BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demirel: Provokasyon

Demirel: Provokasyon

21. dönem milletvekillerinin yemin törenini izlemek için Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de Meclis’teydi.



Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, FP İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı’nın TBMM Genel Kurul Salonu’na türbanlı girmesini “provokasyon” olarak nitelendirdi. “Bu işi bu hale getiren kişi bu işi yapmaya memurdur” diyen Demirel, bu olayın aslında “demokratik cumhuriyete” karşı bir cereyan olduğunu kaydetti. Demirel, dün akşam TRT-1’de canlı olarak yayımlanan “Politikanın Nabzı” programında, Gazeteci Kurtul Altuğ’un sorularını cevapladı. Fazilet Partisi İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı’nın türbanlı olarak TBMM Genel Kurul Salonu’na girmesiyle ilgili bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Demirel, böyle bir hadisenin vuku bulmuş olmasının; sükunet, huzur, dirlik, düzenlik isteyen ve bu isteğini 18 Nisan günü sandık başına giderek gösteren Türk vatandaşını ve herkesi üzdüğünü kaydetti. Demirel, “Meydana gelen olayı herkesin kınadığını, herkesin üzüntü duyduğunu hissediyorum. Bu da, halkımızın cumhuriyete olan sahipliğini ve Büyük Atatürk’ün gösterdiği istikamette yoluna devam edeceğini göstermesi bakımından fevkalade önemlidir” dedi. PLANLANAN HADİSEDİR “Niçin halkı rahatsız ederler? Bunu anlamak mümkün değildir” diyen Demirel, şöyle devam etti: “Bu müessif hadise aslında bugünün hadisesi değildir. Bu günlerdir planlanan bir hadisedir. Hadise nedir? Meclis’te bugüne kadar 47 tane hanım milletvekili gelmiş, geçmiş... Hiçbirisi Meclis’in ortaya koyduğu normların dışına çıkmamıştır. Bu normlarda, Meclis’e nasıl girileceği bellidir. Erkekler için de, hanımlar için de bellidir. Kravatsız gelenleri Meclis Başkanı ikaz etti, meclis salonundan çıkardı. Gitti kravat taktı geldi. (Varsın o da kravatsız gelsin) diyemezsiniz. (O varsın olsun, bu varsın olsun) derseniz yuvarlanırsınız. Bunlar ciddi işlerdir. Eğer bir ülke kendi meclisini önemsemiyorsa veya bu meclisin zemininde meydana gelecek hadiseleri, onlar şekil şartlarıdır, şekil şartını önemsemiyorsa pekçok şeyi de önemsemez. Bunlar arka arkaya gelen şeylerdir.” “BÖLÜCÜLÜKTÜR, FİTNEDİR” Bu meseleyi çok iyi anlamak lazımdır” diyen Demirel, şunları söyledi: “Yani (varsın başı bağlı olarak girsin) diyebilenler olabilecektir. Niye girsin canım? Bu zamana kadar kimse girmemiş. Orada 27 tane kadın var. 26’sı geliyor, Türkiye’de sokakta görebileceğiniz insanlar gibi hanımefendi başları açık, yeminlerini yapıyorlar. 27’ncisinin başına türban bağlaması neyin nesi? Eğer bunu İslam’ın şartı sayıyorsa, bu bölücülüktür. Neden? Çünkü diğer 26 hanım da Müslümandır. Bu günahtır. Eğer (başını bağlayan Müslüman, bağlamayan değil) iddiaları olan varsa, bu yine İslam’ın temel kaidelerine aykırıdır. İslamda fitne her şeyden beterdir. Bu fitnedir. Bu ülkenin insanları arasına şöyle veya böyle fitne sokmaya kimsenin hakkı yoktur. Başını bağlayana Türkiye’de kim ne diyor? Bu hanımefendi sokakta başını bağlarsa kim ona ne der? İlla (ben başımı bağlarım, çıkarmam) derse, Meclis mi onun kuralına uyacak, yoksa o Meclis’e mi uyacak? Ne işi vardır Meclis’in içinde? Oranın kuralını bilmeden mi gelmiştir? Meclis’in açılışı, 2000’li yıllara girerken kendisinden bu kadar büyük şeyler ümit edilen bir milli Meclis’in açılışında, böyle bir hadise olmasa iyi olurdu. Böyle bir hadise olmamasının ikazlarını ben de yaptım. Bu ikazlar dikkate alınmalıydı. Anlaşılıyor ki gem azıya alınmıştır. Yani bir hadise çıkarılacaktır. Ve bu güzel tablo şu veya bu şekilde tartışma konusu yapılacaktır.” CUMHURİYETE KARŞI “Bunu o kadar büyütmeyin” denebileceğine işaret eden Demirel, şunları söyledi: “(Büyütmeyin, küçültmeyin) meselesi değil mesele. Açıklıkla söyleyelim. Bu bir cereyandır. Bu cereyan bugün ülkemizde olduğu gibi dış ülkelerde de mevcuttur. Bu cereyan aslında demokratik cumhuriyete karşı bir cereyandır. Ve onun içindir ki, Türkiye’de bu cereyanın sahipleri, devlet dairelerinde, kıyafet mecburiyeti olan yerlerde, TBMM gibi usul nizamı 75 senedir uygulanan bir yerde gayet tabii bunların gösteri yapmasına imkan verilmez. Ve hassasiyetim, bu gösterinin TBMM gibi mukaddes çatı altında yapılmış olmasıdır. Size (başınızı bağlamayın) diyen yok. Ama illa ki (ben bunu Meclis’in salonunda, Meclis’in içinde bağlayacağım) diyorsanız, oranın kuralları var. Başkası size uyacak değil, siz başkasına uyacaksınız. Herkes nasıl yapıyorsa öyle yapacaksınız. Diyorsanız ki (başımı ben bağladığım için Müslümanım, bağlamayanlar değildir), dünyanın en büyük günahını işlemektesiniz. Ve bu yaptığınız iş Müslümanlığa aykırı bir iştir, bölücülüktür. Bu tartışmaların bugün TBMM’de tezahürünü gördük. Yalnız bu nedir derseniz? Bu bir cereyana alet olmaktır. Bir olay çıkarmaktır. Olay çıkarmak suretiyle ismini duyurmaktır. Ve bütün bunların bazısı da provokatörlüktür. Yani bu tür ajan provokatörler çok görülmüştür. Onlardan birisidir bu da. Böyle bakacak benim milletim buna.” GÖREVLENDİRME BUGÜN Cumhurbaşkanı Demirel, bir başka soru üzerine, bugün bir siyasi parti liderini hükümeti kurmakla görevlendireceğini söyledi. Meclis’in bugünkü tablosu içinden bir hükümet çıkabileceğine kâni olduğunu belirterek, “Ben diyorum ki, öyle bir hükümet kurulsun ki, bu hükümet uyumlu çalışsın ve dayanıklı olsun.Umarım ki, Türkiye, uzun süre hükümet arama mecburiyetinde kalmaz, birtakım şeyler ters gitmez” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT