BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Tik’e dikkat edin!

‘Tik’e dikkat edin!

Çocukların bazı davranışları zamanla alışkanlık haline dönüşebilir. Böylece pek önemsenmeyen ama dikkat edilmesi gereken ‘tik’ ortaya çıkar



Tikler, bireyin irade kontrolü dışında ortaya çıkan bir kas veya bir kas grubundaki kasılmalardır. Tiklerin özelliği, aynı hareketlerin tekrar tekrar meydana gelmesidir. Şiddetli durumlarda bir günde yüzlerce kez oluşabilir. Ortalama olarak 7 yaşındaki çocukların yüzde beşinde bir tik probleminin varlığı belirtilmektedir. Genellikle duygusal kökenli olarak düşünülürse de gerçekte tikin sebebi tam olarak bilinmemektedir. Parmak çıtlatmak Çocuklarda “tik”e sebep olan etkenler arasında; korku, kaygı-endişe, güvensizlik, kardeş kıskançlığı, tedirginlik, gerginlik, huzursuzluk, aşırı heyecanlanma, sevgi ve ilgi eksikliği yatar. Tiklerin en bilinen şekilleri; ağzı yana çekmek, göz kırpmak, omuz silkmek, burun deliklerini sık sık açıp kapamak, kısık kısık öksürmek, sık sık boğaz temizlemek, sık sık yutkunmak, gözlerini gereğinden fazla açmak, kendi kendine tokat atmak, ayaklarını sallamak, parmaklarını çıtlatmak vs. olarak sıralanabilir. Sığınma yöntemi 1969 yılında yapılan bir incelemede, tiklerin erkek çocuklarda daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir. Tikli çocuklarda, diğer duygusal belirtilere de sık rastlanabilir. Bunlar, doyum sağlayıcı alışkanlıklar, konuşma bozukluklarıdır. Buna karşın öfke nöbetleri, saldırganlık, şiddet ve depresyonlara daha seyrek rastlanır. Bu bulgular, kaygı ve saldırganca duygularını doğrudan doğruya ifade etmede güçlük çeken çocukların bunları tiklerle ifade ettiklerini düşündürmektedir. Ayrıca, boylamasına yapılan çalışmalar tikli çocukların iyileşmelerinden sonra da yüksek düzeyde kaygılı olduklarını göstermektedir. Alışkanlık oluyor Özellikle çocuklar küçük yaşlarda taklidi fazlasıyla kullanırlar. Normal dışı görünen davranış ve sözleri taklit etme eğilimi gösterirler. Çevresindeki insanların davranışlarını taklit etme zamanla alışkanlık haline dönüşebilir. Uzun süre tedavi edilmeyen bazı hastalıklar tike sebep olabilir. Bunlar, öksürük, burun akıntısı, görme bozukluğu, ayak ağrıları, bacak aralarındaki kaşıntı ve bağırsak kurtları olabilir. İlgi çekmek isteyen ve yakınlarının ilgisine ihtiyaç duyan çocukların tesadüfen keşfettiği hareketler ve bu hareketlerin pekiştirilmesi tiki doğurur. Niye sevinirler? Çok önemli eğitim konularını görüşmek üzere Ankara’ya giden on öğretmen aralarında konuşuyormuş: Birinci öğretmen; -Ben şimdi uçaktan aşağıya on milyon atsam, bulan bir öğrenci sevinir. İkinci öğretmen: -Ben iki on milyonluk atsam, iki öğrenci sevinir. Bu konuşma, onuncu öğretmene kadar sürer. En sonunda, pilot Temel dayanamaz ve lafa karışır; -Ben sizi atsam, bütün öğrenciler sevinir. Uyku İki arkadaş dertleşiyordu: -Uyuyamadığım zamanlar, kalkıp dışarı çıkıyorum. Döndüğümde yatağa zor atıyorum kendimi... -Ben uyuyamadığım zamanlar, koyun sayarım. Bu arada, çobanla sohbete dalarız. Daha sonra benim için kaval çalar ve dinlerken uyumuş olurum. Pratik Çözüm O zamanlar bisikleti olanlar şanslı sayılırdı. Bizim de bir bisikletimiz vardı. Aile boyu yük taşıma aracı olarak kullanılırdı. Bir gün ağabeyim, beni bisikletle gezmeye götürdü. Ama çok hızlı gidiyordu. Zaten yollar çakır çukur. Ben arkada zıplıyor, dengemi zar zor sağlıyorum. Ben “Yavaş git. Düşeceğim!” dedikçe o pedala basıyor. Yetmedi bayırlardan aşağı saldı. Ama derince bir çukura girince düştüm. Kafam kanlar içinde kaldı. Ağabeyim, biraz zar zor durabildi. Geri dönüp beni aldı. “Babama söyleyeceğim!” dedim. Babam ceza da vermezdi ama polisten jandarmadan daha etkiliydi. “Babama söyleme, sana istediğin bir şey alayım?” “Ne alacaksın?” “Güzel bir gömlek” “Peki, anlaştık” Birlikte çarşıya gittik. Parası yetmeyince bana eskiciden bir gömlek aldı. Sanırım 20 yıl evvelki modeldi, mesela yakası çok uzundu. Yürürken af edersiniz merkep kulağı gibi sallanıyordu. Rahatsız oldum. Gömleği anneme verdim. “Bu yakalara bir çare bul” dedim. Anacığımın keseceğini, küçülteceğini zannetmiştim. O daha pratik bir çare bulmuş. Gömleğe dikmiş. (Ahmet Sırrı Arvas/Herkesin Bir Hikayesi var) Çocuklar için fuar ‘Çocuk Fuarı 2003’, 18-22 Aralık tarihleri arasında İstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda ziyaretçilerine kapılarını açacak. Fuar boyunca sağlıktan eğitime, tekstilden gıdaya, sigortadan bankacılığa, oyuncaktan kozmetiğe, mobilyadan dekorasyona 0-14 yaş arası çocuklar için üretim yapan her sektör ürünlerini tanıtacak. Daha detaylı bilgiyi www.cocukfuari.com adresinde bulabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT