BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çalkalanan Ortadoğu

Çalkalanan Ortadoğu

Uzmanlar, 21. yüzyılın en büyük probleminin susuzluk olacağını belirtirken, özellikle Ortadoğu’da su yüzünden savaş çıkabileceği endişesi var.



Yıllarca birbirine düşmanlık eden Irak ve Suriye, Fırat ve Dicle sularından daha büyük pay alma konusunda Türkiye’ye karşı birleştiler. Özellikle elektrik sıkıntısı çeken Suriye alabildiğine hırçın. Ortadoğu’ya barış gelmemesinden menfaati olanların arzusu da bu zaten. Türkiye, 1987 yılında Suriye ile yaptığı anlaşmayla, saniyede 500 metreküpten fazla su bırakmayı taahhüt etti. Fakat, 1990’ın Ocak ayında Fırat’ın akışı kesildi. Kesilmenin resmî sebebi, yeni Atatürk Barajı’nı doldurmak şeklinde açıklandı. Bu arada Suriye, PKK’ya yardımı sürdürmesi halinde neler olabileceğini az çok kestirmiş gibiydi. Suriye, Türkiye’yi resmen kınadı ve konuyu Arap Birliği’ne götürdü. Ardından, Suriye ve Irak, eski düşmanlıklarını unutup, 16 Nisan 1990’da, Fırat suyunun paylaşımı için aralarında anlaşma imzaladılar ve Türkiye’ye karşı güçbirliğine gittiler. Basın ve yayın organları aracılığıyla Türkiye’ye suçlamalar yöneltirken, bir yandan da silâhlı misilleme planları yapmaya koyuldular. Bunun üzerine, kesintinin bir ay sürmesi planlanmışken, krizi daha fazla tırmandırmamak için, ırmak üç hafta sonra doğal akışına bırakıldı. ELEKTRİK SIKINTISI Keban, ardından Karakaya ve Atatürk barajları, en son olarak Bilecik Barajı, Suriye ve Irak’ı oldukça endişelendirmişti. Irak, toprakları üzerinde, Dicle ve Fırat arasında kanallar açmış, iki nehri birbirine bağlamıştı. Suriye’nin ise gerçekte fazla suya ihtiyacı yoktu. Çünkü, gelen suyun sadece yüzde 10’u tarım amaçlı olarak kullanılıyor, kalanı Irak’a bırakılıyordu. O halde, Suriye neden daha fazla su istiyordu?.. Ruslar, Suriye’ye, Fırat nehri üzerinde bir baraj yapmışlardı. Ülkenin bütün elektriği Tabga adlı bu barajdan sağlanıyor. Ancak, ortada büyük bir teknoloji hatası var. Ruslar, Sibirya’nın yalçın vadilerine ve hızlı akan sularına göre geliştirilen yüksek duvarlı baraj teknolojisinin aynısını burada uygulamışlar. O yüzden, Tabga Barajı, ancak ağzına kadar doluyken elektrik üretebiliyor. Baraj gölünün su seviyesi biraz aşağıya inince, türbinlere yeteri güçlülükte su düşmüyor, bunun sonucu olarak da elektrik üretimi duruyor. Dünya standartlarında beş metreküp sudan bir kilovat elektrik üretilebilirken, Suriye’de bu miktar sekiz metreküp. İşte, güney komşumuzun daha fazla su istemesinin sebebi...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT