BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denktaş: Gerçek niyetleri petrol

Denktaş: Gerçek niyetleri petrol

KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm ve Çevre Bakanı ve DP Genel Başkanı Serdar Denktaş Kıbrıs’ta Annan Planı’yla yaşanan gerginliğin altında petrol kavgasının yattığını söyledi.



LEFKOŞA - KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm ve Çevre Bakanı ve DP Genel Başkanı Serdar Denktaş Kıbrıs’ta Annan Planı’yla yaşanan gerginliğin altında petrol kavgasının yattığını söyledi. Serdar Denktaş, “KKTC’nin sosyal ve siyasi yapısında hiçbir uyum çalışması yapılmaksızın, hemen AB üyesi yapılmak istenmesinin temelinde ABD ve AB’nin Doğu Akdeniz’de bulunan gaz ve petrol kaynaklarının kontrol edilmek istenmesi var” dedi. Halktan saklıyorlar Kıbrıs Adası’nın kuzeyinde yani Girne ile İskenderun arasında ve güney doğusunda Suriye, Lübnan, İsrail, Ürdün ve Mısır arasındaki bölgede dünyanın en zengin gaz ve petrol kaynaklarının bulunduğunu ve bunu ABD, AB, Rum yönetimi ve Türkiye’nin bildiğini söyledi. Kıbrıs Rum kesiminin iki yıl kadar önce Mısır ile bölgede petrol arama antlaşması yapmasını Türkiye tarafından nota verilerek durdurulduğunu ifade eden Serdar Denktaş, “Türkiye 1.5 yıl önce bu bölgeye Sismik- 1 araştırma gemisini göndermişti. Daha sonra bu olay gündemden düştü” dedi. Annan Planı’nda bu niyetin ustalıkla gizlendiğini, plana destek veren partilerin de KKTC halkından bu durumu sakladıklarını ifade eden Serdar Denktaş şunları söyledi: “KKTC, ekonomik ve sosyal sistem olarak AB’ye hazır değil. Uyum sürecinden geçmiş değil. Bize söylenen, ne şanslıymışız ki diğer ülkeler gibi uyum sürecine gerek duymaksızın kendimizi AB içinde bulacağız ve bütün nimetlerinden yararlanacağız. Arkadaşlarım Annan planı üzerinde çalışırken kimsenin çok fazla dikkat etmediği yeraltı kaynaklarının kullanımı ile ilgili maddeye takıldılar. Bizim, biraz bakır maddeninden başka taş ve kireç ocakları dışında madenimiz olmamasına ragmen planda dereler dahil bütün yer altı kaynaklarının ortak devlet tarafından kullanılacağı belirtiliyor. Bunun üzerine biraz durup geçmişteki bilgilerimizle yeni araştırmalarımızı birleştirince ABD ve AB’nin neden Kıbrıs Türk halkının egemenliğini istemediklerini daha iyi anladık. Egemen iki kurucu devletten ısrarla kaçınarak Türk Halkını topluluk düzeyine indirip bu enerji kaynaklarını ortak devlete veriyorlar.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT