BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yabancı bir uzmanın Türkiye’ye önerileri

Yabancı bir uzmanın Türkiye’ye önerileri

İstanbul bu hafta önemli finansal toplantılara ev sahipliği yaptı.



İstanbul bu hafta önemli finansal toplantılara ev sahipliği yaptı. Bilgi Üniversitesi’nin Global Finans Association’un ortaklaşa düzenlediği konferansa ilaveten İstanbul’un finans merkezi olması yönünden fevkalade ciddi girişimlerde bulunan Finans kulüp ile HABA İNTERNATİONAL’ın işbirliği sonucu dünyaca ünlü Orta Doğu uzmanı Prof. Dr. Rodney Wilson İstanbul’da konferans verdi. Bilimsel çalışmalarında Orta Doğu ülkelerindeki ekonomik siyasal ve finansal gelişmeleri ele alan bu yönde 10 kitap yazan geleceğe yönelik isabetli tahminlerde bulunan Prof. Wilson’ın önerileri özellikle dış kaynaklardan yararlanmak isteyen finansal kuruluşlarımız müteahhitlik hizmetleri veren şirketlerimiz açısından büyük önem taşımıştır. Prof. Dr. Rodney Wilson’a göre Türkiye artık geçmişte yaptığı hatalara üzülmek yerine, onlardan ders almalı, 21’inci yüzyıla farklı senaryolara göre hazırlanmalıdır. 18 Nisan sonrası kurulacak hükemet ise bu amaçla yapılmış çalışmaları rafa kaldırmak yerine onları dikkatle incelemeli ve değerlendirme yoluna gitmelidir. Konuk uzmana göre Türkiye öncelikle en büyük ortaklarından biri olduğu İslam Kalkınma Bankası(IKB) fonlarından daha fazla yararlanma yollarını aramalıdır. Petrol zenginlerinin Batı ülkelerinde tuttuğu sermayenin en azından bir bölümünü borsalarda yatırdığı paranın azımsanmayacak bir kısmını da Türkiye’ye çekmek mümkündür. Prof. Dr. Wilson haklıdır. Parlamentoya girecekler arasında konuyu ayrıntılarıyla bilen, uzun yıllar IKB’de başarılı görevler üstlenen Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, Doç. Dr. Abdulah Gül gibi uzmanların bulunması ülkemiz yönünde büyük bir şans sayılmalıdır. İç ve dış krizlere rağmen dinamik bir şekilde işleyen “İstanbul Borsası” Batı ülkeleri kadar Doğu içinde büyük bir cazibe merkezi olabilir. Bunun yanısıra kamu bankalarının da dış gelişmeleri hassasiyetle takip eden yetişmiş yönetim kadrosuna sahip olması ve özel sektör kuruluşlarına ayak uydurması halinde, Türkiye kısa sürede büyük mesafeler alacaktır. Ancak bankalarımızın dış piyasalardaki tanıtımına yeterince önem verilmemesi belli başlı dezajantajlarımızdan biri olarak görülmektedir. Prof. Wilson’a göre petrol fiyatlarının yükselişe geçmesiyle beraber bölge ülkeleri yatırımlara yeniden başlayacaklar ve 20 yılı aşkın bir süredir hizmet veren alt yapılarını tamir ettirmek, bakıma almak içinde ayrıca kaynak ayırmak zorunda kalacaklardır. Burada tanıtım büyük önem taşımaktadır. Yeni gelişmeler, ışığı altında Türk bankalarının gerek teminat verme, gerekse kredi açma yönünde güçlenmeleri için rating derecelerini yükseltmeleri ise en kritik noktalardan biri teşkil edecektir. 30’u aşkın ticari banka yerine sermaye varlıkları yönünden güçlü kuruluşların ortaya çıkartılması yönünde atılaak somut adımlar güveni artıracak, verimliliği yükseltecek, maliyetleri düşürecek ve işlem hacminin Türkiye’ye kaymasına vesile olacaktır. Bu girişimlerin yanısıra Türk bankalarının kendilerini başka yönlerden de hazırlaması gerekmektedir. Örneğin doların ötesinde EURO’ya da önem vermeye başlayan Arap Bankalarının Batı ülkelerine hatta Türkiye’ye göre yavaş işleyen bir mekanizmaya sahip olduklarını, büyük çaplı işlerde yabancı danışmanların fikirlerini almadan harekete geçmediklerini bilmekte yarar vardır. Yeni hükümetin özelleştirme programları çerçevesinde yapacağı açık artırmalara Batılı müesseselerle beraber Arap kuruluşlarını da davet etmesinin fevkalade yararlı olacağını vurgulayan Prof. R. Wilson ayrıca Türkiye’nin İsrail’le iş birliği yapma nedenlerinin siyasi olmaktan çok ekonomik ve ticari kaygılara dayandığını belirtmesinin de faydalı olacağını, bölgeye yönelik ihracatı artmanın Türkiye açısından büyük önem arz ettiğini vurgulamıştır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT