BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Olmadı hocam olmadı

Olmadı hocam olmadı

Olmadı Sayın Erbakan hiç olmadı. Evet resmen ispat edemeyiz ama bu işin arkasında sizlerin olduğunu âmâlar ve aptallar bile biliyor.



Olmadı Sayın Erbakan hiç olmadı. Evet resmen ispat edemeyiz ama bu işin arkasında sizlerin olduğunu âmâlar ve aptallar bile biliyor. Bırakın onları bunları, konuşup teybe kaydettiğimiz Fazilet’li kurmaylar bile bu işin arkasında sizin olduğunuzu söylüyor ve ahlar vahlar çekiyorlar. Sizin gibi devlet umuru görmüş ve Başbakanlık makamına erişmiş biri bunu yapmamalıydı. Genç bir kızcağızı ortaya sürüp böylesi tablo hazırlamak, inanca hizmet değil, onu kullanmak ve ona zarar vermek değil midir? Önceki günkü olay bilinçli ve stratejik bir girişimdir ve dahası, milletin değerleriyle devleti karşı karşıya getirme teşebbüsüdür. DEMİREL’İN SÖZLERİ Cumhurbaşkanı haklı olarak feveran ediyor! Bakınız Cumhurbaşkanının Kurtul Altuğ’un programında söylediklerine: “Bu olay fitne sokmadır.” “Bu işi bu hale getiren kişi bunu yapmaya memurdur.” “Başını bağlayan Müslüman, bağlamayan Müslüman değil derseniz bölücülük yapmış olursunuz.” “Bu bir cereyana alet olmak ve olay çıkarmaktır. Bütün bunların bazısı da bölücülüktür.” “Ajan provokatörler çok görülmüştür. Bu da onlardan birisidir.” “Bu günlerdir planlanan bir hadisedir.” Evet Sayın Erbakan, Cumhurbaşkanımız Sayın Demirel bunları söylerken haksızlık ediyor ya da abartıyor mu dersiniz? Hiç sanmıyoruz... Laikler-antilaikler gerilimi ve cepheleşmesi, alt düzeye inmişken bunu tırmandırmak niye? 28 ŞUBAT’TA SUSTUNUZ Siz ki 28 Şubat sürecini Başbakan olarak yaşayan bir insansınız. O günlerin sıkıntısını yaşayan biri olarak böyle bir teşebbüse niçin girdiniz acaba? Hem siz değil miydiniz 28 Şubat kararlarına paşa paşa imzasını atan. Siz değil miydiniz 50 yıldır ilk kez kıyafetleri sebebiyle sokaktan insanlar toplanırken Başbakan olarak suskun kalan. O günlerde susan Sayın Erbakan bugün perde gerisinde neden böyle bir girişime ihtiyaç duyuyor? Başbakan olarak insanların kıyafetleri sebebiyle sokaktan toplanmasına gıkını çıkarmayan Sayın Erbakan şimdi hangi gaye ya da duygunun içindedir dersiniz? Yoksa yoksa Sayın Erbakan siz, size siyasi yasak getiren devletten bu şekilde intikam mı almak istiyorsunuz? O zaman lütfen ortaya çıkın ve gencecik kız çocuklarıyla size öyle ya da böyle türlü sebeplerle boyun eğmek zorunda olanların yani FP’lilerin ardına saklanmayın. Recai Kutan ve kurmay heyeti Merve Kavakçı için size aylar önce “Hocam seçilecek yerden aday yaparsak sıkıntıya gireriz” deyip yakarmadılar mı? Yakardılar ama siz ısrarla bu samimi talebi geri çevirdiniz. Peki ama niye? Bugünü yaşamak için mi? Olmadı hocam hiç olmadı... Biz sizin özde vatanperver olduğunuzu da biliyoruz ama eğer öyleyse intikam alma duygunuzu ve metodunuzu onaylamıyoruz.. Önceki gün sadece Merve kardeşimizin gururunu kırmadınız, aynı zamanda onun örtüsünü de kullanıp onu da hedef haline getirdiniz. Biz de elbette inanç, ibadet ve kıyafet özgürlüğünü savunuyoruz, ama yolunuz ve metodunuz yanlış. Bunu 28 Şubat sürecinde Başbakanlık yapmış biri olarak en iyi siz bilirsiniz. SİMGE YA DA FORMA Merve Kavakçı’nın türbanı inancın gereğini yerine getirmekten ziyade bir “simge” ya da “forma” gibi sunulmuştur. Açıkçası iş o noktaya gelirse biz herkesten önce “dur” der ve başkaldırırız. Hiç kimse benim ve milletimin inancını siyasi hesaba ya da ranta alet edemez. Bir başka şey Sayın Cumhurbaşkanı size ricacı olmadı mı? Sayın Cavit Çağlar size Sayın Demirel’in rica mesajlarını iletmedi mi? Keza Recai Kutan Bey de Cumhurbaşkanından gelen bu arzuyu yansıtmadı mı? Yansıttı... Ama buna rağmen direndikçe direndiniz. O Demirel ki 13 Haziran 87 gecesi ihtilalini önlemiş ve sizi kurtarmıştır. Eğer siz İmam Hatiplerin orta kısmının kapatılmasına zemin hazırlayan 28 Şubat kararlarını paşa paşa imzalamayıp ya da Başbakanken konutunuzda verdiğiniz yemekte Güven Erkaya Paşa’nın “rakı içme” talebini geri çevirseydiniz, bu talebinizi onaylamamakla beraber “Adam ideolojisinin gereğini yapıyor” der bugünkü tavrınıza da saygı duyardık. Ama öyle yapmadınız, tam tersini yaptınız. Ve bütün bunları kuzu kuzu yapan Sayın Erbakan şimdi genç bir kızcağızı ortaya sürerek toplumsal gerginliğin tohumlarını ekiyor. FİTNE Eleştirilerim belki biraz sert ama hakikat bu sevgili dostlar. Din diye diye dinin hedef yapılmasını kabullenemiyorum. Cumhurbaşkanımız önceki akşam hadiseye “fitne sokma” yorumunu getirdi. Şanlı Peygamberimizin hadisi şerifi malum: “Fitne uykudadır, uyandırana yazıklar olsun.” İnsanların en muhteşeminin bu sözünden sonra bize söz mü düşer... NOT: Sayın Nesrin Ünal hanımefendiyi ve MHP’yi kutluyorum... İşte Erbakan ve taifesiyle Bahçeli ve Ülkücüler arasındaki fark...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT