BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Yol haritası’ tamam

‘Yol haritası’ tamam

Türkiye’nin kararlılığı, ABD ve AB’nin baskısıyla Rumlar yola geldi. Görüşmeler 19 Şubat’ta Ada’da başlıyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs müzakerelerini başlatmak üzere hazırladığı metin, Türk tarafından sonra kerhen de olsa Rum tarafınca da kabul edildi.



NEW YORK - BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs müzakerelerini başlatmak üzere hazırladığı metin, Türk tarafından sonra kerhen de olsa Rum tarafınca da kabul edildi. Buna göre, 1 Mayıs’tan önce Kıbrıs’ın birleşmesi sürecini başlatan görüşmeler Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto’nun nezaretinde 19 Şubat’ta Lefkoşa’da başlayacak. Kısa sürede bitmesi beklenen görüşmenin 3. gününde 12 saatlik çetin bir pazarlıktan sonra zoraki bir mutabakat sağlandı. Çok çetin geçen görüşme maratonunda Annan, görüşmelerin devamını sağlamak için ağırlığını ortaya koydu. Türkiye’nin her hamlede bir adım önde olması, AB’nin Rumların oyununa gelmemesi, ABD’nin baskısı, Rumlar’ı tutarsız isteklerinden vazgeçirdi. Rumlar’ın taktiği tutmadı BM gözetiminde, perşembeyi cumaya bağlayan TSİ gece yarısını 10 dakika geçe başlayan Kıbrıs müzakerelerinin 3. gün oturumu, aralıksız 12 saat devam etti. Müzakerelerin başlangıcında Annan ve Kıbrıs özel temsilcisi Alvaro De Soto, ayrı odalara alınan KKTC ve Rum yönetimi heyetleriyle ikili düzeyde görüştü. BM yetkilileri, bunun yanı sıra taraflar arasında mekik diplomasisi yöntemiyle uzlaşı sağlamaya çalıştı. 3. günde yeni bir manevra yapan Rumlar, “AB de görüşmeye dahil olsun. Anlaşmazlık noktalarında Annan, metindeki boşlukları doldursun, son metin BM Güvenlik Konseyi onayına sunulsun” şartlarını ileri sürdü. KKTC, AB’nin Kıbrıs probleminin çözüm sürecine dahil edilmesi yolundaki Rum teklifini reddetti. Annan, Kıbrıs konusunda müzakerelerin yeniden başlaması yönünde hazırladığı ve Rumların “AB de müzakerelere dahil olsun” teklifini taraflara sunduğu metne dahil etmedi. Türk tarafı, Annan’ın Kıbrıs görüşmelerindeki tıkanıklığı gidermek amacıyla kaleme aldığı öneri metnini inceleyerek aynen kabul ettiğini açıkladı. AB yetkilileriyle yaptığı son görüşmede, metnin onaylanması yönünde telkinlerde bulunulması üzerine, Rum tarafı da zoraki “evet” cevabı verdi. Böylece Kıbrıs barışı için görüşme süreci başlatılmış oldu. Toplantıdan çıkışında bir açıklama yapan KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ‘’halkımızın endişe etmesine neden yoktur. Haklarımız, egemenliğimiz mutlaka korunacaktır’’ dedi. Denktaş, AB konusuyla ilgili olarak da şunları söyledi: ‘’Bunun altını çizerek söyledik. Bizim varlığımız ve haklarımız için gerekli derogasyonlar (istisnalar) vardır. Bu derogasyonların AB Anayasası’na girmesi kaydıyla olacaktır her şey. Bu olmazsa hiçbir şey olmaz. Bu hayati bir meseledir’’ diye konuştu. Denktaş, derogasyonlar ile ilgili şu teknik açıklamada da bulundu: ‘’Bazı derogasyonlar, AB normlarına aykırıdır diye mahkemeler tarafından altüst edilebilir. Bunların ortadan kaldırılmaması için bizim Rumlarla yaptığımız anlaşmanın AB müktesebatına ve katılım anlaşmasına, onların yasası olarak konulması lazım. Bu çok önemlidir, Hayati bir konudur. Bunun üzerinde durduk.’’ Masadan kaçmamızı beklediler Denktaş, TRT-1 ana haber bülteninde katıldığı canlı yayında da Kıbrıs müzakerelerinde bundan sonrasının çalışma meselesi olduğunu söyledi. Denktaş, “Zaman çok kısıtlı. Bu kısıtlı dönem içerisinde çalışmak çok zor. Bu nedenle takvime uyulması bir ümit değil, çalışma meselesi. Takvime uyulup uyulmadığını, yapılacak çalışmalar, zaman gösterecek’’ dedi. Denktaş, Türkiye’nin ‘’olmazsa olmazlarının’’ bulunduğunu ve kendilerinin de bunu bir güvence olarak kabul ettiklerini ifade etti. “Rumlar, masadan kaçmamızı bekledi” diyen Denktaş, “Bu beklentileri olmadı, 11 saat sandalye üzerinde bekledik, müzakere yaptık” dedi. Yeni bir süreç başladı Görüşmelerin sona ermesinin ardından bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Uğur Ziyal de, tüm tarafların BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın Kıbrıs’la ilgili çalışma sürecini kabul ettiklerini ve müzakerelerin 19 Şubat’ta başlayacağını açıkladı. Ziyal, ‘’Bundan sonra ciddi bir çalışma süreci içerisine giriyoruz’’ dedi. Türkiye’nin iyi niyetle çalışacağını ve elinden gelen tüm gayreti göstereceğini vurgulayan Ziyal, ‘’iyi niyetimizi ve irademizi ortaya koyduk. Bu yolda devam ederek konuyu sonuçlandırmak amacımızdır’’ dedi. Bütün çalışmaların KKTC ile yakın işbirliği içinde yürütüleceğini kaydeden Ziyal, ‘’Kıbrıslı Türklerin varlığı, güvenliği, Türkiye için çok büyük önem taşır’’ dedi. Şimdi ne olacak? BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın planı temelinde Türk ve Rum heyetleri De Soto’nun arabuluculuğunda 19 Şubat’ta Lefkoşa’da görüşmelere başlayacaklar. Kıbrıs’ta 1 Mayıs’a dek çözüme ulaşılabilmesi için Türk ve Rum taraflarının yapacakları müzakere süreci şöyle: Türk ve Rum tarafları 22 Mart 2004 tarihine kadar müzakerelerde bulunarak anlaşmaya çalışacaklardır. Bu görüşmelere Annan’ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto nezaret edecek. Bu süre içerisinde anlaşma olmadığı takdirde Genel Sekreter Annan, tarafları Türkiye ve Yunanistan’ın da katılımı ile toplantıya davet edecek ve 29 Mart’a kadar nihai metin üzerinde anlaşma sağlanmaya çalışılacak. Bu aşamada da çözüme ulaşılamaması halinde Genel Sekreter Annan, referanduma sunulacak metindeki boşlukları, kendi adını taşıyan plan çerçevesinde dolduracak. Anlaşma 1 Mayıs 2004 tarihinden önce (21 Nisan’da) her iki tarafta eş zamanlı olarak referanduma sunulacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT