BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ekran ‘sır’a büründü

Ekran ‘sır’a büründü

Son yıllarda yerli dizi ve yarışma programlarıyla izleyici çekmeye çalışan TV kanalları, şimdi de halktan gelen yoğun talep doğrultusunda “gizli dünyalara” yolculuk yapan programlarla karşımızda. Uzmanlar ise bu durumu, “Kaybolan değerlere karşı toplumun bir refleksi” olarak yorumluyor.



KONYA- Televizyon kanallarında son günlerde sıkça gösterilmeye başlanan ‘’iyilik yap, iyilik gör’’ içerikli ‘’6. His, Sır Kapısı, Gizli Dünyalar ve Sırlara Yolculuk’’ gibi programlar büyük ilgi görüyor. Erciyes Üniversitesi (EÜ) İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan Yerlikaya, son 10 yılda sayıları hızla artan özel televizyon kanallarının halktan gelen talebe göre yayın akışı belirlediğini söyledi. Yerli dizilerin tutmasının ardından televizyon kanallarının tamamının bunlara yöneldiğini ifade eden Yerlikaya, ağalık filmleri, popstar yarışmaları gibi birçok konuda televizyonların temelde ortak hareket ettiğini bildirdi. Halk öyle istiyor Bir kanalda çok tutan programın benzerlerinin, diğer kanallarda da benzer formatta yayınlanmaya başladığını ifade eden Yerlikaya, son günlerde de televizyonlarda benzer durumla karşılaşıldığını söyledi. Yerlikaya, ‘’iyilik yap, iyilik gör’’ olgusunu vurgu yapan, ‘ibretlik hikayelere’ yer verilen programlara, televizyon ekranlarında sıkça yer verildiğini dile getirerek, şunları kaydetti: ‘’Önce özel bir televizyon kanalında yayınlanmaya başlayan bu program, çok yüksek izlenme oranlarını yakalayınca diğer kanallar da benzerleri gösterilir oldu. Şu anda, çeşitli özel kanallarda 6. His, Sır Kapısı, Gizli Dünyalar, Sırlara Yolculuk ve Kalp Gözü gibi programlar, büyük ilgi görüyor. Genellikle televizyonun en fazla izlendiği haber kuşağından önce ve hemen sonraki saatlerde gösterilen bu kısa diziler, giderek daha fazla izleyici topluyor.’’ Tüm yaş grubundaki kişiler tarafından ilgiyle izlenen bu programların bu denli talep görmesinin iç ve dış etkenlere bağlanabileceğini kaydeden Yerlikaya, dış etkenlerden en önemlisinin çok sayıda masum kişinin ölmesiyle sonuçlanan terör olayları olduğunu bildirdi. İlaç gibi programlar İç etkenlerin başında ise yitirilen değerlerin geldiğini ifade eden Yerlikaya, şöyle devam etti: ‘’Programların çok tutması, kaybolan değerlere karşı toplumun bir refleksidir. Toplumun, çevresinde gelişen olaylara duyarsız kalınmasına bir tepkisidir. Bu programların her bölümünde, farklı olayların anlatıldığı 3 ya da 4 ibretlik kısa yaşam öyküleri gösteriliyor. Dizilerde iyilik yapan kişilerin her zaman iyilik gördüğü anlatılıyor. Kötü kalpli kişilerin bunun cezasını mutlaka aldığı üzerinde duruluyor. Yani, hukuktan çok ilahi adalet vurgulanıyor. Eski değerlerini kaybeden toplum, adeta kendini tedavi ediyor.’’ Yerlikaya, ‘’Bu tür dizilerle izleyiciler, milli ve manevi değerlere yönlendiriliyor. Türkiye’de ekonomik krizler, işsizlik gibi birçok problemin açtığı sosyal yaralar, bir şekilde kapatılmaya çalışılıyor’’ dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT