BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TEK MİLLET TEK DEVLET TEK BAYRAK

TEK MİLLET TEK DEVLET TEK BAYRAK

Dün Diyarbakır’da halka seslenen Başbakan Erdoğan, birçok konuda önemli mesajlar verdi. Erdoğan, zaman zaman alkış ve sloganlarla kesilen konuşmasında; ülkenin kaderini paylaşan bütün vatandaşların sağduyusuna ve aklıselimine inandıklarını belirtti. Erdoğan, milletin sorunlarını bahane ederek terör ve şiddet ortamı oluşturmaya çalışanların karşısına da, topyekûn sarsılmaz bir iradeyle çıktıklarını söyledi.



> Nuri Elibol Sibel Tokgöz >Devlet yardıma hazır Her ülkenin geçmişte hatalar yaptığını belirterek “Bu hataları yok saymak büyük devletlere yakışmaz” diyen Erdoğan, bölgedeki problemlerle ilgili olarak da “Sorunlar hepimizindir. Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun, Laz olsun bütün vatandaşlarımızın ortak sorunudur” diye konuştu. Ailelere seslenen Başbakan “Evlatlarınızı terör belasından kurtarmak için devletin yardıma hazır olduğunu biliniz” dedi. DİYARBAKIR- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hiçbir sorunu yok saymadıklarını ve her sorunu gerçek kabul ettiklerini belirterek, “Bunlarla yüzleşmeye hazırız. ‘Kürt sorunu ne olacak?’ diye soruyorsanız, o sorun herkesten önce benim sorunum” dedi. Başbakan Erdoğan, Diyarbakır’da Toplu Konut Anahtar Teslim töreninde yaptığı konuşmaya, ülkenin dört bir yanında eğitim, sağlık, adalet, güvenlik, ulaşım, toplu konut, tarım, hayvancılık alanında atılan adımlarla birlikte her geçen gün refah seviyesi yükselen bir Türkiye’yi yakalamak üzere olunduğunu vurgulayarak başladı. Her ülkede geçmişte hatalar yapıldığını belirten Erdoğan şöyle konuştu: “Her ülke geçmişinde zor günler yaşamıştır. Türkiye gibi büyük bir devlet ve güçlü ülkede pekçik zorluğun harmanından geçerek bugünlere geldik. Bu sebeple geçmişte yapılan hataları yok saymak büyük devletlere asla yakışmaz. Büyük devlet, güçlü millet kendisi ile yüzleşerek, hatalarını ve günahlarını masaya yatırarak geleceğe yürüme güvenine sahip millet ve devlettir. İktidarımız bu bilinçle ülkede hizmete soyunmuştur. Ben milletimin ve devletimin öz güvenine, tarih bilincine ve coğrafya şuuruna inanan bir kadronun Başbakanı olarak huzurunuzdayım. Şuna inanıyorum geçmişle yüzleşerek geleceğe yürürken geçmişin davaları ile geleceği ipotek altına almamak mümkündür. Çünkü gelecek aydınlık yarınlarla doludur.” Demokrasiyle çözeceğiz Okuduğu bir şiir için cezaevinde yattığını hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: “O günlerde milletime şu mesajı göndermiştim, ‘Asla ve asla devletime kızgın ve küskün değilim. Bu devlet, bu bayrak, bu vatan hepimizindir. Bir gün gelir bu hatalar düzelir’ demiştim. Bu sebeple bayrağımızın dalgalandığı her yerde herkesin birinci sınıf vatandaş olması, ülkemizde özgürlüklerin tam hakim olması, hukuk devletinin bu coğrafyada misafir değil, mülk sahibi olması ve çocuklarımızın geleceğe umutla bakması benim ve arkadaşlarımın aşkı, sevdası ve rüyasıdır.” Erdoğan, şunları söyledi: “İlla her soruna bir ad koymak da gerekmez. Çünkü sorunlar hepimizindir. Ama illa ‘ad koyalım’ diyorsanız Kürt sorunu bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorudur. Benim de sorunumdur. Sorunların parça parça adresi olmaz. Bütün sorunlar Türk olsun, Kürt olsun, Çerkez olsun, Abaza olsun, Laz olsun bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının ortak sorunudur. Çünkü güneş herkesi ısıtır, çünkü yağmur herkes için rahmettir. Çünkü herkes aynı toprağın insanıdır, insanıyız, millet olmak işte budur. Bu sebeple ‘Kürt sorunu ne olacak?’ diyenlere diyorum ki o sorun herkesten önce benim sorunumdur. Bu ülkeyi kuranların bize miras bıraktığı temel prensipler dahilinde, her sorunu daha çok demokrasi, vatandaşlık hukuku ve refahla çözeriz ve çözeceğiz de. Tek devlet, tek millet ve tek bayrak prensibi içinde Kürt sorunu da, başka sorunlar da gözbebeğimiz Cumhuriyet’in demokratik ortamında çözülecektir.” Ülkenin her sorununu gerçek kabul ettiklerini ve bunlarla yüzleşmeye hazır olduklarını belirten Başbakan, milletin her bir ferdinin herşeyin en iyisine layık olduğunu ifade etti. Erdoğan, milletin sorunlarını bahane ederek, terör ve şiddet ortamı oluşturmaya çalışanların karşısına da devlet ve millet olarak topyekün sarsılmaz bir iradeyle çıktıklarını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Devletimize, bayrağımıza ve cumhuriyetimize topyekün sahip çıkıyoruz. Terörün ve şiddetin bu ülkenin en büyük düşmanı olduğunu ve buna asla göz yumulmayacağını bir kere daha söylüyorum. Masum vatandaşlarımızı katleden, kahraman güvenlik güçlerimizi şehit eden, bu milletin geleceğine suikast düzenleyen teröristler, bu ülkenin masum evlatlarını da kendi emellerine alet ediyorlar.” Ailelere de seslenen Erdoğan, evlatlarını terör belasından kurtarmak için devletin her türlü yardıma açık olduğunu belirterek, “Şundan hiç endişeniz olmasın, söyleyecek sözü olan herkesi dinlemeye hazırız, hakkaniyet sahibi herkese kulak vermeye hazırız. Yeter ki gelecek umutlarımıza gölge düşüren şiddeti ve kavgayı bertaraf edelim” diye konuştu. Terör hepimizin meselesi Geçmişte bölgeye yatırım yapılmadığını vurgulayan Erdoğan, terörle mücadelede başarılı olmak için bu adımları attıklarını kaydetti. Erdoğan, muhalefete de yüklenerek şöyle konuştu: “Sayın Baykal ne derece katkı sağlayacaksa onu yapsın, engel olmak için elinden geleni yapmasın. Terör sadece benim meselem değil ki, hepimizin meselesi olması lazım. Baykal’ın da, Ağar’ın da, Bahçeli’nin de olması lazım. Bunların öyle bir derdi yok. ‘Sayın Erdoğan batar mı, batarsa bize ne gelir...’ Kan ve gözyaşı üzerine oy düşüncesi olur mu, ayıptır yahu...” Gündemlerinde yeni affın olmadığını da ifade eden Erdoğan, “Topluma kazandırmada istediğimiz neticeyi alamadık, çağrımız cevapsız kaldı, aileler çocuklarını ikna edemedi” dedi. Köye dönüş için toplu konut ve parasal destek verdiklerini kaydeden Başbakan, terör örgütünün buna da engel olmak istediğini söyledi. Ayırım yapmıyoruz Hiçbir belediye başkanı arasında ayırım yapmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: “İzmir’de şu anda Universiad oyunları yapılıyor. İzmir Belediye Başkanı CHP’li. Biz CHP’li bir belediye başkanı olup olmadığına bakmayıp, Universiad’la ilgili tüm yatırımları hükümet olarak gerçekleştirdik. Bazı köşe yazarları burada yapılan 10 bin kişilik salonu kendi yandaşlarımıza verdiğimizi yazdılar. Ve yetişmeyeceğini söylediler. Ahmet Piriştina döneminde bu salonla ilgili yapılan ihaleyi hangi firma aldıysa, bizim yaptığımız ihalede de aynı firma aldı ve yetiştirilmeyecek denilen 10 bin kişilik Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nu zamanından önce yetiştirerek, üniversite oyunlarının hizmetine sundu.” Diyarbakır’ın Ankara’dan farkı yok AK Parti İktidarı’nın, herşeyden önce ayrımcılığı gerek bölgesel gerekse etnik unsur olarak ortadan kaldıran bir iktidar olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Türkiye ne kadar Ankara ise İstanbul ise ne kadar Konya, Samsun, Erzurum ise o kadar da Diyarbakır’dır. Bunu böyle biliniz. Bu ülkenin her yerinin kokusu, rengi, sesi, musikisi, farklı bir lezzete sahiptir, bunu böyle bilmenizi istiyorum” dedi. Kendilerinin 3 kırmızı çizgisi olduğunu belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Bir, ‘etnik milliyetçilik’ dedik. ‘Ülkemizde birçok etnik unsur var, bunlar arasında ayrım yapamayız’ dedik. Bunların hepsi birer alt kimliktir. Bizi birbirimize bağlayan bir bağ vardır. Bu bağ, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı bağıdır. İkincisi, ‘bölgesel milliyetçilik’tir. Biz, insanlar arasında ayrım yapmamayı medeniyetimizin gereği olarak kabul ediyoruz. Yaratılmışların en şereflisi insana endeksli olarak partimizi kurduk, yola öyle çıktık. Dolayısıyla bizim anlayışımızda, bizim düşüncemizde bölgesel milliyetçiliğe de yer yoktur. Üçüncüsü, ‘dinsel milliyetçiliğe’ de yer yok. Hangi din ve mezhepten olursa olsun, biz, hepsine eşit mesafede olan bir anlayışın temsilcileriyiz ve bunu da bu şekilde sürdürmekte kararlıyız.” Demokrasiden dönüş yok Erdoğan, ülkenin ortak kaderini paylaşan tüm vatandaşların sağduyusuna, aklıselimine inandıklarını ve en zor şartlar altında bile bu güveni yitirmediklerini ifade ederek, “Türkiye’nin geldiği noktadan geriye adım atılmayacağını, demokrasinin bütün vatandaşlarımız tarafından hissedilerek derinleşeceğini herkesin bilmesi gerekir. Demokratik sürecin geriye doğru işlemesine izin vermeyeceğiz” dedi. Geçtiğimiz çarşamba günü Ankara’da aydınlarla yaptığı toplantıya da değinen Erdoğan, toplantıyı hazmedemeyen bazı çevreler bulunduğuna dikkat çekerek “Düşünceye saygı duymayanlar, düşünce özgürlüğünden bahsedemezler. Din ve vicdan özgürlüğüne saygı duymayanlar, din ve vicdan özgürlüğünden bahsedemezler. Böyle düşünenler, güneş karşısındaki kar topu gibi erimeye mahkumdurlar. Biz bunlara aldırmadan yolumuza devam edeceğiz” diye konuştu. İstikrarı rakamlar gösteriyor Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine son 2 yılda çeşitli isimler altında 2 katrilyon 319 trilyon lira destekleme ödemesi yapıldığını kaydeden Erdoğan, asgari ücretteki artışa değinerek, bazı ürünlerde karşılaştırma yaptı. Göreve geldiklerinde asgari ücretle alınan ekmeğin 190 kilodan bugün 280 kiloya, 181 kilo makarnanın 318 kiloya, 151 litre sütün 259 litreye yükseldiğini kaydeden Erdoğan, “Ekonomide sağladığımız güven ve istikrar ortamının sonucu olarak bugün üretici de esnaf da tüketici de artık önünü görebilir hale gelmiştir. Bunu ben değil, rakamlar söylüyor” dedi. Hükümet olarak her şeyden önce eğitim ve sağlığa çok önem verdiklerini belirten Erdoğan, son 2 yılda sadece bölgede görev yapan uzman hekim sayısını 1346’dan 2378’e yükselttiklerini, sözleşmeli personel uygulamasıyla 2003’ten bu yana bölgeye 6660 yeni sağlık personeli atadıklarını kaydetti. Eğitim alanında da son 2 yıldır kitapları ücretsiz verdiklerini, bunun yanında ilk ve ortaöğretimde toplam 186 bin öğrenci kapasiteli 4650 yeni derslik kazandırdıklarını belirten Erdoğan, kapalı bulunan 1400 okulu yeniden eğitime açtıklarını dile getirdi. Erdoğan, bir vatandaşın “fabrika istiyoruz” diye bağırması üzerine ise, “Bak kardeşim, AK Parti iktidarı buralara fabrika yapmayacaktır. Teşvik Yasası diye çıkardığımız yasanın anlamı nedir? Diyarbakırlı iş adamlarımız batıya yaptığı yatırımın yanında gelsinler, biraz da buraya yatırım yapsınlar istiyoruz. İş adamlarımız buralarda yatırım yapsınlar diye çıkardık. Daha ne istiyorsunuz. Bedavacılığa alışmayın. Çalışacağız, omuz omuza vereceğiz, hep beraber kalkınacağız” dedi. > Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, toplu konutların anahtar teslim töreninde folklor ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün de katıldığı törende, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir hazır bulundu. Erdoğan kendine sevgi gösterisinde bulunan çocuklarla yakından ilgilendi. Başbakanın Diyarbakır gezisine oğlu Bilal Erdoğan da katıldı. Törenler sırasında güvenlik güçleri kuş uçurtmadı, Erdoğan’ın çevresinde adeta etten duvar örüldü.
Kapat
KAPAT