BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Miloşeviç’in kini ve Sırp zulmü

Miloşeviç’in kini ve Sırp zulmü

Slobodan Miloşeviç 1987 yılında Sırbistan Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin en genç üyesi idi.



Slobodan Miloşeviç 1987 yılında Sırbistan Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin en genç üyesi idi. Bankacı olan bu kişi karısının fikirleri altında “Kosova Sırplar’ındır” ve “Büyük Sırbistan” sloganı ile Sırbistan’ın lideri oldu. 1389 Kosova Savaşının 600. yıldönümünde 1 milyona yakın Sırp’ı Kosova meydanına topladı ve Müslümanlardan intikam alınması için çağrı yaptı. Miloşeviç’in Yugoslavya’yı Sırbistan yapma çalışmaları ile Yugoslavya Federasyonu dağıldı. Slovenya, Hırvatistan, Makedonya bağımsız oldular. Miloşeviç’in 1989’da Kosova’nın başkenti Priştine’de meclisi tanklarla çevirerek 1974’te tanınan (Tito’nun verdiği) özerkliği kaldırdı. Kosova’yı Sırbistan’a bağlı bir vilayet yaptı. Arnavutlar’a ait üniversite, gazete, televizyon, radyo ve de önem arzeden yerleri kapattı. Arnavut memur ve işçileri işlerinden çıkardı. 1989-1998 yılları arasında çok zulüm yaptı. Kosovalı Müslümanlara ambargo uyguladı. Kosovalılar çok çile çektiler ama Kosova’yı terk etmediler. Pasif direniş ve Kosova Kurtuluş Ordusu’nun geç kurulması Sırplar’a yaradı. Yugoslavya’yı teşkil eden ve Sırp olmayan diğer milletler gibi Arnavutlar’ın da bağımsız olmaları onların anayasal hakkıdır. Bazı Türk yetkililerin Yugoslavya’nın toprak bütünlüğü sözleri Sırplar’a destek olur. 1998 Mart’ından sonra katliamlar başladı. Binlerce köy yakıldı. Yüzbinlerce (400 bin Müslüman) dağlara ve ormanlara kaçtı. 24 Mart NATO saldırısından sonra ise bunu fırsat bilerek onbinlerce Müslüman’ı katletti. Bu sebeple evini ve yurtlarını terk edenlerin sayısı 1.5 milyona yakındır. Bu katliama ilk ışık Arnavutluk Başbakanı Yunan asıllı Fatos tarafından yakıldı. Berişa, Arnavutluk Meclisinde karar aldırmıştı. Şayet Sırplar Kosova’da katliam yaparsa Arnavut ordusu müdahale edecekti. Fatos, bu kararı kaldırdı. Kosova’nın bağımsızlığını reddetti. Kosova Sırbistan’ın bir parçasıdır dedi ve katliama göz yumdu. NATO’nun kara harekâtına hazırlık yapmadan başlaması ise Sırplar’ı tahrik etti. Nisan 1992’de Bosna’da Sırplar katliama başlamadan önce ABD ile AB arasında gizli bir protokolden bahsedilmektedir. Tek maddelik bu protokole göre “Avrupa’da hiçbir ülkede Müslümanların sayısı %10’u aşamaz.” Bosna’da ve Kosova’da katliam, Arnavutluk’u “Başkan krizi” ile karıştırma bu planın mozayik parçalarıdır. Bosna’da da Sırplar 350 bin kişiyi katlettiler ve 50 bin kadına tecavüz ettiler. 2 milyon insan Bosna Hersek içinde ve dışında yer değiştirdi. (Yurtlarından ayrıldılar.) Berişa, iktidarda olsaydı ve Türkiye’nin Kosova’ya bugünkü ilgisi 24 Mart 1999 öncesi olsaydı bu katliamlar olmazdı. Balkanlar’daki periyodik Müslüman katliamı (1878-1913-1945-1992 ve 1999) tarihlerinde yapılmıştır. Bu fitne tohumları 1878 Berlin Antlaşmasında atıldı. 1913’te ise 70 bin kilometrekarelik Arnavutluk toprağı 28 bin kilometrekaresi Arnavutluk’ta bırakılıp geriye kalan 42 bin kilometrekaresi Sırbistan, Makedonya, Yunanistan, Kosova, Karadağ arasında taksim edildi. Kosova’daki katliam, Arnavutlar yeniden birleşir korkusu ile yapılmakta olup, katliama Hıristiyan Batı göz yummaktadır. NATO’nun saldırıları ile Yugoslavya ağır darbeler almıştır. Yugoslavya’nın bu tahribatı onarması 50 yıl alır ama Kosovalı Müslümanlar erimiş ve yok edilmiştir. Adeta NATO ile Sırplar soykırımda işbirliği yapmıştır. Hava saldırıları birkaç ay sonra da yapılabilirdi? Kara harekatı için hazırlık yapılmaması NATO, ABD, Pentagon ve AB için affedilmez hatadır. ABD “Sıfır zayiat savaşı” doktrinini Kosova üzerinde denemiş bu sebeple Kosovalılar adeta erimiştir. NATO Kosova’da suçlu ve aynı zamanda başarısızdır. Şayet Miloşeviç’i pes ettiremezse, NATO dağılır. ABD ve AB güvenirliğini ve prestijini kaybeder. 3. Balkan Savaşı ve 3. Dünya Savaşı Kosova’nın kurtuluşu ile önlenir. Körfez savaşında planlar bir dantel gibi hazırlanmıştı ama Yugoslavya’ya hava saldırısında kara harekâtı ihmal edildiği için NATO başarısızdır. Kaldı ki, savaşın ilk temel prensibi son adımı hesaplamadan, ilk adım atılmaz. Rusya ekonomik bir krizin içindedir. Kosova’daki bir savaşa katılamaz. Eğer katılırsa bu işin hezimeti ile Rusya Federasyonu dağılır. Balkanlar; dinler, mezhepler, diller, milletler, etnik gruplar ve kültürler mozayiğidir. Balkanlar; Osmanlının adaleti, hoşgörü, tanıdığı hak ve hürriyetler ile asırlarca “huzur adası” oldu. Osmanlı zayıflayınca huzur bozuldu. Osmanlı gitti, huzur bitti. Kosovalı Arnavutların lideri İbrahim Rugova “Milletimizin varlığı ya da yok olması söz konusu, bizi bu soykırımdan ancak uluslararası topluluk kurtarabilir” görüşü ile pasif direniş yaptı. Kosova Kurtuluş Ordusuna karşı çıktı ama bu politikası soykırımı önleyemedi. Bağımsızlık ucuz değildir ve bağımsızlık verilmez, alınır. Ocak 1999’da Le Monde gazetesi Batı’nın müdahalesi için katliam gerekli, yazmış idi. Dayton Anlaşmasına göre Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar bir arada kalmaya mecbur edildiler. Ama bu topluluklar birbirlerinden nefret ediyorlar. NATO gücüyle bir arada kalmak zorunda kalıyorlar. Bundan sonra Arnavutlar ile Sırplar’ın bir arada yaşaması çok zordur. Kosova’nın bölünmesi ise felaket olur. %4’lük Sırplar için, %40’lık arazi isteniyor. Avrupa’nın ortasında yeni bir Bosna dramı yaşanmaktadır. Türkiye Balkanlar’daki Türk ve Müslümanların hamisi olmalıdır. Bu onların isteğidir. Zulüm payidar olmaz. Her zalim gibi Miloşeviç ve onun peşinde giden Sırplar da hüsrana uğrayacaklardır. Her gecenin bir sabahı vardır. İnşaallah nihai zafer Kosovalılar’ın olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT