BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ne yapacağını bilemiyordu!.. / Seçkin Başkan / Kördüğüm

Ne yapacağını bilemiyordu!.. / Seçkin Başkan / Kördüğüm

Ceyda akşam üzeri kimseye fark ettirmeden aramıştı Emre’yi. Seda kardeşlerine sabah annesiyle yaptığı konuşmayı ağlayarak nakletmişti. Ceyda onun üzüntüsünü görünce hemen harekete geçmek gerektiğine karar vermişti!..



Saliha hanım hayretle baktı kızına. Onun sesinin tonundaki isyanı hemen fark etmişti. - Kızım, biliyorsun babanı, mahveder hepimizi, beni de siler atar. Biraz dikkatli konuş benimle... - Sen de beni suçlama o zaman anne bilmiyorsun, etmiyorsun diye. Emre iyi bir genç, benimle de evlenmek istiyor. Ben de istiyorum. Ama “hadi hadi” diye ısrar etmek de gururuma dokunuyor. Saliha hanım cevap vermedi. Nasıl davranacağını bilemiyordu... Ceyda arkadaşlarıyla birlikte kafeteryadan içeri girince etrafına dikkatle göz gezdirdi. Dip masalardan birinin boş olduğunu görünce lider bir tavırla eliyle masayı işaret ederek seslendi: - Yürüyün, şurası boş... Dört delikanlı ve Ceyda masaya yerleştiler. Hemen başlarında beliren garsona neskafe söylediler. Taner genç kıza doğru eğildi: - Buraya geleceğinden emin misin? - Evet, telefon ettim kendisine, birazdan damlar. Hiç bozuntuya vermeyin, o gelince ben yanına gideceğim, siz de kim olduğunu göreceksiniz. Gerisi size kalmış, gerekeni yapacaksınız. Kimdir, nedir, nasıl bir insandır, ne yer ne içer, hepsini istiyorum. Tuncer başını salladı: - Tamam, hiç merak etme sen. Dedektif Mike Hammer su dökemez bizim elimize... Hep birden gülüştüler. Ceyda akşam üzeri kimseye fark ettirmeden aramıştı Emre’yi. Seda kardeşlerine sabah annesiyle yaptığı konuşmayı ağlayarak nakletmişti. Ceyda onun üzüntüsünü görünce hemen harekete geçmek gerektiğine karar vermiş, bir ara oturma odasında yalnız kalınca hemen aramıştı Emre’yi. Kendisiyle görüşmek istediğini bildirmiş, sabah okula gelince de birkaç gün önce durumu anlatıp kendisine yardımcı olmalarını istediği arkadaşlarını bulmuştu. Bu kafeteryada sözleşmişti Emre ile. Böylece arkadaşları da Emre’yi görüp tanıma imkânını bulacaklardı. Gençler kendi aralarında şakalaşırlarken kapıdan girdi Emre. Ceyda hemen ayağa kalktı heyecanla: - Tamam çocuklar, beyimiz teşrif ettiler. Ben gidiyorum şimdi, siz çaktırmadan inceleyin. Sonra onların cevabını beklemeden delikanlıya doğru yürüdü: - Hoşgeldin Emre, nasılsın? Emre her zamanki yüzünde gülümsemesi ile baştan aşağıya süzdü genç kızı: - Merhaba Ceyda, ne kadar güzelsin bugün, okul forması sana çok yakışıyormuş. Genç kız dudak büktü ve umursamaz bir tavırla: - Ben nefret ederim bu kıyafetten ama mecburuz işte. Şöyle oturalım mı? Birlikte genç kızın işaret ettiği masaya oturdular. Emre hemen bir şeyler sipariş etti, sonra ellerini birbirine kenetleyerek öne doğru eğildi: - Anlat bakalım, neymiş benimle konuşmak istediğin mesele? Ceyda omuzlarını kaldırdı: - Bana samimiyetle cevap ver! Seda ablamı çok severim ben, o temiz, iyi yürekli, saf bir kızdır. Onun üzülmesini asla istemem. Bunu sakın bir dayatma olarak algılama. Ne düşünüyorsun onun hakkında? Emre gülümsüyordu: - Bayılıyorum senin bu ailene olan bağlılığına Ceyda. Seda ablan gerçekten iyi bir kız. Onunla çok sık görüşemiyoruz ama ben iyi niyetlerle yaklaşıyorum ona. Sahi, o neden gelmedi? Ceyda yeşil gözlerini kıstı. Zekice bakıyordu delikanlıya. Emre’nin ses tonunda bir samimiyetsizlik vardı... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT