BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tecrit edilmiş bağımsızlık

Tecrit edilmiş bağımsızlık

Günlerdir herkesin dilinde olan Kıbrıs seçimlerini, muhtemel sonuçları itibariyle analiz eden çok sayıda “uzman” var.



Günlerdir herkesin dilinde olan Kıbrıs seçimlerini, muhtemel sonuçları itibariyle analiz eden çok sayıda “uzman” var. Ben bu konuda “uzman” tanımının yanından bile geçmem. Ancak bir yurttaş olarak ve ekonomiyle bağlantılı bir iş yapan kişi sıfatıyla bu mevzuyu takip ediyorum, okuyorum. İki gün önce yazdığım yazıda da, teorik ve siyasi tartışmanın dışında, “fiili durum” devam ettiğinde ne olur, çözüm sürecine girilirse ne olur sorusuna cevap aramıştım. Bir de, iktisadi piyasaların hadiseleri pragmatik fayda-maliyet analizi ile değerlendirme özelliğine atıfta bulunarak, Kıbrıs’taki seçim tahminlerinin nasıl algılandığını söylemiştim. Sağolsunlar , bazı okuyucular beni iz’ansızlıkla, vatan toprağının kıymetini bilmemekle, gazetemin diğer yazarlarını okumamakla suçladılar. Kıbrıs’taki fiili durum ve sonuçları hakkında düşünmeye ve aklıma takılanları sizinle paylaşmaya devam ediyorum. Halen KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğunu kabul ediyoruz. Ama bu devlet, hiçbir ülke ile doğrudan ticari ve iktisadi münasebete giremiyor. Uluslararası finans piyasalarında hareket edemiyor. Kendine ait mali mekanizmaları işletemiyor. Ekonomisi Türkiye’ye yüzde yüz bağımlı. Hiçbir yabancı yatırımcıyı topraklarına çekemiyor. KKTC menşeli ihracat yapılamıyor. Turistik tesisleri yüzde 30 doluluk ile çalışıyor. Zira BM’nin ekonomik ambargosuna maruz durumda. Kıbrıs’ın kuzeyi, siyasi ve iktisadi bir tecrit altında kısacası. Üstelik bu durum yıllardır aynı ve Türkiye’yi de bağlıyor. Türk takımları yıllardır neden KKTC’de maç yapamıyor veya Türkiye hükümeti “KKTC ile gümrük birliği” kuracağını ilan edip sonra niçin geri adım attı. Zira uluslararası hukuka göre yapılan anlaşmalar, KKTC konusunda Türkiye’ye hareket alanı bırakmıyor. Ben, “Kıbrıs’ın, fakir de olsa bir Türk yurdu olması” veya “Annan Planı Kıbrısı Yunanlılara verecek” türü yorumların ötesinde, şunu anlamak istiyorum. 21 yıl önce kurulan KKTC’de mevcut durum devam ettiğinde, “Annan Planı” veya başka isim altında bir çözüm süreci başlamadığında, yirmi yıldır olamayan hangi gelişmeler olacak. KKTC halkı ile Türkiye devleti ve halkı mevcut durumun muhafazasından iktisadi ve siyasi olarak ne faydalar sağlayacak. Bu soruya bildik klişelerin ve destansı hikayelerin dışında, mantıklı ve tatminkar bir cevap bulursam sizi de haberdar ederim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT