BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Süleyman Hâkim At⠓kuddise sirruh” -1-

Süleyman Hâkim At⠓kuddise sirruh” -1-

Nefis bize düşmandır



Bu zat buyuruyor ki; (Düşmandır bize nefis, Onun her arzusuna, boyun eğmemeliyiz. Bu nefs-i emmareyi, terbiye etmek için, İslâma tam uyması, lâzım gelir kişinin. Bu dînin emrettiği, ufak bir işi yapmak, Yâhut yasak ettiği bir günahtan sakınmak, Kendi arzusu ile, yıllarca işlediği, Nafile ibadetten, hayırlıdır ve iyi. Yâni İslâma uymak, nefsi çok tahrip eder, Ancak böyle yapanlar, bu yolda yükselirler. Nasihatlerin özü, şudur ki ilk evvelâ, Birlikte bulunmaktır, Allah adamlarıyla. Çünki bu büyüklerin, bildirdikleri gibi, İman edilmedikçe, her şey boştur tabii. Dînin bekçisi olan, bu büyük âlimlerin, Yolunda yürüyenler, azaptan olur emîn. Bu yoldan zerre kadar, ayrılık olsa çok az, Âhirette azaptan kurtuluş mümkün olmaz. Aklı olan bir kimse, fırsat bilir bu ânı, Oraya hazırlıkla, geçirir her zamanı. Bu kısacık zamanda, faydalı tohum eker, Bir taneden, sayısız meyveler elde eder.) Yine bir sohbetinde, buyuruyor ki bu zât, (Günahlardan çok sakın, nefsine verme fırsat. Her halinde tâbi ol, tam uy İslâmiyete, Ehli sünnete sarıl, kapılma bir bid’ate. Sıkıntıda Allah’tan ümidini kesme hiç, Her bir darlıktan sonra, vardır rahat ve sevinç. Sıkıntılı anda da, ferahlık halinde de Herhangi değişiklik, olmasın ahvalinde. Yâni varlık ve yokluk, olsa da sende bilfarz, Bu, hiç değiştirmesin, hâlini hem de biraz. Hattâ yokluk olunca, artsın neş’e, sevincin, Varlıkta da bilâkis, sıkılsın biraz için.) Âlimlerden birine, soruldu bir gün bu iş, Denildi; (Nasıl olur, hâl sahibi bir derviş?) Buyurdu; (Neş’elidir, fakirlik anlarında, Ve lâkin mustariptir, varlıklı zamanında. Sıkıntıda ararlar, onlar faideleri, Hâdiseler değişse, değişmez hiç halleri. Kendi kusurlarını, düşünür ve ağlarlar, Gayrinin kusurunu, görmez ama zinhar. Sırf kendi kusurunu, görür onlar büsbütün, Herkesi kendisinden, görürler daha üstün.) Dediler; (Hak teâlâ, bir kuldan râzı mıdır? Bunu anlamak için, bir alâmet var mıdır?) Buyurdu ki; (Zevk alır, o kişi ibâdetten, Nefret edip kaçınır, günah ve ma’siyyetten.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT