BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yahudilerin düşmanlığı

Yahudilerin düşmanlığı

Bedr galibiyeti ile Medine’de bulunan yahudi ve putperestlerin kalblerine korku düştü.



Bedr galibiyeti ile Medine’de bulunan yahudi ve putperestlerin kalblerine korku düştü. Bazı yahudiler, insafa gelip; “Sıfatlarını kitaplarımızda okuduğumuz zat, mutlaka budur. Artık O’na karşı durmak mümkün olmaz. Zira O, hep galip gelecektir” diyerek müslüman oldular. Bazıları da; “Muhammed, harpten anlamayan Kureyşlilerle savaştı. Onun için galib geldi. Eğer bizimle cenk etseydi, O’na, harp nasıl yapılır, zafer nasıl kazanılır gösterirdik” dediler. Ka’b bin Eşref ismindeki bir yahudi de Bedr’de İslam ordusunun galibiyetini duyunca, müslümanlara olan kininden Mekke’ye gitti. Oradaki müşrikleri toplayıp, Medine’ye saldırmaları için şiirler söyledi, onları teşvik ve tahrik etti. Peygamber efendimiz ile çarpışmak üzere onlarla anlaştı. Hatta, sevgili Peygamberimize su-i kast düzenledi. Allahü teâlâ bu durumu, Resulullah efendimize bildirdi ve mealen buyurdu ki: “Onlar, Allahü teâlânın kendilerine lanet ettiği, rahmetinden uzaklaştırdığı kimselerdir...” (Nisa suresi: 52) Bunun üzerine Resul-i ekrem efendimiz, şerefli eshabına; “Ka’b bin Eşref’i kim öldürür? Çünkü o, Allahü teâlâ ve Resulüne eza etmiştir” buyurdu. Muhammed bin Mesleme; “Ya Resulallah! İster misin, ben onu öldüreyim diye sual eyledi. Resulullah efendimiz de; “Evet, isterim” buyurdu. Muhammed bin Mesleme, birkaç gün bu iş üzerinde durup, planlar kurdu. Arkadaşlarından Ebu Naile, Abbas bin Bişr, Haris bin Evs, Ebu Abs ibni Cebr’in yanına gidip, mes’eleyi onlara açtı. Hepsi uygun görüp; “Beraber öldürürüz” dediler Birlikte Peygamber efendimize geldiler. “Ya Resulallah! İzin buyurursanız, biz onunla konuşurken, sizinle ilgili, Ka’b’ın hoşuna gidecek bazı sözler söyleyebilir miyiz?” dediler. Peygamber efendimiz, onlara istediklerini söylemeye müsaade buyurdular. Bunun üzerine, Muhammed bin Mesleme, arkadaşlarıyla Ka’b bin Eşref’in yanına gitti. “Şu Muhammed, bize çok vergi yükledi. Onun için senden ödünç bir şey almak için geldim” dedi. Ka’b sevinerek, Muhammed bin Mesleme’nin kendisi gibi düşündüğünü sandı ve; “ O sizi daha da bıktıracak” dedi. Muhammed bin Mesleme; “İşte O’na bir defa uymuş bulunduk. O’na tabi olmakta devam edeceğiz. Bakalım sonu ne olacak? Şimdi sen bize biraz ödünç hurma ver” dedi. Ka’b; “Evet vereyim, fakat, bana bir şeyi rehin vermelisiniz!” dedi. Muhammed bin Mesleme ile yanındakiler; “Ne istersin” dediler. Ka’b; “Oğullarınızı rehin verin” dedi. Kabul etmediler. Onlardan birine, bir-iki deve yükü hurmaya karşılık rehin olundu diye söylenir ki, bu da bizim için unutamıyacağımız bir leke olur. Fakat sana silahımızı ve zırhımızı rehin verebiliriz” dediler. Ka’b bu teklifi kabul etti. Onlara ne zaman geleceklerini de bildirdi. Muhammed bin Meseleme, bir gece Ka’b’ın yanına geldi. Ebu Naile de beraber idi. Ka’b onları kaleye çağırdı. Kendisi de onları karşılamak için aşağı indi. Ka’b’ın karısı; “Bu saatte nereye çıkıyorsun” dedi. Ka’b; “Gelenler, Muhammed bin Mesleme ile kardeşim Ebu Naile’dir” dedi. Karısı; “İşittiğim bu ses bana pek iyi gelmiyor. Sanki ondan, kan damlıyor” dedi. Ka’b; “Yok, onlar Muhammed bin Mesleme ile süt kardeşim Ebu Naile’dir. O iyi bir gençtir. Geceleyin, kılıç vuruşmasına bile çağırılsa, hiç tereddüt etmeden gelir. Böyle birisidir” dedi. Yarın: Medine’yi terk ettiler
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT