BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her devlet milliyetçilik temeline kurulur

Her devlet milliyetçilik temeline kurulur

Milliyetçilik bir ideoloji, yani kişilerin îcâd ettiği bir nazariye, (öğreti) değildir. Milliyetçilik, kişilere dayanmadığı gibi sadece soya, dile, dine, ekonomiye de dayanmaz.



Milliyetçilik bir ideoloji, yani kişilerin îcâd ettiği bir nazariye, (öğreti) değildir. Milliyetçilik, kişilere dayanmadığı gibi sadece soya, dile, dine, ekonomiye de dayanmaz. Ama bunların hepsiyle beraber milletçe kurulmuş devlet, yaşanmış olan vatan (yurt) ve tarih de milletin kuruluş unsurlarıdır. Bu saydıklarım bir ülkedeki milliyetçiliğin inanç ve hedeflerini tayin eder. Milliyetçilik, Allah, inanç ve insan sevgisi, milletçe yaşama azmi ve iradesi, yükselerek başka milletler arasında üstün yer almak, merhamet ve hoşgörü ile insanlığı kurtarmak gibi manevi olan esaslara dayanır: Baş hedefi köle ve mutsuz insanlar barındırmayan kansız, savaşsız, zulümsüz bir dünyada, barış ve refah içinde ahlâklı, dürüst ve hür insanlarla birlikte yaşamak, bunun sağlanmasına çalışmaktır. Bir anlamda milliyetçilik, terbiyeye, eğitime, kültüre, vicdanlara dayalı olarak (gücünü maneviyattan alan) milletin manevi savunmasıdır. İç ve dış menfaatları, muratları, arzuları korumak için maddi güçlere, millî savunmaya, orduya, güvenlik güçlerine, iç ve dış teşkilatlara nasıl ihtiyaç varsa, milliyetçilik de mânevi korunmaların tümü için öylece bir ihtiyaçtır. Bu hâli sağ kalıp iyi yaşayabilmek için insan vücut ve ruh mekanizmasının çalışma hikmetine ve âhengine benzetebiliriz. Çünkü millet de insan gibidir. Maddi direniş ve atılımlarla, manevi-vicdanî ruh milliyetçiliğin bileşimidir. Bu anlamda milliyetçilik, yaşamak isteyen her devlet ve milletin esas varlığı, özü, varolma sebebi ve oluş imkânıdır. Rejimi, yönetimi birbirine benzesin veya farklı olsun; sağ ve sol; kralcı veya demokrat, diktacı, yarı sömürge... Ne kadar devlet ve millet tanıyorsanız hepsi milliyetçidir fakat güçlü devlet olmadıkça bu milliyetçilik uygulanamaz. Çin, Amerika, Filistin, İsrail, İran, İngiltere, Rusya, Almanya, Fransa, Japonya hepsi (rejim ve ideolojileri îcâbı inkâr dahi etseler) hepsi milliyetçidir. Bu milliyetçiliğin içinde devletlerin amaçları milletlerin kendilerine özgü arzu, amaç ve niyetleri gizlidir. Milliyetçilik, milletlerin tarih içindeki maceralarını taşıyarak, inanç ve emellerine istinat ederek yaşanan zamana, çağa uyar, yani ister istemez, geri kalmamak, emsallerini aşmak için çağdaş olur; çünkü millet çağın gerisinde kalamaz, yaşayamaz. Onu çağdaş rekabetler için güçlendirecek iki şey: Manevi ve maddi zenginliklerini geliştirip nesillerini ona göre yetiştirmektir: Mânevi Unsur, yüce Yaradan’a imân ve o imanın icaplarına canı başıyla riayettir. Maddi unsur çağdaş devletin yaşaması için lâzım olan kültür ağırlıklı eğitim ve onun sağlayacağı iktisadî üstünlüktür. Eğitim ise milletten alınan emir ve ilhamla geçmişi değerlendirme, yaşanan zamanı ve geleceği yüceltmek için (yukarda vasıflarını anlattığımız) Milliyetçiliği yeni nesillere öğretmektir. Bu öğretimden milletleri yükselerek devam ettiren hüner, sanat ve teknikler doğar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT