BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Muhalefete rest

Muhalefete rest

Yarınki seçimler sonrasında hükümeti kurma göreviyle ilgili imalarda bulunan Cumhurbaşkanı Denktaş, “Annan Planı yanlısı muhalefet sandıkta kesin bir üstünlük sağlamadığı sürece bu partilere hükümeti kurma görevi vermem” dedi.



LEFKOŞA- KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği ve Kıbrıs meselesinin çözümü sürecinde önemli etkileri olması beklenen, KKTC’deki yarınki seçimde Annan Planı yanlısı muhalefet kesin bir üstünlük sağlamadığı sürece bu partilere hükümeti kurma görevi vermeyeceğini ima etti. Denktaş, hükümeti kurma görevi vereceği kişinin de kendisine ve Türkiye’ye hakaret etmemiş biri olmasına özen göstereceğini vurguladı. Denktaş şunları söyledi: “Hükümeti kurma görevini kurabilecek bir lidere vermem gerekir. Muhalefetin seçimi ağırlıklı biçimde kazanma şansının olmadığını söylüyorum. Onlar yine parlamentoda muhalefette kalacaklar. Parlamentoda ezici bir çoğunluk sağlarlarsa o zaman hükümeti kurma görevini anayasa gereği muhalefete vermem gerekecek.” Denktaş, muhalefetin seçimi kazanarak iktidara gelmeleri ve Annan planını imzalamak istemeleri durumunda, cumhurbaşkanı olarak onları mahkemeye verebileceğini söyledi. “KKTC’yi mezata çıkardılar” KKTC’nin geleceğini tayin edecek seçimlere bir günü kala arkadaşımız Sinan Çetin’in sorularını cevaplayan Denktaş, Yavru Vatan Kıbrıs’ta yarın gerçekleştirilecek olan seçimi ‘Normal bir iktidar değişimi” olarak görmediğini belirterek “Normal bir iktidar değişim seçimi olmuş olsaydı ben muhalefet tarafından hedef tahtası yapılmazdım. Annan Planı referandumudur denmezdi. Bunlar söylenmiştir. Bana her gün saldırı vardır. Sanki ben seçime girmişim gibi saldırılar devam ediyor ve ben cevap vermeye kalkınca da seçime müdahale eden Cumhurbaşkanı diye şikayet ediliyorum. Devleti bunlar mezata çıkartmak için harekete geçmişlerdir.” şeklinde konuştu. “100 bin Kıbrıslı göçmen olacak” Annan planının Kıbrıs Türkünü göçmen yapacağını iddia eden Cumhurbaşkanı Denktaş, bu planı imzalamanın da büyük sorumsuzluk olacağını söyledi. Denktaş şöyle konuştu: “Anna planı yüz bin insanımızı göçmen yapacak. Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki haklarını ortadan kaldıracak. İçimize Rumları dolduracak. Bu plan müzakereye açılmamıştır. Felsefesini ve çerçevesini bozamazsın diye birdenbire önümüze gelmiştir. Ben hastanedeyken ve Türkiye’de de hükümet boşluğu varken zamanlama açısından da iyi düşünülerek ortaya konmuştur. Dolayısıyla bütün bunları bir yana iterek biz bunu imzalarız demenin anlamı yoktur.” Bizim de Rum’dan alacağımız var Loizidu davasının hukuk dünyasının alnında kara bir leke olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Denktaş, “Siyaset masasında görüşmeler ile halledilebilecek konuları mahkeme yoluyla halletmeye kalkmak uzlaşma istememenin bir göstergesidir. Bizim de Rum’dan alacağımız var. Rumların alacağı 1974 yılında başlıyor KKTC’lilerin alacağı ise 1963 yılından beri devam ediyor. Neyimiz var ise yakmışlar yıkmışlar, istimlak adı altında bilmem ne demişler.” şeklinde konuştu. Petrol ve gaz yatakları KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın “Doğu Akdeniz’de petrol ve gaz yataklarının bulunduğu” konusundaki sözleriyle ilgili olarak, bu konuda kendileriyle temas ederek, lisans isteyen uluslararası petrol şirketlerinin bulunduğunu, ancak bunların isimlerini vermediklerini kaydetti. Denktaş, bu şirketlerin Rum tarafı ile anlaşma yaptığını, Mısır ve Suriye’yi de bu anlaşmalara dahil ettiğini söyleyerek, ‘’Bu anlaşma içine bizi de almak istemişlerdir. Biz Türkiye ile yürütüyoruz bu işi’’ dedi. Gençlere hitap edecek Yarın yapılacak seçimler öncesinde gençlere tarihi bir konuşma yapmaya hazırlanan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, onlara “Türk ülkesinde Türk müsünüz, nesiniz? Lideriniz ABD’den mi AB’den mi? diye soracak. Atatürk’ün Girne Kapısı’nda elleri bağlı duran heykeline işaret edecek olan Denktaş, gençlere hitaben “Bu şaşkınlara bu ABD’cilere, mandacılara, Türkiye’siz AB yanlılarına, Annancılara, Rumlara bayılanlara, Simitis’in önünde el pençe duranlara, ‘Türkiye ne paranı ne yüzünü’ diyenlere ‘biz devletimizden yurdumuzdan, özgürlüğümüzden egemenliğimizden taviz verilmesine karşıyız’ diyerek alnınızı öpmesi için Atatürk’e ne zaman uzatacaksınız? Atatürk sizi bekliyor. Sabrı tükeniyor, onu daha fazla bekletmeye hakkınız yoktur.” diyecek. Rum’un kucağına oturacağız Annan Planı’nın kurtuluş reçetesi olarak gören çevreye seslenen Denktaş, sözlerine şöyle devam etti: “Rumların bizimle uzlaşma istemi olamaz ve bu sebeple 40 yıldır Kıbrıs meselesi halledilememiştir. Hala Rumlardan yana ağırlığınızı koyuyorsunuz. İngilizlerde bir deyim vardır; bir müzakerenin netice verebilmesi için oyun sahasını, müzakere sahasını düzeltmeniz lazım. Her iki taraf da eşit seviyede olması lazım. Siz Rumları tepeye çıkarttınız, bizden de Rum’a taviz vermemizi bekliyorsunuz. Taviz vermemiz mümkün değildir. Yola gelmesi gereken taraf Rum tarafıdır. Rum tarafı eylemiyle Kıbrıs’ın ikiye bölündüğünü artık kabul etmelidir. Çünkü ortaklık cumhuriyetini Rum cumhuriyetine dönüştürmek için 1963’de savaş açtılar ve başaramadılar. Biz, iki egemen halkın varlığına dayalı bir anlaşmadan vazgeçemeyiz.” Bize yalvarıyorlar Annan Planı’nı kabul etmesi için Yunanistan, Rum Kesimi’nin yalvardığını ifade eden Denktaş, Annan Planı’nı savunan Türklere hitaben şunları söyledi: “Bu arkadaşlarımız yanlış bir yola çağrıldıklarını fark etmiyorlar mı? Yabancılar bize diyorlar ki Kıbrıs treni hareket etmiştir, bu trene atlayınız. Biz de onlara bu hareket eden trenin Rum treni olduğunu söylüyoruz. Kıbrıs treni yapabilmemiz için evvela müzakere yoluyla meseleleri halletmeye vermeliyiz öncülüğü. Buna da müsaade etmiyorsunuz tersine devamlı bir şekilde Rumları meşru hükümet yapmak suretiyle onların bizimle bir uzlaşma yapmasını engelliyorsunuz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT