BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Popülizm lüksümüz yok

Popülizm lüksümüz yok

Devlet Bakanı Ali Babacan, hükümetin en önemli önceliğinin makroekonomik istikrar olduğuna vurgu yaparak, ancak şimdiye kadar yeterince önem verilmeyen sosyal politika uygulamalarını da popülizm yapmadan gerçekleştireceklerini ifade etti.



ANKARA- Devlet Bakanı Ali Babacan, hükümetin en önemli önceliğinin makroekonomik istikrar olduğuna vurgu yaparak, ancak şimdiye kadar yeterince önem verilmeyen sosyal politika uygulamalarını da popülizm yapmadan gerçekleştireceklerini ifade etti. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Muharrem Kayhan, geçtiğimiz hafta düzenlenen toplantıda, Türkiye’yi 2004 yılında bekleyen asıl büyük tehlikenin popülizm olduğunu, hükümetin bu konuda dikkatli adımlar atması gerektiğini söylemişti. Hazine Müsteşarlığı ve Dünya Bankası’nın düzenlediği “Türkiye Ülke Ekonomik Değerlendirme Raporu”nun seminerine katılan Ali Babacan, hükümet olarak popülizme prim vermeyeceklerini kaydetti. DB raporununun objektif ve tutarlı değerlendirmeler içerdiğini belirten Babacan, “Bu detaylı çalışmadaki tespitlerin uygulanan programı teyit ettiğini ve gelecek dönemdeki politika önceliklerimizle uyuştuğunu görmek beni memnun etmektedir” dedi. Krizler cüce bıraktı Şimdiye kadar izlenen politikalar sonucu krizlerle bölünen büyüme süreçlerinin Türkiye’ye maliyetinin çok yüksek olduğuna vurgu yapan Ali Babacan, “Siyasi istikrar ve güven ortamının ekonomide ne kadar büyük öneme sahip olduğu son bir yılda açıkça görülmüştür. Türkiye on yıllardır ekonomide gösteremediği yapıya kavuşmuş, enflasyon ve faiz oranları düşmüş, büyüme hızlanmış, döviz kuru istikrar kazanmıştır” diye konuştu. Babacan, sağlanan bu tablonun devamı için gereken her türlü tedbirin alınacağını belirterek, “Makro ekonomik istikrarın devamı önümüzdeki yıllarda da hükümetimizin önceliği olmaya devam edecektir” dedi. Sosyal boyut unutuldu Dünya Bankası’nın raporunda, “güçlü sosyal politikaların uygulanması”nın önemine de işaret edildiğini ifade eden Babacan, bugüne kadar uygulanan programların, sosyal politika yaklaşımından uzak kaldıklarını kaydetti. Kendilerine yapılan “popülizm” eleştirilerine de cevap veren Babacan, kabinedeki bakan arkadaşlarının popülizmin nasıl bir tehlike olduğunu bildiklerini kaydetti. Babacan, “Bugüne kadar çok az hükümetin sahip olduğu ölçüde güce sahip olan AK Parti hükümetini popülizmle suçlamak haksızlık olur. Bu kadar güçlü bir hükümet popülizme gerek duymayacaktı” şeklinde konuştu. Özelleştirmede yılmak yok 2003 yılındaki özelleştirmelerin beklentilerin altında olsa da belirli bir iyileşme kaydedildiğini dile getiren Ali Babacan, bu konuda hükümetin güçlü bir siyasi iradeye sahip olduğuna dikkat çekti. Hazine Müsteşarı Halil İbrahim Çanakçı da, uygulanmakta olan ekonomik programın olumlu sonuçlarının 2003 yılında alınmaya başlandığını belirterek, bu başarının 2004’te kalıcı olmasını sağlayacak politikalar izleneceğini ifade etti. Katsu: Bölgenin lideri olabilirsiniz Dünya Bankası’nın, Avrupa ve Orta Asya’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Shigeo Katsu, Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) üyesi olma, bölgesel bir lider haline gelme ve dünyanın önde gelen ekonomik gücü olma potansiyelinin bulunduğunu söyledi. Katsu, gTürkiye’nin 21. yüzyıla büyük fırsatlarla girdiğini, genç bir nüfusa sahip olduğunu, dinamik bir özel sektörün bulunduğunu, önemli bir coğrafi pozisyonunun bulunduğunu belirterek, bunların Türkiye’yi, gelişmekte olan piyasalarda önlere doğru ilerleme imkanı tanıdığını ifade etti. 2001 krizinin ardından, yapısal alanlarda önemli adımların atıldığını belirten Katsu, enerji, telekomünikasyon, kamu ihaleleri, bankacılık gibi alanlarda üst kurulların oluşturulduğunu kaydetti. Katsu, bugün hükümetin, istikrarlı bir büyüme bandına oturtma fırsatının bulunduğunu, bu fırsatın değerlendirilmesinin ise yapısal reformların hızlandırılması, kamu mali uyumunun sağlanması ve sosyal politikaların güçlendirilmesine bağlı olduğunu öne sürdü. Büyümenin önünde engel: İstikrarsızlık Dünya Bankası’nın Türkiye raporunu hazırlayan Dünya Bankası ekibinin başkanı ekonomist İsmail Arslan, Türkiye’deki makro ekonomik istikrarsızlıkların, düşük oranlı ekonomik büyümenin ana nedenini oluşturduğu tespitinde bulundu. Arslan, mali uyumun da önemine dikkat çekerken, sürdürülebilir bir büyümenin sağlanması açısından da makro ekonomik istikrarın önemli olduğunu kaydetti. Makro ekonomik istikrarsızlıkların, Türkiye’nin, karşılaştırıldığı diğer ülkelere göre daha düşük bir büyüme oranıyla, yani potansiyelinin altında bir büyümeyle kalkınmasına neden olduğunu belirten Arslan, Malezya ve Güney Kore gibi gelişmekte olan ülkelerin hızlı kalkınmasına rağmen, Türkiye’nin ortalama büyüme hızının yüzde 4 düzeyinde olduğunu ifade etti. İsmail Arslan, 2001 krizinin ana nedeninin de, bankacılık sektörü reformu başlatılmadan, kura dayanan bir enflasyonu düşürme programının uygulanması olduğunu belirterek, bu krizlerin arkasından, yeni krizlerin olmaması için yapısal uyum programına devam edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Gelişmek için hızlı olmalısınız Dünya Bankası’nın hazırladığı “Türkiye Ekonomik Raporu”nda, Türkiye’nin, stratejik konumundan dinamik nüfusuna kadar pek çok avantajına rağmen, önde gelen gelişmekte olan ülkelerin sağladığı büyüme hızını gerçekleştiremediği ifade edilirken, Türkiye’nin dünyada yılda yüzde 30 dolayındaki yüksek enflasyonla mücadeleyi sürdüren yegane büyük ülke olduğu vurgulandı. Raporun özet kısmında, hükümetin reformlara inandırıcılığını tesis etmesi ve yatırımcıların güvenini artırması için hızlı hareket etmesinin çok önemli olduğu kaydedildi. Ayrıca, orta vadede, yüksek oranlı ve adil gelir dağılımını sağlayan bir büyümenin sürdürülmesinin zorlu bir reform programına dayandığı belirtildi. Raporun özet kısmındaki reform senaryosunda, yüzde 5 sürdürülebilir büyüme öngörülmekle birlikte, Türkiye’nin demografik şartları göz önüne alındığında AB ile yakınlaşma yönünde gerçek ilerleme kaydetmek için daha da yüksek bir büyümenin gerektiği ifade edildi. Dünya Bankası kredileri hızlandırıyor ANKARA - Dünya Bankası heyeti ile bankanın Türkiye’ye açtığı proje ve program kredilerinin hızlandırılması konusunda Türk ekonomi yetkilileriyle anlaşmaya varıldığı öğrenildi. Alınan bilgiye göre, dün Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Shiego Katsu başkanlığında Türk ekonomi yetkilileriyle yapılan toplantılarda, bankanın daha önce Türkiye’ye açtığı kredilerin hızlandırılması kararlaştırıldı. Dünya Bankası heyeti ile görüşmeler sonunda, Ülke Yardım Stratejisi çerçevesinde Türkiye’ye verilecek krediler ile daha önce gerekli şartlar yerine getirilmediği için kullandırılmayan krediler konusunda herhangi bir problem kalmadığı belirtildi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT