BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıbrıs

Kıbrıs

Aralık 2003’te KKTC’de ganel seçimler yapılacak ve iktidardaki Denktaş’ın ve Eroğlu’nun kalıp kalmayacakları belli olacaktır.



Aralık 2003’te KKTC’de ganel seçimler yapılacak ve iktidardaki Denktaş’ın ve Eroğlu’nun kalıp kalmayacakları belli olacaktır. Bugün Kıbrıs’ta “de facto” iki devlet vardır: Kıbrıs Rum yönetimi milletlerarası alanda adanın umumunu temsil eder, nüfusu 758363 kişi, yüzölçümü 5896 km2’dir. Başkent Lefkoşa’dır. Türk tarafının KKTC’nin 1998 tahmini nüfusu 204205 kişi yüzölçümü 3355 km2’dir. Rum kesiminde son yapılan seçimleri Klerides kaybetmiş komünist partisi başkanı Papadopulos kazanmıştır. Halen Kıbrıs meselesinin çözümü için BM Genel Sekreteri Annan bir plan sunmuştur. Başkan Denktaş bu planın tuzaklarla dolu olduğunu ve müzakere etmeyeceğini söylerken muhalefet müzakereden yana gözükmektedir. Buna mukabil Rum lideri Papadopulos “Lahey’de Annan Planını Denktaş imzalasaydı bile ben imzalamayacaktım” açıklamasını yapmıştır. Annan Planına karşı çıkan Denktaş’a büyük protesto mitingleri yapılmıştır. Halbuki, Rumların yüzde 80’i Annan Planına karşı idi. AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen “KKTC devlet olarak sadece Türkiye tarafından tanınıyor. Buradaki seçimler de sadece Türkiye tarafından tanınacak. Bu seçimlerin yasallığı yok. Siyasi açıdan değersiz. Söz konusu seçimlerde muhalefetin kazanması halinde AB sonuçları kabul edecek. Aksi takdirde seçim sonuçlarını tanımayacak. Muhalefet kazanırsa seçimler bir potansiyel ve değer kazanır. Muhalefet çözüm ve AB’ye girmeyi istiyor. Bize gelen işaretler bu seçimlerin demokratik olmayacağını gösteriyor. Türkiye’nin Kıbrıs’ın iç işlerine karışmamasını istedik ve tüm ağırlığımızı koyduk.” Bu sözler 3 Aralık 2003 sabahı Belçika Senatosu Dışişleri Komisyonu’nda bay Verheugen tarafından söylenmiştir. Verheugen ayrıca “Üyelerimizin birinin topraklarında illegal askerler” diye Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta bulunuşunu eleştirmiştir. Dışişleri Bakanı Sayın Abdullah Gül’ün bu eleştiriye “TSK gerek Kıbrıs gerekse AB ile ilgili farklı görüşler içinde değildir. TSK’nın Kıbrıs’ta bulunuş sebebi uluslararası anlaşmalardan doğmaktadır. Verheugen’in özellikle TSK’ya ilişkin söylediği şeyler talihsizlik olmuştur” şeklinde çok güzel bir cevap vermiştir. Bu müdahale Kıbrıs’ta muhalefette ters tepki yapmıştır. CTP Başkanı Mehmet Ali Talat “Yabancıların Kıbrıs seçimlerine müdahale etmeleri doğru değil.. Evet KKTC tanınmıyor. Ama bunu her fırsatta dile getirmek ve aşağılama gibi kullanmak çok çirkin. Seçimlerin sonuçlarını tanımayacağız ne demek? Yani ben başbakan olsam sahte başbakan mı diyecekler? Bu çok can sıkıcı” diye müdahaleyi kınamıştır. Sayın Denktaş, “Sayın Erdoğan bilgilendirildikçe yapılan yanlışları anladıkça görüşleri de değişti” diyor. Erdoğan’ın bu değişikliği AKP tabanının Denktaş’a ve Kıbrıs davasına bakışından da ileri gelmiştir. AKP tabanının yüzde 70’i Türkiye’nin tam üyeliğinin kolaylaştırılması gerekçesiyle Kıbrıs sorununda revizyona gidilmesine “hayır” demektedir. Bu mesajın AKP liderliği tarafından alındığı anlaşılmaktadır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT