BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkunç bir sessizlik vardı koğuşta!..

Korkunç bir sessizlik vardı koğuşta!..

Servet bey yazıhanesinde koltuğuna yaslanmış, ellerini başının arkasında kenetlemiş oturuyordu.



Servet bey yazıhanesinde koltuğuna yaslanmış, ellerini başının arkasında kenetlemiş oturuyordu. Aklı Talat beydeydi. Bir hafta olmuştu yaşlı adam ortadan kaybolalı. Polise haber vermişler, ama sonuç alamamışlardı. Muhsin hiç aramamıştı o günden sonra. İlgilenmiyordu bile. O kendisini karısının serveti ile elde ettiği renkli hayata kaptırmış, bu yaşantıya sekte vuracak her şeyi ortadan kaldırıp, göz ardı edecek kadar kendinden geçmişti. Servet bey kendi adresini vermişti karakola. Bir daha da Muhsin’le karşılaşmak niyetinde değildi. O gün davası yoktu. Bir gün önce Tahsin’i gidip görmüş, dışarıda olanlardan genç adama bahsetmemişti. Üç gün önce de yazdığı dilekçelerin sonucu alınmış, Tahsin cezaevinde uyuşturucu tedavisine alınmıştı. Zor günler geçiriyordu genç adam. Onu yalnız bırakmamaya gayret ediyordu Handan’la ikisi. Birden sekreter kız girdi içeriye: - Servet bey, iki tane polis geldi, sizinle görüşmek istiyor. Yerinden kalktı. Dışarı çıktı. Uzun boylu iki memur bekliyordu: - Servet Kılıç, değil mi? - Evet, benim, - Bir ihbarınız varmış bize. Talat Kadıoğlu diye birisi. Heyecanla bağırdı avukat: - Evet, buldunuz mu? Polis memuru başını salladı. Şaşkın bir halde bakıyordu: - Evet. Bizimle geleceksiniz yalnız, karakola gitmemiz gerekiyor. Hemen ceketini kaptı Servet bey. Bir yandan da sekreterine bağırıyordu: - Bizim evi ara kızım, Handan’a haber ver. Gelsin. Karakolda hemen komiserin odasına aldılar avukatı. Atıldı adam aceleyle: - Nerede, Talat bey nerede? Komiser dikkatle baktı onun yüzüne. Eliyle sakin olmasını ve oturmasını işaret etti: - Neyiniz oluyordu Talat Kadıoğlu? - Müvekkilimin babası. Hem de ahbabım. Nerede komiser bey, iyi mi? Yutkundu komiser. Ellerini iki yana açtı ve sakin bir sesle mırıldandı: - Maalesef onu bulduğumuzda çok geçti beyefendi. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastahanesinin karşısındaki parkta bulduk. Bir ağacın altında vermişti son nefesini. Sabaha karşı vefat etmiş. Sanırım bütün gece parktaymış. İki eli yanına düştü avukatın. Hıçkırığını zaptedemedi bir anda. Kuru bir gürültü şeklinde fırladı boğazından. Eliyle yüzünü kapattı: - Zavallı, zavallı Talat bey... Dayanamadı, dayanamadı...  Muhsin gözlüklerini taktı özel şoförlü arabasına yürürken. Defin işlemi tamamlanmıştı. Arabada bekleyen Şükran simsiyah elbiselerinin içinde sanki çok büyük matemi varmış gibi üzüntülü bir şekilde bekliyordu. Onları uzaktan izleyen Handan, Servet bey ve doktor Serdar, acıyarak baktılar bu manzaraya. Servet bey müracaat etmiş, Talat beyin emekli bir devlet görevlisi olduğunu, bu yüzden devletin yaşlı bakım evlerinden birisine yalnız kalan karısının yerleştirilmesi gerektiğini, hatırlı dostlarını da araya koyarak ayarlamıştı. Cenazeden sonra hastahaneye gittiler. Muhsin sormamıştı bile annesini. Mehpare hanım yatağının üzerinde bağdaş kurmuş öylece oturuyordu. Her zamanki gibi suskundu ve sabit bir yere dikmişti gözlerini. Handan yavaşça yaklaştı ve onun elini tuttu. Şefkatle gülümsedi. Yaşlı kadın hiçbir tepki vermedi ilk önce. Sonra genç kızın avuçlarındaki parmakları hafifçe oynadı. İrkildi Handan. Hemen çevirdi başını yaşlı kadından yana: - Mehpare teyze, iyi misin? Yaşlı kadın cevap vermedi. Yeşil gözleri genç kıza dikilmişti. Öylece bakıyordu. Handan devam etti: - Seni buradan çok daha güzel bir yere götüreceğiz. Daha rahat edeceksin. Mehpare hanım bir çizgi halindeki dudaklarını kıpırdattı. Serdar bey ve avukat heyecanla bakıyorlardı onun yüzüne. Buraya geldiği bunca zamandır ilk defa kıpırdanıyordu kadın. Usulca, boğuk bir sesle mırıldandı: - O öldü değil mi? Korkunç bir sessizlik oldu koğuşun içinde. Diğer hastalar da nefeslerini tutmuşlar bu manzaraya bakıyorlardı. Handan gözlerinden akan yaşları saklayamadı. Yaşlı kadın derin bir şekilde çekti içini. Gözleri kısıldı. Omuzları sarsıldı. Yağmur gibi yaşlar dökülmeye başladı yanaklarına. Bir kez daha mırıldandı: - Talat bey yok artık... Arkasına dayandı. Bir daha ölene kadar konuşmamak üzere kilitlendi dudakları. Serbest kalan sadece gözyaşlarıydı. -SON-
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99503
    % -0.33
  • 5.6393
    % -1.83
  • 6.3819
    % -1.56
  • 7.4307
    % -2.03
  • 239.303
    % -1.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT