorumluluk: Çok önemli stres kaynaklarından biridir. Ya kişiye yüklenen sorumluluk çok yüksektir veya çalışan sorumluluğunu daha yüksek algılar. Bu durum, kısa zamanda sağlığın bozulmasına yol açar. * Aşırı çalışmak: Bu iki türlü olabilir. Kişinin yapacağı iş yükü çoktur veya iş, kişinin gücünü aşacak kadar zordur. Her iki durumda da bireyin ruh ve beden sağlığının bozulması kaçınılmazdır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT